AB'den Türkiye Çıkışı: Skandal İfadeler Sonrası Geri Adım
AB Komisyonu Başkanı von der Leyen'in Türkiye'yi "hasım" ülkelerle bir tutan sözleri Brüksel'i karıştırdı. Tepkiler üzerine açıklama yapan sözcü, ifadeleri yumuşatmaya çalıştı.
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, katıldığı bir etkinlikte Avrupa'nın geleceğini "Rus, Türk veya Çin etkisinden uzak tutma" hedefiyle ilişkilendirince diplomatik bir krizin fitilini ateşledi. Türkiye'nin bir aday ülke statüsünde olmasına rağmen bu grupta zikredilmesi, hem Ankara'da hem de Brüksel'de büyük tepki topladı.
AA Muhabirinden Köşeye Sıkıştıran Sorular
Anadolu Ajansı muhabiri Şerife Çetin, Brüksel’deki günlük basın toplantısında konuyu gündeme taşıyarak AB yetkililerini terletti. Von der Leyen'in Türkiye'yi açıkça bir tehdit veya dış güç gibi konumlandırması üzerine yöneltilen, "Başkan Türkiye'nin aday ülke olduğunun farkında mı?" sorusu karşısında Komisyon sözcüleri savunma yapmak zorunda kaldı.
"Bağlamından Koparıldı" Savunması
Yükselen tansiyonun ardından AB Komisyonu Başsözcüsü Paula Pinho, skandal ifadeleri toparlamaya çalıştı. Pinho, Başkan'ın sözlerinin Batı Balkanlar bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini iddia ederek şu açıklamayı yaptı:
"Türkiye, aday ülke olarak bulunduğu bölgede ek bir sorumluluğa sahiptir. Biz bu bölgedeki etkisini göz ardı etmiyoruz ancak Türkiye’nin AB değerleri doğrultusunda hareket etmesi beklenmektedir."
Jeopolitik Genişleme mi, Dışlama mı?
Von der Leyen, Die Zeit gazetesinin etkinliğinde yaptığı konuşmada, AB'nin genişlemesinin bir zorunluluk olduğunu savunmuş ve Avrupa kıtasının "yabancı etkisine" girmemesi için daha büyük ve jeopolitik düşünülmesi gerektiğini vurgulamıştı. Ancak Türkiye’nin Rusya ve Çin ile aynı kefeye konulması, AB-Türkiye ilişkilerindeki güven bunalımını bir kez daha derinleştirdi.