• BIST 96.541
  • Altın 268,673
  • Dolar 5,5873
  • Euro 6,2013
  • Konya 21 °C
  • 3 HDP'li başkan neden görevden uzaklaştırıldı?
  • CHP'den beklenen kayyum tepkisi! "Barikatçı arkadaşlara" destek çıktılar
  • Yargı reformu değerlendirmesi "Tuzu kuru olanların ne dediği çok önemli değil!"
  • 3 HDP'li başkan neden görevden uzaklaştırıldı?
  • CHP'den beklenen kayyum tepkisi! "Barikatçı arkadaşlara" destek çıktılar
  • Yargı reformu değerlendirmesi "Tuzu kuru olanların ne dediği çok önemli değil!"

Uganda’da Bir Başarı Öyküsü

Haşim Akın

İnsanı alıp evirip çevirmek ve onu bir potaya sokmak, bu dünyanın en zor işlerden birisidir. Uzaktan bakanlar, eğitim işi ile uğraşanların az çalışıp - çok yattıklarını düşünseler de gerçek öyle değildir. Ama dünyanın bu en zor işinde her nasılsa çok güzel başarı kazanmış olanları da görmek insanı mutlu ediyor.

 Bugün yine Uganda’ya ait iki eğitim örneğini sizlerle paylaşmak istiyorum. Hem bölgeyi tanımak hem de yapılanlarla göğsümüzü kabartmak için…  Rehberliğimizi yapan Asım Bey kardeşim, bizi ortaokul seviyesinde eğitim veren okullarına götürdü. Bu günkü ziyaret programımız böyle…

Ortaokul seviyesinde öğrencilerin yatılı olarak eğitim gördüğü bir yere ulaştık. Tek katlı binalar var. Bahçesinde ihata duvarı olmayan bir eğitim merkezi burası. Bu öğrenciler, gündüz devlet okulunda normal eğitim alıyorlar. Akşam ve hafta sonları da kaldıkları bu yurtta dini tedrisat görüyorlar.

Öğrencilerin biraz daha büyük yaşta olanları kursta yokmuş. Çünkü Ramazan ayı ve bunların çoğu köylerine imamlık yapmaya gitmiş. Asım Bey, örnek olarak bir öğrencisinden bahsetti. Onlara gelip; “Ramazan'da köye gitmem lazım. Bana izin verir misiniz?” demiş.  Neden gitmek istediğini sormuşlar.  “Bizim imam sadece üç tane sure biliyor. Oysaki ben on sure okuyabilirim. Ondan daha da güzel okurum. Köyde teravih namazlarında imamlık yapacağım…”  demiş.

Öğrenciler bizim için güzel bir program hazırlamışlar. Her biri ezbere Kur'an'dan ayrı bir sayfayı okudu. Diğer dini bilgilerle neler öğrendiklerini bize aktardılar. En dikkat çekici olanı da cenaze hizmetleriyle ilgili sergiledikleri performanslarıydı. Ülkede Müslüman sayısı ciddi olarak az. Daha önce de yazmıştım, resmi rakamlar yüzde 15'i gösteriyor.  Müslümanlar da yüzde 30 civarında olduklarını iddia ediyorlar. Öyle bir ortamda vefat eden Müslümanların cenaze hizmetleri, takdir edersiniz ki önemli bir sorun olarak kalacaktır. Bunun için ciddi bir uygulama eğitimi almışlar. Bir arkadaşları cenaze rolüne girdi.  Onu gayet güzel bir şekilde hazırladılar. Sonra yıkadılar, kefenlediler, namazını kıldılar.

Burası ortaokul düzeyinde eğitim veren bir kurum. Bu işler bizde eskiden imam hatip liselerinde vardı. Niçin eskiden dedim? İmam- Hatip olma sevdası azalıp, onun yerine daha çok akademik başarı ve üniversite kaygısı ön plana çıkınca eski yoğunluğu kalmadı

 Bu öğrencilerin yatılı kaldıklarını, ülkenin çok farklı noktalarından özel olarak seçilip getirdiklerini öğreniyoruz. Onların özel seçilip getirilmeleri, çok üstün akademik başarıya sahip olduklarını göstermiyor. Seçimin amacı ve içeriği bu değil. Bu eğitimi organize eden gönüllüler, özellikle ülkenin değişik şehirlerinden seçmişler ki oralara imam olarak görevlendirebilecek eleman bulunsun. Aldığımız bilgilere göre; bunların bir kısmı lise eğitime devam ederken, çoğu da köylerde imam olarak görev alıyor. Görev alma deyince burada bizdeki gibi bir diyanet işleri ve maaş beklentiniz yok değil mi? Arka sırada bir kaç kız öğrenci de gördük. Kızlara da benzer eğitimlerin verildiğini söylediler.

 Akşam iftarımızı başka bir lisede açtık. Bunlar biraz daha büyük lise öğrencileri. Onlarla beraber iftar sofrasında yerimizi aldık. Afrika'da bir süre kaldım. Ama Ramazan'da iftarı onlarla aynı sofrada açmak her zaman Mümkün olamadı. Bunu sadece onların yediklerini beğenmeme olarak düşünmeyin. Yenilen yemek, o yemeğin pişirme tarzı, içine konulanlar sizin vücudunuzla çok da uyum sağlayamıyor.  Akşam koca bir kazanda pişmiş pirinç pilavımızı aldık. Biz bunu bulgur zannettik. Çünkü içine bolca zencefil ve kimyon konulmuştu. Bolca zencefil ve kimyon koymuş bir pilav yediniz mi bilmiyorum? Ben tadına baktım ama çok da devam edemedim.  Siz beğenseniz de bağırsaklarınız itiraz edebiliyor.

Yemekler önemli değildi. Ama eğitimleri göz doldurucuydu. Hediyelerimizi dağıttık, harçlıklarla sevindirdik, karşılıklı teşekkür ve dualarla ayrıldık.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim