Alevilik konuşuldu
KODEP Toplantı Salonunda geleneksel hale gelen Kültür ve Bilgilendirme Toplantılarının bu haftaki konuğu Dr. Mustafa Güçlü idi
Aleviliğin ortaya çıkışının ve bu günkü durumunun anlatıldığı toplantıda, 360’lı yıllardan başlayarak Dünya Siyasi yapılanması ve bu yapılanmanın neticesi ortaya çıkan İslamiyet Dini, İslamiyet içerisinde Aleviliğin yeri anlatıldı. Dr. Mustafa Güçlü “360 yıllarında, Orta Asya, İran ve Anadolu coğrafyasında güçlü devletler mevcut iken, Arap yarımadasında Kabileler ve Aşiretler yönetimdeydiler. Dolayısıyla kabileler arasında bir güç çekişmesi vardı. Mekke, tarih boyunca kutsal bir şehir olduğu için ziyaret ve ticaret merkeziydi oranın yönetimi paylaşılamıyordu. Kureyş Kabilesi ve onun Haşim oğulları kolu ile Ümeyye oğulları kolu en güçlü dönemlerinde iken Peygamberimiz dünyaya geldi. Hz. Muhammed Mustafa Peygamber olduktan sonra Siyasi yönetimin yanı sıra dini yönetimin de lideri Haşim oğulları oldu. Peygamberimiz kendinden sonra gelecek İdareciyi seçmediğinden idareci seçimi ortalığı germişse de Hz. Ömer’in Hz. Ebu Bekir’e biat etmesiyle bu sorun aşılmıştı. Fakat Halife olmak isteyen Hz. Ali ancak Altı ay sonra biat eder. Hz. Ebu Bekir’in vefatından sonra Hz. Ömer Halife olur ve yüz yıllık İran Hükümdarlığı yıkılarak İran İslam coğrafyasına katılır. Bu Fetih Alevilik için çok önemlidir. Çünkü Hüseyin (r.a.) İran Şahı’nın kızı Şehrebanu ile evlenmişti. İslamiyet’ten önce İran Şahları yarı tanrı sayılır, hata yapmadıklarına inanılırdı. Bu inanışın İslamiyet döneminde de etkilerinin sürdüğü görülmektedir. Bu inanışın etkisiyle Hüseyin(r.a.) ve Şehrebanu’nun çocukları Siyasi yönetimlere getirilmiştir Bu gün İran Azerbaycan’ın da Suni bir Dergâh kuruluyor. Bu dergâhta dersler alan Şah İsmail, İran Coğrafyasındaki otorite boşluğundan faydalanıp güçlü bir devlet kurmak istiyor. Bunu gerçekleştirebilmek için de Siyasi İradenin yanı sıra Dini İrade ile desteklemek amacıyla bu dergâhı Alevi dergâhı haline getiriyor. Alevi Dergâhı ancak bu tarihten sonra Hz. Ali ilgili bazı konuları dini temellere, Peygamberimizin bir hadisine ve Kuranı Kerim’in son ayetine dayandırıyor ve Alevi inanışı yaygınlaşıyor. Bu zamana kadar sadece Siyasi iktidar aracı olarak görülen Alevilik artık bir mezhep olarak ortaya çıkıyor. Hz. Ali Çok bilgili, Kültürlü, Âlim bir devlet adamı, asker ve İmamdır. Türkler de Hz. Ali’yi çok severler. Türkler arasında Aleviliğin yaygınlaşması ona duyulan saygı ve sevginin bir sonucudur” dedi. Alevilik Konusunun Başlarda İktidar hırsıyla ortaya çıkan daha sonra bir Mezhep haline dönüşen İslami inanış biçimi olduğunu belirten Dr. Mustafa Güçlü,. “Alevilik İslam’ın bir meselesidir. Müslüman olmayanların böyle bir sorunu yoktur. Fakat mezhep çatışmaları için hep Müslüman olmayanlar zemin hazırlamış, açıktan ve gizli destek vererek Alevileri kışkırtmışlardır. Günümüzde Anadolu’da Alevi-Sünni diye bir sorun kalmamıştır” diyerek sözlerine son verdi.