4. Ufuk Turu Alanya’da yapıldı

4. Ufuk Turu Alanya’da yapıldı

Konya Sivil Toplum Kuruluşları’nın gelenekselleştirdiği Ufuk Turu toplantılarının dördüncüsü Alanya’da yapıldı. Türkiye’den bir çok aydının katıldığı program, bu yıl Pakistan, Keşmir ve Ürdün’den katılımlarla uluslar arası bir nite

Konya’da faaliyet gösteren 64 sivil toplum kuruluşunun on yılı aşkın bir zamandır sürdürmekte olduğu ortak insiyatifin dört yıldır gelenekselleştirdiği Ufuk Turu toplantılarının dördüncüsü hafta sonunda Alanya Klub Karaburun Otel’de yapıldı. Üç gün süren programda dört oturumda sivil toplumun veya sivil toplum kuruluşlarının sermaye, devlet, siyaset ile ilişkilerinin yanı sıra küreselleşme sürecinde sivil toplum ve kadın sivil toplum teşekküllerindeki rolü konuları alanlarında otuzdan fazla uzman panelist ve konuşmacı tarafından tartışıldı. Tartışmalara 15 ilden sivil toplum temsilcisinin yanı sıra Pakistan, Keşmir ve Ürdün’den de temsilcilerin katılmasıyla toplantıya uluslar arası bir boyut kazandırıldı.   


4 OTURUM, SOHBETLERLE ZENGİNLEŞTİRİLDİ


Türkiye’de ve küreselleşen dünyada sivil toplum çalışmalarının ele alındığı oturumlar, programa katılan akademisyen, yazar ve STK temsilcileriyle yapılan sohbetlerle zenginleştirildi. Salon dışında da bir çok kişi aydınları yakından tanımak için özel görüşme fırsatı buldu.   


Konya Sivil Toplum Kuruluşları İcra Kurulu Başkanı Latif Selvi’nin açış konuşmasını Ufuk Turu-4 programları için Türkiye’nin bir çok ilinden gelen katılımcıların tanışma toplantısı takip etti. Program, Perşembe akşamı Harran Ü. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürbüz Aksoy’un ‘Sivil Toplum ve Sosyal Sermaye’ konulu konuşmasıyla başladı. Cuma sabahı 1. oturumda Sakarya Ü. Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabahattin Zaim, MÜSİAD Genel Başkanı Dr. Ömer Bolat, SÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasin Aktay, ‘Sivil Toplum ve Sermaye’ konulu panelde görüşlerini aktardılar. Öğleden sonraki 2. oturumda ise Yargıtay eski Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk, Gazi Ü. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Yayla, SÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Aydın ‘Sivil Toplum, Devlet ve Siyaset’ konusu etrafında devletin dizayn edici gücü karşısında sivil toplum kuruluşlarının yapması gerekenler konuşuldu. Aynı günün akşamında Gazeteci Yazar Ahmet Varol, ‘Dünya Müslümanları ve Filistin’ konulu bir sohbet yaptı.


Cumartesi günü 3. oturumda ‘Küreselleşme ve Sivil Toplum’ konulu panelde SÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şaban Çalış, Hacettepe Ü. Öğretim Üyesi ve Uluslararası Af Örgütü Türkiye Temsilcisi Prof. Dr. Levent Korkut, IHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, Pakistan Hubeyb Vakfı Başkanı Nedim Ahmet Han, küreselleşen dünyada sivil toplum örgütlerinin çalışmaları ve yapılması gerekenler konusunda bilgiler aktardılar. Öğle arasındaki sohbetlerde ise SÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerafettin Gölcük, Hz. Peygamber’in eğitim, organizasyon ve siyasetini; TYB Onursal Başkanı D. Mehmet Doğan da Türkiye’nin yakın tarihinde bürokratik oligarşinin siyasete yaptığı baskıları anlattılar.


Öğleden sonraki 4. oturumda ise Ege Ü. Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülgün Erdoğan Tosun, Eğitimci Yazar Necla Koytak, AKÜ Ü. Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ramazan Yelken ‘Kadın, Toplum ve Sivil Toplum’ konulu panelde sivil toplum ve siyaset çalışmalarında kadının rolünü tartıştılar.


KONYA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI’NA TEŞEKKÜR…


Keşmir eski Cumhurbaşkanı Serdar Abdulkayyüm Han, Pakistan depremindeki yardımları nedeniyle Keşmirli Müslümanların Türkiye’ye, özellikle Konya Sivil Toplum Kuruluşları’nın yakın ilgisine çok teşekkür ettiğini ve bu teşekkürü iletmenin kendisi için bir borç olduğunu söyledi. Ürdün’ün Müslüman Kardeşler siyasi hareketinin iki yöneticisi Prof. Salim el-Felahat ve Prof. Hemmam Said de programda söz alarak Ürdün’deki sivil toplum çalışmalarını anlattılar. Türkiye’de demokrasi ve fikir özgürlüğünün diğer Müslüman ülkelere göre bariz bir şekilde güçlü olduğunu ve öne çıktığını vurgulayan Müslüman Kardeşler yöneticileri, bunun sivil toplum çalışmalarına da aynı şekilde yansıdığını dile getirdiler.


