Afganistan'da Sovyet işgalinin acıları hala taze
İşgal gazisi Rızvan: - "Ne zaman kaybettiğim ayağıma baksam işgal aklıma geliyor"- Sovyet askerleri tarafından babası öldürülen Hatem:- "Babam kendisini gözaltına almak isteyen Sovyet askerlerine direnince evde gözümüzün önünde öldürdü"
KABİL (AA) - SAYED KHODABERDİ SADAT - Sovyetler Birliği'nin, Aralık 1979'da başlayan ve 9 yıldan fazla süren Afganistan işgalinin geride bıraktığı acılar hale tazeliğini koruyor.
Birleşmiş Milletler'in (BM) verilerine göre işgalde 700 bin ila 1 milyon 300 bin kişi hayatını kaybetti, 3 milyona yakın Afgan yaralandı veya sakat kaldı.
Sovyet işgalinin tanıkları yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.
Ruslara karşı direnişte gazi olan 3 çocuk babası Esadullah Rızvan, girdiği çatışmada bir ayağını kaybetti.
İşgal başladığında 25 yaşında olan Rızvan, o yılları Afganistan'ın "kara günleri" olarak niteliyor.
Rızvan, eşi ve bir çocuğunu geride bırakıp işgale karşı mücadele eden mücahit gruplara katılmaya karar verdiğini söyledi.
Mücadelenin ilk yıllarında dönemin en güçlü ordularından birine karşı direnmenin zor olacağını düşündüğünü dile getiren Rızvan, "Elimizde hafif silahlar vardı. Karşımızda savaş uçakları, füzeleri ve topları olan bir ordu vardı ancak zamanla onları yenebileceğimizi gördük ve bunu başardık." diye konuştu.
Rızvan, Sovyet askerleri ile girdiği çatışmada havan topu saldırısı sonucu daha hayatının baharında bir ayağını kaybettiğini kaydetti.
"Ne zaman kaybettiğim ayağıma baksam işgal aklıma geliyor. Ben bir ayağımı kaybettim ama binlerce insan dini için, vatanı için canını verdi." diyen Rızvan, Afgan halkının Soyvet işgaline karşı ağır bedeller ödediğini belirtti.
- Çocukları yetim ve öksüz bırakan işgal
Sovyet işgali, 1 milyondan fazla Afgan'ın ölümün yanı sıra milyonca çocuğun da yetim ve öksüz kalmasına neden oldu.
Rus askerleri, direnişi bastırmak için sivil asker ayrımı yapmaksızın binlerce kişiyi katletti.
- "Babamı gözlerimizin önünde öldürdüler"
Faryablı Eşref Hatem henüz 16 yaşındayken işgal sırasında babasını kaybeden milyonlarca gençten biri.
Babası Haci Esmatullah'ın kendi halinde bir çiftçi olduğunu anlatan Hatem, şöyle devam etti:
"Sovyet askerleri bir gün köyümüze gelerek her evi aramaya başladı. Bizim de eve gelerek babamı götürmek istediler. Babam kendisini gözaltına almak isteyen Sovyet askerlerine direnince evde gözümüzün önünde öldürdü. Babamı öyle görünce kardeşlerim ve ben ağlamaya bağırmaya başladık ama hiçbir faydası olmadı."
Babası öldükten sonra ailesinin geçimini üstlenen Hatem, annesi ve iki kız kardeşiyle zor günler geçirdiğini dile getirdi.
Hatem, "Henüz daha 16 yaşındaydım ama aileme bakmak zorundaydım. Hamallık dahil birçok işte çalıştım. Annem de evde halı dokuyarak aile bütçemize katkı sağladı. Gerçekten zor günlerdi." ifadelerini kullandı.
AA
Kaynak: