Acun Ilıcalı da AK Parti'ye oy vermiş
AK Parti’ye oy verdiğini söyleyen Acun, Hükümet’in icraatlarını beğendiğini söyledi.
Son dönemin reytingi en yüksek ismi Acun Ilıcalı birbirinden ilginç açıklamalarda bulundu.
Acun Ilıcalı, ilk ‘Acun Firar’da ile tanındı, ardından ‘Dokun Bana’ ve ‘Biri Bizi Gözetliyor’daki sunuculuğu ile. Fear Factor ve Surviver ile genç seyircinin büyük ilgisini çektikten sonra da son vuruşu ‘Var mısın Yok musun?’ ile yaptı. Kurduğu Acunmedya şirketine de ne kadar sevdiği arkadaşı varsa topladı. Şimdi Ilıcalı, ekran başında yürekleri hoplatıyor ve her zaman yarışmacının yanında yer alıyor.
“Para benim cebimden çıkmıyor, onun için çok rahatım.” diyecek kadar da açık yürekli. 18 yaşında evlenen, 19 yaşında baba olan, 20 yaşında anne ve babasını trafik kazasında kaybeden Ilıcalı, bir motosiklet kazasında ölümün eşiğinden dönmüş. O dönemde yaşadıklarını tam bir dibe vurma olarak nitelendiriyor ve o dibe vuruşun şu anki konumuna getirdiğine inanıyor. İşte Zaman’ın Cumartesi ekine konuşan Acun’dan birbirinden ilginç açıklamalar…
ACUN FİRARDA’NIN HİKAYESİ
2002’de Dünya Kupası maçı için Kore’ye gidecektim. Basın kartı olmayanlar akredite olamazlar dediler. 7 sene Show’da çalışmama rağmen basın kartı almayı unutmuşum, gidemedim ve ‘Acun Firarda’yı yapmaya başladım. Devamında da birçok olay kendiliğinden gelişti. Fear Factor’ı Kanal D için düşünüyordum. Fakat Show’da yıllarca ekmek yedim, önce bir Show’a söyleyeyim dedim. Show Genel Müdürü 5. dakikada kabul etti. Sonra da Surviver’i onlar bana teklif etti. Halk bunu istiyor diye bazı kalitesiz prodüksiyonlar yutturuldu. Benim felsefem iyi reyting alalım da kötü iş olursa olsun değil. Yeni neslin her şeyden haberi var. İletişim sektörü son 15 yılda ülkemizde çok ilerledi. Toplumumuzun beklentileri Avrupa ve dünya ile çok yakın.
TELEVİZYON’DA YAPTIĞIM HER İŞ TUTTU
Ne yapmadım dersem daha iyi olur. Bir kere hiç suni olmadım, samimiydim. Çok büyük bir avantajım hiçbir dizide oynamadım, onun için halk gerçek bir kimlik gördü. Genelde etrafta sevilen bir insanım zaten. Bugün 25-30 kişilik bir ekip varsa bunların 15’i minimum 15 yıllık arkadaşım. Ukalalıktan nefret ederim. Kendini beğenen insan bana çok antipatik gelir. En büyük avantajım da kendimi ekrana çok iyi yansıtıyorum, o da Allah’ın bir lütfu. En iyi projem ‘Var mısın Yok musun?’ diyebilirim. Bugüne kadar toplum tarafından sevilen biriydim, ama hep 15-25 yaş grubundan ilgi görüyordum. ‘Var mısın Yok musun?’ ile Türk ailesini komple kucaklamış durumdayım. Başarılı olacağına inanıyordum, ama marka değerime bu kadar katkıda bulunacağını düşünmüyordum.
MİLLET OLARAK REYTİNG ZEHİRLENMESİNE UĞRADIK
Açıkçası biz reyting zehirlenmesine uğramış bir milletiz. Bu iyi bir şey değil. Bugün şu kadar para kazandın deseler hiç umurumda değil. Çünkü yediğim yemek belli, gezdiğim yer belli. Bunun üzerindeki para zaten olsa da olur olmasa da olur. Ama reyting bizim dünyamızdaki en büyük prestij. Benim aynı zamanda beğenilme yüzdemin de yüksek olmasına vesile oldular. Ben aslında reyting almanın bin bir yolunu biliyorum, ama önemli olan takdir edilerek reyting almak.
VARMISIN YOK MUSUN’DA YIL SONUNA KADAR YARIŞMACILARAK 7-8 TRİLYON VERECEĞİZ
‘Var mısın Yok musun?’da yarışmacılara şu ana kadar 2 trilyonu geçmiş durumdayız. Yıl sonuna kadar 7-8 trilyon olacağını düşünüyorum. Surviver Yunanistan’da Derya 450 milyar lira kazandı. Ben hiçbir anlaşmamda parayı vermedim. Çünkü psikolojik olarak rahat etmem lazım. Ben anlaşmalarımı sunuculuk ve prodüksiyon üzerinden yaparım. Ödül hep kanala aittir. O yüzden ben zevkle, rahat rahat sunarım.
YA ACUN'UN YÜZÜ ESKİRSE
Bu benim için problem değil. Benim hayat tarzım televizyondaki popülaritemden kaynaklanmıyor. Öyle pat diye düşeceğime de inanmıyorum. Bugün Amerika’da çok başarılı olmuş kişiler 30 yıl yapıyorlar bu işi. Şansal abi de yaşlı olmasına rağmen son derece popüler biri.
YENİ BİR YARIŞMA DAHA YOLDA
Amerika’da geçen yaz seyrettim, çok hoşuma gitti. Yıllarca şarkı sözlerini ezbere bildim, ama sesim rezalet. Ülkemizde on kişiden sekizinin durumu benim gibi. Yarışmanın konsepti de şarkı sözlerini bilme yarışması. Bu birçok insanı yakalayabilecek bir olay. Yarışmanın sloganı şu: “İyi söylemek değil doğru söylemek zorundasın.” Her yarışmada 6 yarışmacı olacak, en doğru söyleyen kazanacak.
BENİ ELEŞTİRENLERDEN ÇOK DAHA İYİ İNGİLİZCE KONUŞURUM
Hiçbir zaman 5-6 dil biliyorum demedim. Bugün Türkçeyi zor konuşan biri ne kadar hoşumuza gidiyor değil mi? Beni eleştiren 10 kişinin 9’undan daha iyidir İngilizcem. Fakat benim konuştuğum çoğu insan İngilizce bilmediği için onlarla ancak Tarzan İngilizcesi ile konuşmam gerekti. Kelimeleri tek tek söylemem lazımdı. Ama insanlar İngilizce bilmediğimi düşündü. Biraz Almancam var. İtalyanca, İspanyolca da çat pat biliyorum.
OYUMU AKP’YE VERDİM
Oyumu AKP’ye verdiğimi açık açık söylemem bizim mahallede biraz şok etkisi yarattı. Türkiye’de şu anda bir istikrar söz konusu. Her partinin, her insanın hataları olabilir. AK Parti’nin de vardır. Ama yiğidi öldür hakkını ver. Bu ülkede AKP zamanında enflasyon düştü, kişi başına gayri safi milli hasıla artmış durumda, refah seviyesinde artma var. Ama bunu maalesef belirli bir kesim kabullenmekte zorluk çekiyor. Ben AKP’ye oy verdim. Demek Türkiye’de her şey iyiye gidiyor ki çoğunluk AK Parti’ye verdi. Ben bu gerçekleri hiçbir zaman göz ardı etmiyorum. Başbakan’ımıza da ayrı bir sempatim de var zaten.