Oturumlardan sonra katılımcılar aydın ve akademisyenlerle sohbet ettiler, fikir alışverişinde bulundular. Türkiye’nin bir çok şehrinden gelen sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de programlarda söz alarak temsil ettikleri kuruluşların çalışmalarını anlatma fırsatı buldular.


“SİVİL TOPLUM FAALİYETLERİ ŞAİBE ALTINDA BIRAKILAMAZ”


Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu, Pazar sabahı dördüncü Ufuk Turu’nun sonuç bildirisini katılımcılarla paylaştı. İcra Kuruluyla birlikte 64 kuruluş adına ortak görüşleri aktaran Başkan Latif Selvi, son siyasi gelişmelerin ertesinde bazı sivil toplum kuruluşlarının maksatlarını aşan beyanlarını kabul edilemez bulduklarını belirterek “Bu tür girişimler dolayısıyla sivil toplum faaliyetleri veya teşekkülleri bir şaibe altında bırakılamaz” görüşüne yer verdi.


4. UFUK TURU SONUÇ BİLDİRİSİ


Konya Sivil Toplum Kuruluşları’nın 4. Ufuk Turu toplantıları’ndaki


tartışmaların genelinde öne çıkan bazı kanaatler şu şekilde ifade edildi:


 

1-Sivil toplum kuruluşları bir toplumun hayatiyetinin en önemli göstergelerinden birisidir. Çağdaş toplumsal yapılarda demokratik katılımın sürdürülebilir kılındığı, otoriter ve totaliter savrulmalara karşı korumanın temin edilebildiği en sağlam yol güçlü sivil toplumsallaşmadır.


2-Sivil toplum bizatihi toplumun kendisidir. Toplumun, hiçbir baskı ve vesayet olmaksızın kendi kendini gönüllü olarak örgütleme iradesidir. O yüzden hükümet dışı organizasyonlar olarak tanımlanan sivil toplum kuruluşları, devletle çatışma halinde olmak zorunda olmadığı gibi, bizatihi toplumun dışında başka hiçbir kurumun payandası da değildir. Başta devlet olmak üzere her tür kurum, kuruluş ve kişiyle “toplumsal ortak iyi” notasında hareket etme dışında başkaca bir ilişkiyi de kabul etmez.


3-İster iktisadi alanda, ister toplumsal hayatta sivil veya devlet-dışı alanın genişlemesi devleti zayıflatan bir gelişme değildir. Aksine daha güçlü, etkili ve verimli bir iktisadi ve soysal hayat bu alanların dengeli bir düzenlenmesiyle sağlanabilir.


4-Sivil alanın güçlenmesi her türlü toplumsal gelişmenin ihtiyaç duyduğu sosyal sermayeyi de geliştirir. Sosyal sermayesi zayıf toplumların iktisadi yönden sahip oldukları en yüksek kaynakları bile verimli bir şeklide değerlendirmeleri mümkün değildir.


5-Küreselleşmenin ortaya çıkardığı tehditler ve imkânlar sivil toplum örgütlerinin de yerelden küresele ulaşan bir zincir içerisinde dayanışmasını zorunlu hale getirmektedir.


6-Sivil bir toplum kadınların da toplumsal hayata aktif bir biçimde katılımlarının önünde bir engelin bulunmadığı bir toplumdur. Kadının karşısına çıkarılan görünür ve görünmez maddi veya manevi, toplumsal veya siyasi engellerin teşhis edilmesi ve giderilmesi sivil toplum teşekküllerinin gündeminde hassasiyetle yer almalıdır.


7-Hem yerel hem küresel düzeyde bazı sivil toplum kuruluşlarının amaçları dışında hatta yer yer “sivil toplumun” özüne tamamen aykırı bir biçimde demokratik değer ve kurumların aleyhine olacak şekilde kullanılıyor olması kabul edilemez. Ancak bu durum sivil toplumun özünde sahip olduğu değerin bir suiistimali olarak sivil toplumun özde önemini ve değerini azaltmaz. Bu tür girişimler dolayısıyla sivil toplum faaliyetleri veya teşekkülleri bir şaibe altında bırakılamaz.


8-Ufuk Turu katılımcısı Sivil Toplum Kuruluşları olarak küresel güçlerin başta Orta Doğu’da olmak üzere dünyanın her tarafında başvurduğu işgal, müdahale ve saldırıların zamanla kanıksanmasını anlamlı buluyor bu tür çabalara yönelik protestolarımızın canlı tutulması gerektiğini düşünüyoruz. İşgallerin bu toplumlara demokrasi götürmesi mümkün olmadığı gibi toplumların sivil dokularını tahrip ettiğini de görmek gerekiyor.


Kamuoyuna saygıyla duyurulur.


Program daha sonra hep birlikte hatıra fotoğrafı çektirilmesiyle sona erdi. İ. Hakkı Biçer-Memleket