Alaaddin Keykubad'ın Sarayı, TBMM'yi bekliyor

Alaaddin Keykubad'ın Sarayı, TBMM'yi bekliyor

Tarihi Kubadabad Sarayı mutlaka kurtarılması ve turizme kazandırılması gerekiyor

Konya Kültür ve Turizm İl Müdürü Mustafa Çıpan, Milli Saraylar kapsamına alınması istenen, şu an harabe durumda bulunan tarihi Kubadabad Sarayı'nın mutlaka kurtarılması ve turizme kazandırılması gerektiğini söyledi.

Çıpan, bir etkinlik için geldiği Konya'nın Beyşehir ilçesinde, yaptığı açıklamada, Beyşehir Gölü kıyısında bulunan ve Selçuklu Devletinin ayakta kalan tek sarayı olan Kubadabad Sarayı'nın Edirne, Bursa ve İstanbul'daki Osmanlı saraylarına kaynak teşkil eden, hem de dönemini yansıtan tek sivil saray mimari örneği olduğunu söyledi.

Yapının ünlü Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad tarafından yazlık saray olarak yaptırıldığını anlatan Çıpan, Selçuklu ve Osmanlı tarihi açısından, bu sarayın ayağa kaldırılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Sarayla ilgili olarak 18 Mart Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rüçhan Arık tarafından 29 yıldır kazı çalışması yürütüldüğünü belirten Çıpan, gelecek yıl çalışmaların 30. yılı münasebetiyle hem nitelikli bir yayın yapmak, hem de saray kompleksinde farklı bir proje uygulamak istediklerini söyledi.

Prof. Dr. Rüçhan Arık'tan aldıkları bilgileri Bakanlıkla paylaşarak çalışmaları yürüttüklerini dile getiren Çıpan, şunları kaydetti:

''Bir ay önce de, Hocamızın hazırlamış olduğu bir raporu TBMM Başkanımıza sunarak, Kubadabad Sarayı'nın milli saraylar kapsamına alınması talebinde bulunmuştuk. Konunun takipçisi olacağız. Meclis Başkanımızın bilgilendirilmesi, bölge milletvekillerimizin ve Bakanlığımızın, bürokratlarımızın bu konuda hassasiyet göstermeleri bizim için son derece anlamlı. Gerçekten Edirne, Bursa, İstanbul'daki Osmanlı saraylarına kaynak teşkil eden, Milli Saraylar kapsamına alınması istenen, şuan harabe durumda bulunan tarihi Kubadabad Sarayı'nın mutlaka kurtarılması ve turizme kazandırılması gerekiyor. Bu çok önemli saray, bir kültür varlığı olarak hayatını devam ettirmelidir.''