• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Konya 14 °C
  • Türk Lirası'nda artık Merkez Bankası Başkanının da imzası olacak
  • Bugün hava nasıl olacak?
  • İstihdam seferberliği tam gaz: İş arayana 650 TL destek
  • Türk Lirası'nda artık Merkez Bankası Başkanının da imzası olacak
  • Bugün hava nasıl olacak?
  • İstihdam seferberliği tam gaz: İş arayana 650 TL destek

YÖK, Yok mu Oluyor?

Yücel Kemendi

Üniversitelerde öğrenci hareketleri başladı. Sağ sol çatışmasından uzak olan bu tepkilerin ana sebebi YÖK gibi görülüyor. YÖK bana 12 Eylülü hatırlattığı içinde, bu tepkiler beni mutlu ediyor.

***

Nitekim Üniversitelerdeki bu hareketlilik, İktidar partisini de harekete geçirdi. Yeni YÖK yasa taslağı tartışmaya açıldı.                                                                                                        Yeni YÖK yasa tasarısını inceleme imkanı buldum. İlk gördüğüm “YÖK kalıyor yasası değişiyor” Peki bu yeterli mi? İtiraf edeyim beni tatmin etmedi.                                             Çünkü yeni yasada YÖK devam ediyor, Merkezi öğrenci yerleştirme devam ediyor, Program açma yetkisi yine YÖK'te.

***

Tartışmaya açılan yeni YÖK taslağında, Özgür üniversite, üreten üniversite, ve  dünyaya açılan üniversite, özelliklerini göremedim

Yeni YÖK yasasında hiçbir yenilik yok dersem de, yasayı hazırlayanlara haksızlık etmiş olurum.  Çünkü, yeni yasada çok güzel uygulamalarda var.

 

***

Yeni yasayla YÖK'ün adı değişiyor. YÖK, başına Türkiye’nin T harfini alarak TYK oluyor. Mevcut yasaya göre; Türkiye'de sadece devlet üniversiteleri ile kar amacı gütmeyen vakıf üniversiteleri faaliyet gösterebiliyordu. Yeni yasayla Türkiye'de yabancı üniversite ve özel üniversite kurulmasının da önü açılıyor. 

Yeni taslak yasada, 4 farklı yükseköğretim kurumu öngörülüyor:

Devlet üniversiteleri, Vakıf üniversiteleri, Özel üniversiteler, Yabancı üniversiteler...

Sadece Üniversiteler çeşitli hale gelmiyor yeni taslak yasaya göre üniversitelerin işleyişlerinde de belirli değişiklikler yapılmak isteniyor.

 

***

Bu değişikliklerden bazılarını burada paylaşmak istiyorum.

En dikkat çekenleri, Profesörlük için bekleme süresi 3 yıla iniyor. Doçent olabilmek için doktora yaptıktan sonra beş yıl bekleme süresi getiriliyor. Araştırma görevlileri 10 yıl içinde doktor olmazlarsa üniversiteyle ilişikleri kesiliyor. Öğretim görevlilerinin 1 yıla kadar ücretli izinli sayılmalarının önü açılıyor.  Doktorayla yardımcı doçentlik arasına yeni bir akademik kadro geliyor. Özel üniversitelerinde Bakanlar Kurulu kararıyla kurulması öngörülüyor.

Bir başka önemli değişiklik.  Devlet üniversiteleri dahil, üniversitelerde “Üniversite Konseyi” (mütevelli heyeti benzeri) uygulaması getiriliyor. Ve bu kurula nerdeyse sınırsız yetkiler veriliyor. Yalnız devlet üniversitelerinde bu kurul bakanlar kurulu tarafından seçiliyor.

 

***

Bu konsey, rektör ve dekanları seçme ve atama, üniversite stratejik planını ve performans programını onaylama, üniversite yatırım programını karara bağlama ve öğrenci kontenjanlarını ve öğrenim ücretlerini belirleme gibi önemli görevlerle donatılmak isteniyor.

 

***

Taslak Yasaya göre 'Üniversite Konseyi 11 kişiden oluşuyor.

Bu üyelerin 5’i üniversitenin farklı fakültelerden, bölüm başkanı ve üstü herhangi bir idari görevi olmayan kendi öğretim üyeleri arasından seçilecek. Diğer 2 üye Bakanlar Kurulu tarafından 2 üye’de ilgili üniversitenin profesörleri arasından Yükseköğretim Kurulu tarafından seçilmesi öngörülüyor.

 

***

Çok hoşuma giden önemli değişikliklerden biriside rekabeti teşvik etmek için “performans sistemi” geliyor. Bununla akademisyenlerin performanslarının üniversitenin performansına yansıtılması amaçlanıyor. Tabiî ki Performanslar, akademisyenlerin maaşlarına da yansıması planlanıyor. Vakıf, Özel ve yabancıların üniversitelerinin kapıları devlet burslu öğrencilere açılması öngörülüyor

 

***

Bunlar hiç de basit küçümsenecek değişiklikler değil.

Ancak şunu unutmamalıyız, Devlet üniversite kavramı, bakanlar kurulunca atanmış bir kurulun hakimiyeti, devam ettikçe, üniversite özerkliği kesinlikle olmaz.

 

Bu değişikliklerle dünya standartlarında üniversite kavramına kavuşmak istiyorsak. “Ekonomik olarak devlet bütçesini kullanmayan, üniversiteler oluşturmalıyız”

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Cemal Duygulu
13 Kasım 2012 Salı 21:12
tşk
Mahalli bir gazetede böyle güncel bir yazıyı okuyabileceğimi hiç tahmin etmiyordum onun için teşekkür etmek istedim. YÖK le ilgili değerlendirmelerinize katılmakla beraber hangi işimizi kusursuz yapıyoruz ki diye sormak istiyorum. elinize yüreğinize sağlık.
78.161.76.19
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim