Ahmet Hakan'dan Rahmi Turan'a sert sözler

Ahmet Hakan'dan Rahmi Turan'a sert sözler

Ahmet Hakan, Sözcü yazarı Rahmi Turan'a sert sözlerle yüklendi.. Hakan, Rahmi Turan'a "Adam gibi rezil olmayı bile başamadın" diyerek yeniden istifa çağrısında bulundu

Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan köşesinde, Sözcü yazarı Rahmi Turan'a sert sözlerle yüklendi.. Hakan, Rahmi Turan'a "Adam gibi rezil olmayı bile başamadın" diyerek yeniden istifa çağrısında bulundu. Ahmet Hakan yazısında şunları söyledi:

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Sözcü yazarı Rahmi Turan'a sert sözlerle yüklendi.. Hakan, Rahmi Turan'a "Adam gibi rezil olmayı bile başamadın" diyerek yeniden istifa çağrısında bulunduBana laf çakmış Rahmi Turan. Diyor ki:

'Sakallı bebek haberini yapan gazeteci ben değilim. Ahmet Hakan Efendi yanlış yazmış'.

Yahu Rahmi Turan!

Gazetecilik sicilini açarsak...

'Sakallı bebek' haberine fit olursun...

'Sakallı bebek' haberine dört elle sarılırsın.

Geçmişte yaptığın gazeteciliklerden örnekler verdirme bana!

'Sakallı bebek' haberi, senin geçmişte yaptığın haberlerin ve haberciliğin yanında...

Gayet masum bir yaramazlık olarak kalır.

Yahu sen sağa sola dalaşacak durumda mısın Rahmi Turan?

Rezil olmuşsun.

Kepaze olmuşsun.

Gazeten bile seni savunamıyor!

Gazetenin yönetimi bile senden mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışıyor!

Gazetende yazan arkadaşların kibarca da olsa sana demediklerini bırakmıyorlar!

Gözünün içine bakıyor gazetendekiler, gözünün içine!

'Rahmi Abi bizi rahatlatsa' diye bekliyorlar.

Senden 'Bağışlanamaz bir hata yaptım, kalemimi kırıyorum' falan diyerek dükkânı kapatmanı bekliyorlar.

Ama sende 'tık' yok.

'Bu ülkede her şey olursun ama asla rezil olmazsın' mottosuna tutunup hiç tınlamadan kaldığın yerden devam ediyorsun.

Bir de utanmadan, sıkılmadan 'Ahmet Hakan Efendi' falan diyerek bana laf yetiştirmeye çalışıyorsun.

İşte geldik, gidiyoruz.

Bu ülkede 'doğru dürüst, adam gibi rezil olmayı başarabilmiş' bir kişi bile göremeyecek miyiz biz yahu!"

 

RAHMİ TURAN İSTİFA ÇAĞRILARINA KULAK TIKADI

"Saraya çıkan CHP'li" fiyaskosu sonrası medyadan yoğun istifa çağrılarının geldiği Rahmi Turan bugünkü yazısında  "Sorumluluk benim" diyerek çağrılara kulak tıkadı. Turan merakla beklenen bugünkü köşesinde şu ifadeleri kullandı:

İç sayfadaki TOKMAK-2 sütunumda yazdığım “Müthiş bir haber” başlıklı yazı birkaç gündür Türkiye'nin bir numaralı gündem maddesi oldu.

Bu kulis bilgisini meslektaşımız Talat Atilla'dan almış, yüzde yüz doğru olduğuna dair teminat verince, ona güvendiğim için yazmıştım. Yanlış değerlendirdiğim anlaşılıyor.

Haber Cumhurbaşkanı Erdoğan ve CHP'li Muharrem İnce tarafından kesin bir dille reddedildi.

Böyle olunca, bazı çevreler SÖZCÜ'ye, insan yiyen Piranha balıkları gibi saldırdılar!

Yazdığım yazının tüm sorumluluğu bana aittir.

SÖZCÜ'nün başarısını kıskanıp, gazeteyi çekemeyenlerin benim üzerimden SÖZCÜ'ye saldırıp yıpratmaya çalışmaları çok çirkindir.

SÖZCÜ diğer gazetelere benzemez. SÖZCÜ yazarları bağımsızdır, emir-komuta ile yazmazlar.

SÖZCÜ'de demokrasi vardır. Yazarlara, gazetenin sahibi ve genel yayın yönetmeni dahil hiç kimse müdahale etmez.

Medya saldırganları, ne dertleri varsa benimle hesaplaşsın!

Birkaç gündür Türkiye'nin bir numaralı gündem maddesi malûm…

Muharrem İnce'nin Beştepe'de AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüştüğü iddiası konusunda tarafımdan yazılan haber-yorum…

Haberin kaynağının kendisi olduğunu kabul eden deneyimli gazeteci Talat Atilla, sahibi olduğu Türktime Sitesi'nde “Yanıt veriyorum” başlıklı bir yazı kaleme aldı ve kendi kaynağının da bir “CHP”li olduğunu söyledi.

OIay, kasıtlı olmasa da, büyümüş, günlerdir ülkenin gündemini işgal eder hale gelmiştir..

Bu durumda CHP'li kaynağın sessiz kalmaması ve neler olduysa, her şeyi açıklaması şart görünüyor.

Talat Atilla, iddia edilen görüşmeye dair ayrıntılı bilgiler vererek görüşmenin 9 Kasım gecesi olduğunu, ziyaretçinin 01.15'te resmi kaydı olmayan plakalı bir araçla geldiğini ve Erdoğan ile 35 dakika görüştükten sonra Külliye'den ayrıldığını belirttikten sonra şunları yazdı: (özetle)

 “Haber bana geldiğinde çok yönlü çek ettim.

Hatta bunlarla yetinmedim.

CHP'li kaynağım yüzde yüz doğru diye teminat verdi.

Kısa bir süre önce İYİ Partili bir yetkilinin de Erdoğan'la gözlerden uzak görüşmesi kamuoyuna sızmıştı. Bu olay da ona benziyordu.

Tüm bunlara rağmen CHP lideri Kılıçdaroğlu'na bir şekilde haberin doğruluğunu onaylatınca içimde şüphe kalmadı.

Ne Muharrem İnce'ye…

Ne iktidar partisine karşı değilim. Sadece habercilik arzusuyla davrandım.

Gelelim haber kaynaklığı meselesine…

Kaynağımın ismini söylemem söz konusu olamaz ama bir CHP'li…

Ve Kemal Bey'in ya da kendisinin konuşmasını beklerim doğrusu…

Kılıçdaroğlu haberi doğruladıktan sonra, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın net açıklamaları üzerine haberi yeniden kaynağıma sorgulattım.

Yine altını çizerek ‘Yüzde yüz doğru' dedi.

Şimdi Kemal Bey'in ve doğrulattığım CHP'li kaynağın konuşmasını bekliyorum.”

Talat Atilla'nın “Yanıt veriyorum” başlıklı köşe yazısı bir hayli uzun. Ben bir miktar kısaltarak naklettim.

Talat Atilla geçmişte bana çok özel haber verdi, hepsi doğru çıktı. Hatta, daha hiç kimsenin telaffuz etmediği bir sırada “Şu tarihte erken seçim olacak” diye haber vermiş, gerçekten o tarihte seçim olmuştu.

Talat Atilla ilk defa yanılıyor veya yanıltılıyor!

Bu aşamadan sonra şimdi “CHP'li haber kaynağı, Talat Atilla'ya yanlış bilgi vermiş olabilir!” diye ciddi ciddi düşünüyorum.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.