Adınız neydi?

Bilim ödülü sahibi Profesör İlhan Mehmet Başgöz, adlarımızı ve buna bağlı sosyal değişimi inceleyen kitaplara, araştırmalara sahip bir akademisyen.

İnsan adı sadece bir insanı sembolik olarak belirleyen kimlik kâğıdı değil. Sosyal çevre içinde incelenirse; adlar bir yandan adı seçen insanın duygularını, isteklerini ve düşüncelerini yansıtıyor, bir yandan da edebiyat, din, müzik, kişisel ve toplumsal değerler, uluslararası ilişkiler ve genel olarak bir ulusun kültürü, tarih içindeki derinliği ile beraber, insan isimlerine de yansıyor.

Satılmış ismini çocukları olmayan aileler yeni bebeği kaybetmemek için koyardı. Çocuk töresel amaçlı diğer aileye satılır, küçük bir para alınır. Bebek artık başka ailenin olduğu için Tanrı onun canını almayacaktır. Babamın adı da buna benzer bir nedenle Durmuş Yaşar konmuş. Dursun ve yaşasın diye.

Reşat Nuri'nin romanı okunurken nasıl binlerce kızın adı Feride olduysa, 1980'lerde Çalıkuşu televizyonda oynayınca Avrasya coğrafyasında yine binlerce Feride doğar.

Türkiye Cumhuriyeti'nin ordusu Kıbrıs çıkarmasında Girne'yi ele geçirdiği gün, Diyarbakır'da doğan 33 çocuğa Ecevit adı konulmuştur.

Adlar kültür normlarına, değerlere, inanışlara, politikaya bağlı olduğuna göre, bunlar değiştikçe adlar da değişir. Yörüklerde adlardan % 58'ini baba seçiyor. Gürpınar köylülerinde % 56'ya düşüyor, gecekondu ailelerinde % 53, işçilerde % 57, Ankara aydınlarında % 23. Yörüklerde isimlerin % 50'si ecdat isimlerinden seçiliyor; aydınlarda bu rakam % 3,5'e düşüyor. Ecdat isimlerinden % 81'i babanın akrabalarından alınmış. Bu ataerkil yapının en güçlü olduğu grup Yörükler. Öteki gruplarda, ataerkil aile yapısı zayıflıyor. Aydınlarda baba % 23'ünü, % 15'ini anne seçiyor, % 30'unu ise karı-koca beraber. Ataerkil aile yapısı kırılmış, modern aile tutumu bu. İsmi karı-kocanın beraber seçmesi kesin olarak erkek-kadın eşitliğinin işareti. "Divrik'te şöyle bir olaya rastladım. Bir işçinin dört çocuğu vardı, ikisi Divrik'e göçmeden, aile köyde iken seçilmişti. Öteki iki çocuk ise Divrik'te doğmuştu. İsimleri kimin seçtiğini sorunca baba dedi ki: "Köyde doğanların adını ben seçtim; ama burada doğanları eşimle beraber seçtik; malum ya artık asri olduk."

Yörüklerde ve işçilerde isimlerden % 2'si Alevi köyünde % 5'i bu din adamları tarafından seçilmiş. Öbür gruplarda din adamları tarafından seçilen isim hiç yok. İsimlerde Öztürkçecilik, coğrafyada büyük kentlerden kasaba ve köylere ve Batı Türkiye'den doğuya, aydınlardan daha aşağı sınıflardaki gruplara doğru azalarak ulaşıyor. Kars'ta, 1973 yılı örneklemesine göre, isimlerden % 7,5'i Türkçe. Ankara'da % 12, kent merkezinden uzaklaştıkça Öztürkçe oranı düşüyor.

Almanya'daki ilk kuşak işçilere modellik yapacak bir aydın sınıf yoktu o zamanlar. Çocuklarına ad seçmede model olan kaynak ne idi acaba? Almanya'ya giden birinci kuşak işçilerin, Türkiye ile ilgili kültür hayatı, hiç olmazsa 1980'lere kadar, geceleri film seyretmek ve kaset dinlemekten ibaret, çocuklarına model film artistleri, şarkıcılar ve türkücüler, Cüneyt (Cüneyt Arkın), Hakan (Fikret Hakan), Tarık (Tarık Akan), Gönül (Gönül Yazar), Orhan (Orhan Gencebay) gibi.

"1950'den başlayarak ilkin küçük; ama 1960'tan sonra daha büyük ölçüde isimlerde ideolojik seçimler görülüyor. 1990'da Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde yaptırdığım bir ankette, yüz öğrenciden 92'si çocuklarına Müslüman isimleri koyacaklarını belirttiler. İnsan adlarının seksen yıldaki değişimi başka kültürlerde görülmeyen bir boyuta ulaşıyor ülkemizde. Başkentte yaşayan aydınlar arasında isimlerden % 70'i değişmiş. Üstelik bunlar geçmişte isim olarak hiç kullanılmamış.

"Dallas adlı Amerikan dizisi televizyonda gösterilmeye başlayınca, çocuklara dizi kahramanlarının adları verilmiş. Bunlar arasından bir köyde Jeyar'ı tespit ettim. Diyarbakır'ın bir köyünde Kennedy öldürüldüğü gün olayı radyodan işiten baba, eğer gebe olan karısı bir erkek çocuk doğurursa, adını Kennedy koymaya karar veriyor. Doğan çocuk kız ama baba, gene Kennedy adını koyuyor. Bilmiyorum bu Kennedy kız hâlâ Diyarbakır'da yaşıyor mu?"

Bütün meselelerimize bir isim bulmakta çektiğimiz güçlüğü belki bu araştırma açıklar diyorum.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.