Anadolu Basını destek bekliyor
MÜSİAD tarafından Kocatepe Kültür Merkezi'nde dördüncüsü gerçekleştirilen İletişim Zirvesi'nde, Anadolu Basını'nın sorunları tartışıldı. Yerel medyanın en büyük sorununun ekonomik, teknik ve kalifiye eleman olduğu dile getirildi.
HABER ANALIZ: Mustafa BALKAN
Buluşma noktamız olan Selçuk Oteli'nden saat 07:00'de Ankara yollarına düşerken, git-gel 6 saat olan Konya-Ankara arasının, minibüsle 2 saate, otomobille 1 saat 15 dakikaya indiğini otomobili olan meslektaşlarımdan öğrendim.
On kişiye yakın gazeteci-yazar arkadaşlarımızla birlikte Ankara'ya vardığımızda, hafif hafif yağmur çiseliyordu. Kocatepe Camii bütün asaletiyle gözümüzün önünde belirince, saat tam 09:00'u gösteriyordu. Kocatepe Kültür Merkezi'ne tam saatinde yetişmenin heyecanıyla önce kayıtlarımızı yaptırdık ve Kocatepe Kültür Merkezi Konferans Salonu'nun koltuklarına otururken gözüme Devlet Bakanı Beşir Atalay, Tanıtım ve Medyadan sorumlu AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Akif Gülle, MÜSİAD Genel Başkanı Dr. Ömer Bolat ilk ilişen simalar oldu. Kültür Merkezi'nin girişinde duran İHA'nın canlı yayın aracı ile içerideki tv. kameraların çokluğu ise, hiç dikkatlerden kaçmadı.
MÜSİAD Basın Komisyonu tarafından düzenlenen İletişim Zirvesi, adından da anlaşılacağı üzere daha çok yerel ve bölgesel bazda yayın yapan radyo ve televizyonların problem ve meselelerini kapsıyordu. Yazılı basının azınlıkta kalması, İletişim Zirvesi'ne gölge düşürmedi belki ama; hakikaten, Türkiye'de çıkan 40'ı yaygın, 23'ü bölgesel, 489'i günlük, 849'u haftalık, 555'i 15 günlük ve 470'i aylık olmak üzere toplam 2 bin 426 basılı yayın organına karşılık 390 yerel televizyon ve bin 139 radyonun bulunması gerçeğini değiştirmiyor.
İletişim Zirvesi'nin açılış konuşmalarına, Ata'nın ölümü damgasını vursa da, bir konunun altının çizilmesi bence manidardı. O da; görüntülü medyanın Ata'ya 41 dakika ayırırken PKK kurşunları ve mayınlarına hedef olarak şehit olan güvenlik güçlerimizin ölüm haberlerine 1 dakikanın bile çok görülmesiydi. Bunu dillendiren AK Parti Milletvekili Akif Gülle ile Gazeteciler Federasyonu Başkan Vekili Yılmaz Karaca oldu. Sayın Karaca, bu sözlerinden dolayı salondan epey de alkış aldı. Medya etiği de tabiki bu arada gündeme gelmiş oldu. Yaygın basının halletmesi gereken en büyük sorunu bu. Basın-yayın ahlâkını yıllardan beri halledemeyen yaygın basının ileri gelenleri, bu meseleyi bugün çözecekleri kanaatini taşımıyorum. Görüntülü medyadan ise, hiç umudum bile yok! Bunu yapsa yapsa RTÜK halleder diye düşünüyorum. Ama, medyanın siyasetle içli dışlı olması, RTÜK'ün elini kolunu bağlayan amillerin başında geliyor. Sayın Devlet Bakan Beşir Atalay, bundan dolayı bu işlerin cezalarla ve yasaklarla halledilemeyeceğinin anlaşıldığı cümlesinden basının kendi içinde oto kontrol sistemini kurması ve harekete geçirmesi gerektiğini "en iyi yol" olarak gösterdi.
Bazı gazete, televizyon ve radyolarıyla birlikte yaygın madya, Ata Türk ve Kaynana Semra gibi tipleri, gençlerin önüne "İşte size model, bu modelleri taklit edin" demek suretiyle kötü modelleri sürüyor. Uluslar arası küresel medya sermayesi, böyle istediği için dışarıdan ithal edilen "Biri bizi gözetliyor, Benimle Evlenir Misin" gibi programlar, bu programlarda rol alacak olan doneler, büyük bir titizlikle ve özellikle sorunlu kişiliğe sahip insanlar arasından seçilerek ekran başlarına konuluyor. Bu, sermayesi dışarıda planlı ve programlı olarak yapılan danışıklı bir dövüştür. Bu dövüşte yumrukları devamlı olarak savunmasız, güçsüz ve iç dinamiklerinden yokun, moral değerlerden yoksun insanlarımız ve bilhassa gençlerimiz almaktadır. Korunması gereken gençlik ve aile yapımız, mütemadiyen kanalizasyon borusu kanalların bombardımanı altında; büyük bir ahlâk erozyonuna tabi tutulmaktadır. Bu kanallar, insanların bünyesinde var olan cinsellik konularını devamlı işlemek suretiyle dikkatleri, bu yöne toplamakta ve çekmektedirler. Bunda da başarılı olmalarının nedenleri, bu ve buna benzer tele vole ve popüler kültürün alt yapısını "cinselliğin" oluşturmasıdır. Modeller; dikkat edilirse 20'sinde genç delikanlı ve kızlar ile 40'ından sonra azan kaynana ve kaynatalar oluyor.
Çare ne derseniz? ANADOLU BASINI derim. Bölgesel ve yerel olarak Anadolu şehirlerine yayılan radyo, televizyon, gazete ve dergileriyle birlikte Anadolu Basın Yayın organlarının, Anadolu sermayesi ile Basın İlan Kurumu tarafından desteklenmesidir. Anadolu sermayesi, bir başka deyişle KOBİ'lerin kalkınmasıyla birlikte Anadolu Basını'nın da kalkınması ve örnek teşkil edecek bir şekilde MODEL olarak ortaya çıkartılmasıdır.
Yerel medya, ekonomik, teknik, kalifiye eleman olarak elle tutulur bir seviyeye, sözde değil özde olarak desteklenmek suretiyle getirilirse; bundan en kazançlı çıkacak olan da Yerel Demokrasimiz olacaktır. Demokrasinin olduğu yerde çok seslilik de kendiliğinden sağlanacaktır.
Yerel Basını desteklemek demek, aynı zamanda yerel demokrasimize güç ve kuvvet vermek demektir.
Bizi bu İletişim Zirvesi'nde buluşturan MÜSİAD Konya Şubesi başta olmak üzere MÜSİAD Genel Başkanı Dr. Ömer Bolat Bey'e ve emeği geçen herkese gönül dolusu şükran ve saygılarımı sunuyorum. Konya medyası adına söz alarak temenniler kısmında problemlerimizi dile getiren ve "neden bu zirvede İç Anadolu Bölgesi'ni temsilen bir konuşmacı çağırmadınız" diyerek zirveyi organize eden Müsiad yetkililerine mesaj veren KON TV Genel Yayın Yönetmeni Nurettin Bay'a da teşekkür ediyorum.