270 semazen aynı sahnede

270 semazen aynı sahnede

Akay, büyük bir Mevlânâ organizasyonuyla 30 Eylül’de Konya’da...

Ünlü yönetmen Ezel Akay, büyük bir Mevlânâ organizasyonuyla karşımızda. 30 Eylül’de Konya’da yapılacak ‘Mevlânâ; 800 Yaşında’ gösterisi için 75 ülkeden 270 semazeni bir araya getiren Akay ve iş ortağı Sami Dündar, bu alanda yapılan en büyük etkinliğe imza atıyor. Çünkü Mevlana o gün 800. yaşına giriyor.

Ünlü yönetmen Ezel Akay ve ortağı Sami Dündar, bugüne kadar Mevlânâ ile ilgili yapılan en büyük organizasyona imza atmanın hazırlığı içindeler. İki ortak 30 Eylül’de “Mevlânâ; 800 Yaşında” adını verdikleri projeyle dünyanın dört bir yanından tam 270 semazeni Konya Stadyumu’nda bir araya getirecek. Çünkü o gün Mevlânâ’nın 800. doğum günü. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Konya Valiliği’nin işbirliği gerçekleştirilecek olan organizasyon, Türk ve dünya televizyonlarından canlı olarak yayınlanacak. Ezel Akay, projenin sanat yönetmenliğini üstleniyor. Gösteriyi Kenan Işık sunacak, Afganistan Büyükelçisi Mesut Halili, Işık ve Akay’la birlikte Mevlânâ’nın 18 beytini Farsça okuyacak. Şef Orhan Şallıel yönetimindeki 80 kişilik senfoni orkestrası yalnızca bu gösteri için bestelenen eserler sunacak. Mazhar Fuat Özkan (MFÖ) ve Ahmet Özhan, yine yalnızca bu gece için senfoni orkestrası eşliğinde ilahiler söyleyecek. Mevlânâ ailesinden Esin Çelebi Bayru da geceye konuşmacı olarak katılacak. Organizasyonun en ilginç yanı 30 çocuk oyuncuya, sahnenin merkezinde Mevlânâ’nın anlatılacak olması.

İki aydan bu yana hazırlıkları devam eden organizasyonun heyecanı içinde olan Ezel Akay sorularımızı cevapladı:

Nasıl bir organizasyon hazırladınız?

Eurovision organizasyonundan daha kapsamlı ve geniş olacak. Hem görsel hem de ruhani bir etkinlik olacak.

Bu projeye siz nasıl dahil oldunuz?

Bir süredir Mevlânâ ve Anadolu Ortaçağ’ı üzerine çalışma yaptığım için projenin içindeyim. Bir tiyatro oyunu hazırladım ‘Aşkolsun’ diye. Mesnevi’den 12 hikayenin yer aldığı bir oyundu. Yine bir sinema filmi projem vardı. Romalı Celal adında. Celaleddin Rumi ile Şems’in arkadaşlığını anlatan film. Orada yaptığımız fikrî ve teknik çalışmanın bir modelini buraya aktardık. Burada üç hikâye anlatılıyor. Onun dışında Mevlânâ’nın Belh’ten Konya’ya yolculuğunun ve semanın sembollerinin aktarıldığı anlatılar var.

‘Romalı Celal’ filmi ne zamandan beri var?

7-8 senelik bir geçmişi var. Sami Dündar, Konya’dan organizasyon teklifi alınca tiyatro ve sinema projelerimi sahne gösterisine uyarlayalım diye düşündük. Stadyumda sadece sema gösterisi olmasın istedik. Tasavvuf üzerine insanların aklını açacak bir içeriği olmalıydı ve sonuçta üç boyutlu sahne gösterisi fikrini geliştirdik. Sahnenin merkezinde 30 çocuğa Mevlânâ’yı anlatan bir mesnevihan meddah var. Onun anlatısına eşlik eden 35 ekranla donatılmış görüntüler olacak. Bu ekranları seyircilerin önüne ve arasına yerleştireceğiz. Ekranlardaki görüntüler, sahnedeki oyuncu ve anlatıcı, büyük bir senfoni orkestrası eşliğinde solistlerin performansı, 270 semazenin gösterisi... Kendine has akışı olan bir gösteri.

Projeler dışında tasavvufla ilgilenir misiniz?

Benim için bu ülkede felsefeyle ilgilenmenin iki yolu var. Bir, Batı felsefesiyle ilgilenebilirsiniz, bir de tasavvufla ilgilenebilirsiniz. Bunların bir arada bulunduğu ülke sayısı çok az. Bir Hindistan’da böyle bir şey var; Batı ve Doğu felsefesi iç içe. Türkiye’de de öyle. Mevlânâ, tasavvuf düşüncesini geliştiren en değerli sufilerden biri. Düşüncesi bana yakın olduğu için tasavvufla hep ilgilendim.

Mevlânâ yılının sonuna az kaldı. Sizce bu yıl nasıl geçti?

UNESCO’nun Mevlânâ yılı ilan etmesi bulunmaz bir fırsattı. Şimdi eylül ayındayız. Bence bu fırsat feci derecede kötü harcandı. Çünkü uzmanların ya da bu konuyla ilgilenen insanların kendi aralarında yaptığı konuşmaya dönüştü bu yıl. Kendini sıkı Müslüman sayanların arasında bile onu tanıyan yok. “Ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün.” Bunu herkes bilir. Ama bunun içinde yatan derin manayı anlatan bir yazıya rastlamadım.

Bu yıl boşuna mı geçti sizce?

Bir yıl bence kesinlikle boşuna gitti. Halkın Mevlânâ yılından haberi yok. Mevlânâ’yla, tasavvufla ilgili ciddiye alınabilecek büyük bir girişim, yaygın kitlesel bir hareket görmedim. Üstelik de AK Parti gibi İslami söyleme çok önem veren, kültürel yenilenme iddiasında olan bir hükümetin başta olmasına rağmen bu böyle. Cehalet, tasavvufun da önünde engel. Halbuki tasavvuf kolay öğrenilebilecek bir şey.

Sema hakkında neler düşünüyorsunuz?

Estetik olarak çok güzel; bunun için bir gösteri denilebilir. Ancak sema insanın kendisiyle ve yaratanıyla baş başa kaldığı, O’nunla ilişki kurduğu bir anı temsil eder. Halbuki biz şimdi semazenleri seyrediyoruz. Ne yazık ki semanın bir turistik aktiviteye dönüştüğü çok açık. İnsanlar semayı seyrediyorlar; ama onun fikriyatıyla hiç ilgilenmiyorlar. Bu bir ibadettir. Bizim yapmaya çalıştığımız, stadyumu sadece semayla değil, semanın temel fikriyle doldurmak.

İslâm bu organizasyonun neresinde?

İslâm her tarafında...

Hiç zikre katıldınız mı?

Katıldım çocukken. Muhafazakar olmayan bir çevrede büyüdüm; ama din, İslâm ve tasavvufla ilgilenen insanlardan Kur’an-ı Kerim dersleri aldım. 11 yaşındaydım. Bursa’da Çekirge’de II. Murad Camii’nin oradaydı evimiz. Kur’an’ı tamamen hafızaya almak için üstünden birkaç kere ezber geçmek gerekiyor. Bir yıl derslere devam ettim. Cüzleri parça parça ezberledik; ama şimdi unuttum. Arapçayı unuttuğum için üzülüyorum.

3 bin metrekarelik sahnede sema

* Organizasyonu 360 kişilik ekip hazırlıyor. Gösteri 120 dakika sürecek.

* 3 bin metrekarelik sahnede sema ayini yapılacak.

* Orkestra için 800 metrekarelik sahne tasarlandı.

* 33 dev ekrandan oluşan reji sistemi stadyumda görüntü şov yapacak.

* 10 bin adet sis bombası patlatılarak gökyüzünde yapay bulut oluşturulacak.

* Yaklaşık 200 bin havai fişekle gösteri yapılacak.

* 150 bin watt gücünde ses sistemi kullanılacak.

* 500 adet gösteri ışığı kullanılacak. 23 adet lazer cihazı kullanılacak.

18 yıldır gösteri hazırlıyor

Organizasyonun baş aktörü Sami Dündar, 1999 Marmara depremi sırasında Gölcük’te tam 27 saat göçük altında kalmış. Çıkarıldığında ise öldü sanılarak ceset torbasına konulmuş. Yaşadığı anlaşılınca İstanbul’a getirilen Dündar, tedavi gördüğü hastanede doktorların önce yaşamaz sonra da yürüyemez dediği bir evreden geçerek yeniden hayata ve mesleğine dönmüş. Yaşadıklarını ‘Her Şeyin Bittiği Yerde’ adlı bir kitapta toplayan Dündar, 18 yıldan bu yana organizasyon dünyasının içinde. Dündar, geçirdiği o zorlu dönemin ardından böylesine bir organizasyona imza atmanın heyecanını yaşıyor.

Anadolu’daki 18 Mevlevihane uydu aracılığıyla Konya’ya bağlanacak

* İlk kez dünyadaki tüm Mevlevi dergâhlarından 270 semazen bir araya gelerek dev bir sema ayini gerçekleştirecekler.

* İlk kez Anadolu’daki 18 Mevlevihane, Mevlânâ’nın şehri Konya’ya uydu aracılığı ile bağlanarak sema ayinine katılacak.

* İlk kez gökyüzünde yapay bulut oluşturularak lazer cihazları ile semazen görüntüleri yansıtılacak.

* İlk kez 48 ayrı aktif kamera görüntüsü ve çeşitli VTR görüntüleri canlı olarak uydu kanalları ve up-linkler aracılığı ile interaktif bir reji sisteminin içinden geçerek hem organizasyon alanındaki 33 ayrı ekrana 33 ayrı görüntü olarak, hem Fox TV ekranlarında canlı yayın olarak, hem de dünya televizyonlarına farklı görüntülerle yansıtılacak. zaman