32 kısım tekmili birden M. Menteş

32 kısım tekmili birden M. Menteş

"Karacaoğlan ve Köroğlu iyi ki günümüzde yaşamamışlar. Yoksa bütün hanımlar bu ikisinin peşinden koşar, bizim yüzümüze bakan bile olmazdı".

Rıfat YÖRÜK

Bu ilginç sözler "Dublörün Dilemması" isimli son eseri ve ilk romanıyla büyük sükse yapan "Gerçek Hayat" dergisi yazarlarından Murat Menteş'e ait. Menteş, geçtiğimiz günlerde Ankara'da Vadi Kitabevi'nde okurlarıyla sohbet edip soruları cevaplandırdı ve kitaplarını imzaladı.

Edebiyatın üç temel unsuru olduğunu belirttiği "aşk, intikam ve inanç" konusunda sıkı bir sohbette bulunan genç yazar, çok sevdiği üç ozandan Karacaoğlan'ın "aşk", Köroğlu'nun "intikam", Yunus Emre'nin de "inanç" dalında "konularının en iyileri" olduklarını vurguladı. Menteş, Karacaoğlan'ın "Bunu söyleyeyim de kızın aklı dursun", Köroğlu'nun "bunu söyleyeyim de düşmanımın kanı donsun", Yunus Emre'nin ise "bunu söyleyeyim de Allah da beni sevsin" yaklaşımıyla eserler verdiklerini belirtti.
"Dünyanın en büyük şairi" olarak tanımladığı "kılıcı haykırı haykırı çalan" Köroğlu'na olan hayranlığını sık sık dile getiren genç yazar, onun çeşitli mısralarını aktararak "intikamcı" yönünün altını özellikle çizdi ve günümüz yönetmenlerinden Tarantino'nun bir gelinin intikam alışını anlatan "Kil Bill 1-2" filmlerinin Köroğlu'nun intikamcılığı yanında hiç kaldığını vurguladı.

Karacaoğlan'ın aşkın estetiğini yaptığını, o olmasa kimsenin sevdiğine evlilik teklifi edemeyeceğini belirten Menteş, "Karacaoğlan, 1000 şiiriyle bütün imparatorluğa aşk aşıladıktan sonra 1001. şiirinde 'güzel sevdi diye bühtan ederler, benim Hak'tan gayrı sevdiğim mi var?'diyerek gerçek aşkın kaynağını gösterdi" yorumunda bulundu.

Yunus Emre'nin ise "sordum sarı çiçeğe" tarzındaki sıcak yaklaşımıyla bu toprağın insanlarının inançlarını pekiştirdiğini, kalplerini yumuşattığını, tabiata, börtü böceğe daha farklı bakmalarını sağladığını kaydetti.

Menteş, sohbetin son bölümünde çocukluğunun simgeleri olan Uludağ Gazozu, Clint Eastwood, sevdiği 3 kasketli (babası, Cin Ali, dizi kahramanı Baretta) ve Kur'an Hocası Sarı İmam'ı anlattı. "Ünite dergilerini çok severdim. Sonunda hayat beni de dergici yaptı" diyen Menteş, sohbet esnasında romanda adı geçen müzikleri de dinletti.

Sohbetten derin izlenimler
Murat Menteş, 80 dakikalık sohbet esnasında 20 sigara içti (4 dakikada bir.) 2 çocuğu olduğunu duyan bazı okurlar kitap imzalatırken 'Çok sigara içip çocuklarına da zarar verdiği'gerekçesiyle sitem ettiler.

Artık Ankaralı olan adaşı Murat Zelan, nişanlısıyla romantik biçimde izlerken, Van'dan gelen Sadık Battal yorgunluğuna yenik düşerek uyumayı tercih etti. Ancak "uykusunda konuşmadığı ve horlamadığı" konusunda yanındakilerden garanti alınca rahatladı. Sohbeti en dikkatli izleyenler, Temmuz ayında Bosna-Hersek'e gidecek olan Bosna Dayanışma Grubu mensuplarıydı.
--

Dublörün Dilemması hakkında ne dediler?
Nihat Genç (Yazar): Murat Menteş, okumacı, tartışmacı, kavgacı, yani kışkırtıcı bir yazar arkadaşım. Onunla çekişirken çiçek açarsınız. Yazarlık macerasını ben de merakla izliyorum. Peşinen söyleyeyim, fiktif, tümden hayal ürünü metinler sevmem, fakat Murat Menteş'in birbiri peşi sıra kurduğu cümlelerin gücü, benim kendimce şikayetimi kuruntuya dönüştürdü. Ben, Murat'ın yaşındayken kelimelerle kasap gibi boğuşuyordum; Murat aksine, kelimeleri kırbaçlayıp cümleler içinde düzene sokuyor ve bunu pek mahirce başarıyor. Bu yüzden Dublörün Dilemması çok canlı, renkli, inceden felsefi çığlıklarla bezeli bir kitap ve hızla yaklaşan bir yazarı işaretliyor... Böyledir, edebiyat kavgayla başlar huzurla sona erer derler; gerçi ben görmedim, hayırlısı Murat için olsun!..

Hakan Albayrak (Gazeteci-yazar) Çok acayip. Çok tuhaf. Müthiş!.. Böyle bir kitabın yazıldığına inanamıyorum. Okuyun, siz de inanamayacaksınız!
Alper Canıgüz (roman yazarı): Dublörün Dilemması ilginç, heyecanlı, eğlenceli, derinlikli...

bir roman. Ama galiba en önemli özelliği, bize sözcüklerin gücünü hatırlatması. Hiperaktif bir zekanın ürünü, bu baş döndürücü macerayı okumak büyük keyif! Ben sevdim eller alsın.