Aile…

Bir anne, bir baba ve çocuklardan oluşan çekirdek aileden daha fazlasıdır her evin içi. Biraz kızgınlıktır, bir parça hüzündür, bazen isyandır, çoğu zaman sevinçtir. Aile her şeyin paylaşıldığı her şeyin konuşulabildiği zaman zaman kırgınlıkların ve kızgınlıkların da olabildiği yuvadır. Yuva sıcaklığıdır.

Ben biraz kendimden bahsedeyim istiyorum. Tanıyanlar bilir, ansızın gelen bir asiliğim vardır aslında görenin arkasında. Yüzümdeki o sakin ve soğuk diyebileceğimiz ifadenin ardındaki isyanı da en iyi annem ve babam bilir. Çünkü onlardan başkasına gösteremem. Zaten onlardan başkası da beni anlayamaz. Ben evladım. Eksimle artımla, dünümle bu günümle, yarına dair endişelerimle yalnızca bir evlat…

Ben üzüntümü, sevincimi anneme babama anlatmayacağım da kime anlatacağım? En kötü anımda bile onlara ağlamayacağım da kime ağlayacağım? Eğer ben anne babamın yanında “iyiyim” rolü yapacaksam evlat olduğumu bilemem ki…

Şimdi okuyan anne babalar da lütfen bu yazıyla beraber farklı bir pencereden baksınlar. Kendi ailevi ilişkilerini ben yazı yazdım diye sorgulayacak değiller ama hep bir başka pencereden bakmak, bakabilmeyi denemek iyidir. Her zaman.

Evlatlar ana babaya emanettir. Doğumdan ölene kadar o sizin, yaşı kaç olursa olsun yavrunuzdur. Evlat da ana babaya öyle olmalı bunun kıymetini bilmelidir.

Ben çok şanslıyım. Ve şanslı olduğumun da çok farkındayım. Çünkü sabırlı birer ebeveynim var. Zor bir evlat olduğumu biliyorum. Ancak anne baba olma meselesi de burada kutsallaşıyor zaten. Bir evlat düşünün ki sıfır sorunu olsun. Düşünemediniz değil mi? Çünkü mümkün değil.

Anne babalar çocuğun iyi gününde gurur duydukları gibi kötü gününde de başını sıvazladıkları ve yanında oldukları için zaten elleri öpülesi. Çocuk isyan edecek ana baba dinginleştirecek. Doğanın hükmü bu. Annenin kocası var, babanın karısı var. Lakin çocuğun anne ve babasından başka kimsesi yok. Aile olmanın hassasiyeti de işte tam olarak burada yatan cevher.

Evlat kızar, küser, alınır, kırılır. Bazen anlaşılamadığını, anlayamadığını düşünür. Bu bende de oluyor. Herkeste de oluyordur. Anne babaya ne yapacağını söyleyecek değilim onlar zaten ne yapacaklarını bilirler. Söylemek istediğim şu; evlat olan haksızsa da haklıdır. Haksızlığını izah edecek olan, yanlışını gösterecek olan sizsiniz.

Lütfen çocuklarınızın iç dünyalarını görmeye çalışın. Zaman zaman patlama noktalarına her insan gelir. Bir şey için çok uğraştığın da olur bu, bir şeyle ilgili çok emek sarf ettiğinde olur, bir hayalinin başına yıkıldığını öngördüğünde olur. Bazen evlatlarınız da sizden bağımsız sorunlar yaşar, büyük dünyada küçük de olsa onların da dertleri vardır. Ve o yüzümüzde gördüğünüz üzüntü, kızgınlık ya da öfke size karşı gösterilen bir eylem değildir. Anne babayı üzme çabası hiç değildir. O yüzümüzde gördüğünüz “beni sizden başkası anlayamaz” serzenişidir. O gördüğünüz, “bugün beni idare edin” isyanındır. O gördüğünüz ve çoğu zamanda kişisel algıladığınız “suratsızlık”larımız size değildir. Olmaz.

Bir evlat babasına anasına ancak minnet duyar. Bir evlat, ancak ailesine layık olmak için çabalar. Bir evlat, kendisiyle gurur duysunlar, anası babası memnun olsun onların yüzü gülsün ister. Bir evladın en çok istediği şeyler bunlardır. Babayı kırmak, anneyi dökmek istenilecek en son şey bile değildir.

İşte aile olmak, ana baba olmak buradadır. Evladı anlamaktır mesele, tolere etmektir. Sırtını sıvazlamak, arkasından dua etmektir.

Ben buradan bütün anne babalara söylemiş olayım, biz çocuklar bazen o ayaklarımızı yere sert basarız siz duymazdan gelin. Biz bazen o kapıları sert kaparız siz kapatmayın. Biz bazen kızarız, siz kızmayın. Biz bazen küseriz siz küsmeyin Siz ana babasınız, biz evlat. Bunu kendinize hatırlatın. Biz size siz bize emanetsiniz. Emanete iyi sahip çıkalım. Çıkabilenlerden olalım.

Sizin 3, 5 çocuğunuz varsa bizim bir tek annemiz bir tek babamız var. Bir tekrarı olmayan şu hayatta en büyük saygıyı annemize en büyük hürmeti babamıza duyarız. Sizi sevdiğimizi biliyorsunuz. Hiç unutmayın.

Sevgi ve saygı ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum