• BIST 97.454
  • Altın 222,169
  • Dolar 5,6250
  • Euro 6,4525
  • Konya 14 °C
  • "Dön çağrıları sahte gelirsem tutuklanacağım"
  • Kripto FETÖ'cü Yeni Asya'nın "Said Nursi" talebine ret!
  • Enflasyonla mücadele kampanyasına destek çığ gibi! İşte Liste
  • "Dön çağrıları sahte gelirsem tutuklanacağım"
  • Kripto FETÖ'cü Yeni Asya'nın "Said Nursi" talebine ret!
  • Enflasyonla mücadele kampanyasına destek çığ gibi! İşte Liste

Türedi Örgütlerden kurtulursak, kurtuluruz

Derviş Argun

 

Suriye iç savaşında sona doğru geliniyor. An itibariyle en büyük sorun, ABD tarafından Kuzey Suriye’ye yerleştirilen PKK/PYD‘dir. Bu sorunun da en kısa zamanda hem de Esed rejimi tarafından çözüleceğine inanıyorum. Çünkü Türkiye,  Rusya ve İran’ın mutabık kaldığı en önemli konu, bölünmemiş bir Suriye’dir.

Hemen aklınıza gelen sorunun cevabını vereyim, de ben de siz de rahatlayın. Evet, Suriye’de iç savaş başlamadan önceki şartlara ulaşmaya çalışıyoruz. Peki, savaşta ölen yüzbinler, göç eden milyonlar, talan edilen koskoca ülke ne mi olacak? Onu da bu savaşın tarafı olan ülke, örgüt ve STK’lara sormak lazım.

İç savaş döneminde ABD’nin Suriye’nin elindeki nükleer silahları teslim aldığını ve okyanusta güya imha ettiğini unutmamışsınızdır. Esasen Suriye iç savaşı, ABD ve batı için o silahların teslim alındığı ve İsrail’e Suriye tarafından gelmesi muhtemel öldürücü darbenin bertaraf edildiği gün bitmişti. Ondan sonrası kimi Müslümanlar için cihad! ABD ve batı için aksiyon içerikli, bol kanlı, istedikleri algıyı oluşturabilecek imkânı altın tasta sunan bir platforma döndü.

İsrail, kendisi için muhtemel en büyük riski oluşturan Suriye’yi bu iç savaşta hem de Müslümanların birbirini kırması yöntemi ile bertaraf edince, kaldığı yerden sürecine devam etti. Yani iç savaş boyunca hiçbir lojistik alamayan hatta Katar dışında barınacak yer bile bulunamayan kolu kanadı kırılmış HAMAS’ın bitirilmesi için Kudüs’ü başkent ilan ettirerek son darbeyi vurdu.  HAMAS, El Fetih birleşme kararı bir yönden mecburi bir yönden de bu darbeyi önlemeye dönük bir hamleydi. Bana göre başarılı da oldu. ABD’nin Kudüs’ü başkent ilanı stratejik açıdan erken sonuçları itibariyle bir ölü doğumdur. Bunun olmasında Türkiye önderliğinde geliştirilen Filistin stratejisinin çok büyük katkısı vardır. Aynı strateji BM’de de işletildi ve ABD, İsrail üzerinden tarihinin en büyük tokadını yedi.

Çok iyi biliyoruz ki, ne ABD’nin ne de İsrail’in planlarında Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan yoktu. FETÖ’nün planlarında olmadığı gibi. Batının yüzyıllık planlar üzerinden süreç geliştirdiği bilinir ve anlatılır. Ama artık batı planlarında revizyona gitmek zorunda kalıyor. Sürekli ters köşe sürekli beklenmedik yumruk ABD ve batıyı şaşkına çevirdi. Zannımca bu seri bundan sonra da devam edecek. Hem de en hassas bölgelere.

Oysa ABD ve batı işlerini nasıl da tıkır tıkır işletiyordu. Kaos planladığı yere, öncesinde El Kaide, DEAŞ ya da bir başka isimde sözde İslamcı bir örgüt gönderiyor, infazlar, katliamlar yaşatıyor ve bir kahraman edasıyla o coğrafyaya müdahale ediyordu.

Şimdi durum değişti. 

İslam dünyası sorunlarını, batı tarafından üretilen laboratuvar örgütlerle değil, Türkiye gibi kökü ve geçmişi olan devletler eliyle çözmek istiyor. Bunun sonuç vereceğini ve bizi örgütler eliyle sokulan kısır döngüden kurtaracağını tüm dünya biliyor. Titremeleri de şüphesiz bu yüzden.

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim