• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • Konya 21 °C
  • Enflasyonla mücadele kampanyasına destek çığ gibi! İşte Liste
  • Döviz indi zamlar kaldı
  • "Bu Türkiye'nin egemenlik haklarının ihlali"
  • Enflasyonla mücadele kampanyasına destek çığ gibi! İşte Liste
  • Döviz indi zamlar kaldı
  • "Bu Türkiye'nin egemenlik haklarının ihlali"

Sabır sınavı oruç

Prof. Dr. Ali Akpınar

İnsan için var olmanın kaçınılmazıdır sınav. Sınavda başarılı olmak için ise sabır gerekir. Zira sınav sorularını sınavın sahibi Yüce Allah sormaktadır. Sınavın yerini, zamanını ve süresini de O belirlemektedir. Kula düşen, sızlanmayı bırakıp sınavda başarılı olmak için gayret etmektir.

Yüce Allah, hiç kimseye gücünün yetmeyeceği şeyi yüklemez, şayet kuluna bir şey buyurmuşsa, bu kulunun yapabileceği bir şeydir. Ama O, sevdiği kuluna zaman zaman çetin sorular sorar, ağır yükler yükler, kulunun yakarmalarını duymak için, onu sınavın zorlu aşamalarından geçirip kemale taşımak için.

Bir hadislerinde Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: Mümin taze ekin gibidir. Olgunlaşıncaya kadar rüzgâr onu eğip büker, bazen yere yatırır, bazen de doğrultur/ama kırılmaz. (Müslim, S. Münafikûn 59)

Aleyhisselâtü vesselâm, hayatın içerisinden, herkesin anlayabileceği çok güzel bir örnek üzerinden konuya açıklık getiriyor. Bir ekin başağı olgunlaşıp daneye durmak için epey bir aşamadan geçiyor. Önce toprağın altından yeşil bir ekin olarak çıkıyor, sonra boy atmaya başlıyor, sonra başağa duruyor. Bu arada üzerine yağmurlar yağıyor, rüzgârlar esiyor. Bazen çok sert rüzgârlara maruz kalıyor, esintiler onu sağa sola savuruyor, yerlere yatırıyor. Ancak o her seferinde başını kaldırıyor ve ayakta kalmaya devam ediyor. Belki de bütün bu olanlar onun başaklarının danelerle dolmasına ve olgunlaşmasına vesile oluyor.

İnanan insan da öyledir, dünyaya gelip hayata merhaba dediğinde birçok bela ve musibetle karşılaşıyor. Kimi zaman karşılaştığı olaylar belini büküyor, ciğerini dağlıyor, gözünü yaşartıyor, ama o asla pes etmiyor. Üzerine sağanak sağanak yağan bela ve musibetlerle pişiyor ve kemale eriyor. Var olma mücadelesinde sabır, müminin en önemli vasfıdır. Mümini zafere taşıyan vasıtadır.

Oruç ibadeti de bir sabır testidir. Oruç tutmakla mümin, önce kendini tutmasını öğrenir. Açlığa susuzluğa, nefsinin istediği şeylere ket vurarak nefsini yönetmeyi öğrenir. Onun için kudsî hadiste Yüce Rabbimiz, oruç benim içindir ve onun mükâfatını ancak Ben belirler ve Ben veririm buyuruyor. Sabredenlerle ilgili olarak da ayetinde, sabredenlere mükâfatları elbette hesapsız olarak verilir (39 Zümer 10) buyrulmuştur.

Peki, sabır testi oruç ibadetinde ne kadar başarılıyız? Midemizi aç susuz bırakarak sabrettiğimiz gibi, sözgelimi trafikte sabredebiliyor muyuz? Akşam iftar sofrasında ne kadar sabırlıyız? Teravih çıkışı ayakkabılarımızı alırken ne kadar sabırlıyız? Kalabalık bir davette yemek sırasında ne kadar sabırlıyız? İnsan olarak sinirlendiğimiz zaman, şeytanın bunca tahrikleri karşısında ne kadar sabırlıyız? Dilimizi kontrol edebiliyor muyuz, elimizi ve diğer organlarımızı yanlış işlerden korumakta ne kadar başarılıyız? İstikamet çizgisindeki hayır yarışında ne kadar sabırlıyız?

Unutmayalım oruç bir sabır testidir. Sabır testinde başarılı olmanın mükâfatı katmerlidir. Ama bu testte başarılı olmak her kişinin kârı değildir.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim