ABD'nin '2019 İnsan Hakları Raporu'nda Çin'e Uygur eleştirisi

ABD'nin '2019 İnsan Hakları Raporu'nda Çin'e Uygur eleştirisi

Raporda Çin, İran, Venezuela ve Küba'nın insan hakları ihlallerine vurgu yapılırken; Çin yönetimi, Uygur Türklerine yönelik uygulamaları dolayısıyla sert şekilde eleştirildi

ABD Dışişleri Bakanlığının "2019 İnsan Hakları Raporu"nda, Çin'in Uygur Türklerine yönelik uygulamaları sert şekilde eleştirilerek, Pekin'e "insan hakları ihlallerine son vermesi çağrısı" yapıldı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, her yıl düzenli olarak yayımladığı "İnsan Hakları Raporu"nun 2019 versiyonunu açıkladı.

199 ülkenin yer aldığı 2019 raporunda, özellikle Çin, İran, Venezuela ve Küba'ya yönelik insan hakları ihlalleri iddialarına geniş şekilde yer verildi.

Çin'in genel anlamda insan hakları karnesinin kötü olduğu belirtilen raporda, özellikle Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki insan hakları ihlalleri sert ifadelerle eleştirildi.

- "Ülke için yüzyılın lekesi"

Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, raporla ilgili bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, Uygur Türklerinin bir arada tutulduğu kampları eleştirerek, "Çin Komünist Partisi'nin Sincan Bölgesinde yaptıkları, ülke için yüzyılın lekesidir." ifadesini kullandı.

Çin'de son yıllarda Uygur Türklerinin yaşadığı Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde "eğitim merkezi" adı altında faaliyet gösteren kamplar ile Uygur Türklerinin kimlik ve kültürlerine yönelik ihlaller, uluslararası kamuoyu tarafından eleştiriliyor.

BM İnsan Hakları Konseyine üye 22 ülke, temmuz 2019'da Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Uygur Türkleri ve diğer azınlıklara yönelik muamelesini eleştiren ve kitlesel gözaltıların durdurulması çağrısında bulunan mektubu imzalamıştı.

BM ve diğer uluslararası örgütler, kampların incelemeye açılması çağrılarını yinelerken; Çin, şimdiye kadar kendi belirlediği birkaç kampın az sayıda yabancı diplomat ve basın mensubunca kısmen görülmesine izin verdi.

Çin makamları, BM yetkililerinin doğrudan bilgi almak amacıyla bölgede serbestçe inceleme yapma talebini geri çeviriyor.

- İran'ın eylemlerine vurgu

Öte yandan 2019 yılı içinde İran'da muhaliflerin gösterilerinin "sert şekilde" bastırıldığı savunulan raporda, Tahran'ın muhalif hareketlere karşı ciddi insan hakları ihlallerine imza attığı ifade edildi.

Suriye ve Yemen'deki savaş suçu sayılabilecek eylemlerde, Beşşar Esed rejimi ile Husilere destek vermekle suçlanan Tahran yönetimi, özellikle sivillerin öldürüldüğü bazı saldırılara destek verdiği gerekçesiyle eleştirildi.

- İsrail ve Suudi Arabistan bölümü

Raporun İsrail bölümünde, İsrail'in yaklaşık 10 ay boyunca tutuklu bulundurduğu AA foto muhabiri Mustafa Kharouf ile ilgili yaşananlara da yer verildi.

Kharouf'un İsrail güçlerince "oturma izni olmadığı" gerekçesiyle 22 Ocak'ta Doğu Kudüs'teki evinden gözaltına alındığı kaydedilen bölümde, daha sonrasında yaşananlar, "Filistinli gazetecilerin maruz kaldıklarını rapor ettikleri ihlaller" başlığı altında değerlendirildi.

Raporun Suudi Arabistan bölümünde ise 2018'de Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin ardından ülkede yürütülen yargı sürecine dikkat çekildi.

Yargı sürecinin şeffaf ve sonucun tatmin edici düzeyde olmadığı vurgulanan raporda, BM Özel Raportörü Agnes Callamard'ın "Kaşıkçı cinayetine ilişkin yargı sürecinin kabul edilemez düzeyde" olduğuna işaret eden değerlendirmelerine de yer verildi.

Raporun Venezuela bölümünde ise Devlet Başkanı Nicolas Maduro yönetiminin meşru olmadığı iddia edilirken, Küba yönetiminin de Maduro'ya verdiği destekle gayrimeşru işlemlere devam ettiği ileri sürüldü.

Raporun Türkiye ile ilgili bölümünde ise Türkiye'deki insan hakları ihlalleri iddialarına yer verildi.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.