Akşehir Gölü’nün kurtulması imkansız

Akşehir Gölü’nün kurtulması imkansız

Akşehir Gölü'nün eski haline gelmesine, önümüzdeki yıl Konya'nın 20 yıllık yağışlı periyoda girmesinin de önemli bir etki yapmayacağı belirtildi.

Selçuk Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Tahir Nalbantçılar, yaptığı açıklamada, Konya'da küresel ısınmanın etkilerinin kuraklık şeklinde ortaya çıktığının ve bu etkinin devam edeceğinin, SÜ Çevre Mühendisliği Bölümünce yapılan bilimsel çalışmayla belirlendiğini anımsattı.

 

Nalbantçılar, bununla birlikte Konya ve çevresindeki son 100 yıllık yağış miktarları üzerinde yapılan başka bir araştırmanın, bölgedeki yağış durumunun yaklaşık 20 yıllık periyotlar halinde azaldığını veya arttığını ortaya koyduğunu bildirdi.

 

Son 20 yıldır bölgeye kurak periyotun hakim olduğunu ifade eden Nalbantçılar, ''Bölgemizde birçok sulak alanla birlikte Akşehir Gölü de geçtiğimiz yıl kurudu, diğer göller ve barajların suları ise büyük oranda azaldı. Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü'nün alanı bile 65 bin hektardan 50 bin hektarın altına düştü. Şimdi üzerinde durduğumuz soru; 'acaba bölge önümüzdeki yıldan itibaren yağışlı periyota geçtiği takdirde, kuruyan ve kuruma noktasına gelen göller kurtulacak mı?' sorusudur'' dedi.

    

TAMAMEN KURUMUŞTU...

    

2007'de kuraklığa yenik düşen, Nasreddin Hoca'nın gölü olarak bilinen 30 bin hektarlık Akşehir Gölü'nün tamamen kuruduğuna dikkati çeken Nalbantçılar, şunları kaydetti:

''Yağışlı periyota önümüzdeki yıl girilmesini bekliyoruz ancak meteorolojik şartlara bağlı bu periyotun, keskin çizgilerle gerçekleşmesini, saatlik, günlük dilimlere uymasını bekleyemeyiz. Bu periyotlar bir kaç yıl erken geldiği gibi bir kaç yıl geç de gidebilir. Ancak Akşehir Gölü'nün sorunu, bölgedeki tüm göl ve göletlerde olduğu gibi, bu gölün sularının tüketiminin hat safhada olmasıdır. Daha da önemlisi göl etrafında, göle inen suyu tutan kanal benzeri sulama yapıları var. Bu yapılarda tutulan sular, tarımsal amaçlı kullanılmak üzere başka yere aktarılmış oluyor. Bu nedenle, kuruyan gölün çevresindeki mevcut sulama faaliyetleri devam ettiği sürece yağışlı periyoda girilse bile eski haline dönmesi çok zor.''

 

Nalbantçılar, yağışlı periyotun zamanında başlaması ve beklenenden daha fazla yağış düşmesinin, göldeki su miktarını nispeten artırabileceğini; ancak, bu durumun, gölün eski su seviyelerine yeniden ulaşabileceği anlamına gelmediğini söyledi.

Barajlar ve göller planlanırken, su miktarlarının aynı kalması için değişen iklim koşullarının mutlaka göz önünde bulundurulmasının çok önemli olduğunu bildiren Nalbantçılar, bu planlama yapılmadığı takdirde, yaşanacak her kuraklıkta göl ve barajların, tamamen kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını sözlerine ekledi. AA