• BIST 120.151
  • Altın 307,831
  • Dolar 6,0428
  • Euro 6,5497
  • Konya 1 °C
  • Milli radarda sona yaklaşıldı
  • Grip deyip geçmeyin! Dikkat etmezseniz kalp krizi geçirebilirsiniz
  • "Türkiye'nin siber kalesinde" anlık 16 milyon IP taranıyor
  • Milli radarda sona yaklaşıldı
  • Grip deyip geçmeyin! Dikkat etmezseniz kalp krizi geçirebilirsiniz
  • "Türkiye'nin siber kalesinde" anlık 16 milyon IP taranıyor

Prof. Dr. Ceylan'dan "Coronavirüsler hastalarla temastan kaçınarak engellenebilir" uyarısı

Prof. Dr. Ceylan'dan "Coronavirüsler hastalarla temastan kaçınarak engellenebilir" uyarısı
Prof. Dr. Ceylan, koronavirus gibi virüslerin en sık solunum yolu ile bazen de elden temasla bulaştığını belirterek, elleri bol sabunlu suyla yıkamak gibi önlemlerle bu hastalığın yayılmasını engellemenin mümkün olduğunu söyledi.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Enfeksiyon ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Bahadır Ceylankoronavirus gibi virüslerin en sık solunum yolu ile bazen de elden temasla bulaştığını belirterek, "O yüzden soğuk algınlığı olan insanlara mümkünse 1 metreden fazla yaklaşmamak, soğuk havaya maruz kalmamak ve eğer nezleysek öksüreceğimiz zaman elimizle ya da bir mendille ağzımızı kapatmak ve sonra ellerimizi bol sabunlu suyla yıkamak gibi önlemlerle bu hastalığın yayılmasını engellemek mümkün." dedi.

Ceylan, AA muhabirine koronavirüs ve korunma yollarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Çin'de ortaya çıkan virüsün yeni bir koronavirüs tipi gibi görüldüğünü ifade eden Ceylan, "(Türkiye'de görünen tipteki) Korona virüsü bizim çok aşina olduğumuz ve çok sık rastladığımız bir virüstür. Nezle veya soğuk algınlığı dediğimiz enfeksiyonların en önemli sebeplerinden biridir. Soğuk algınlığı veya nezle dediğimizde şu tablo aklımıza geliyor; burundan su gibi bir akıntı olması, boğaz ağrısı, hafif bir ateş ve kırgınlık. Bu semptomlar üç ila beş gün sürüyor ve geçiyor. Bu tabloya birçok virüs sebep olabiliyor. Bu virüslerden en önemlisi rhino virüsüdür. Hemen ardından influenza yani grip virüsü, respiratuvar sinsityal virüs ve koronavirüs dediğimiz virüsler geliyor." diye konuştu.

Koronavirüsün basit soğuk algınlığı virüslerinin içerisinde yüzde 5 veya yüzde 10 oranda yer tutan bir virüs olduğunu vurgulayan Ceylan, "Genelde biz bunu çok hafif bir şekilde atlatıyoruz. Ancak bu virüs yaşlı ve çok küçük yaştaki çocuklarda ya da kemoterapi alan, böbrek yetmezliği, siroz gibi altta yatan ağır hastalığı olan hastalara bulaştığı zaman onlarda sadece bununla sınırlı kalmıyor akciğerleri etkiliyor ve solunum yetmezliğine götüren tablolara yol açabiliyor." şeklinde konuştu.

 

"Soğuğa maruz kaldığımızda virüslerin üremesi kolaylaşıyor"

Ceylan, virüsün öksürme ve hapşırma ile yayıldığını hatırlatarak şunları söyledi:

"O sırada havaya karışan küçük damlacıklar bizim solunum yollarımıza ulaşıyor ve solunum yolları mukozamıza yerleşiyor. Yani burnumuza, boğazımıza, solunum yollarımıza yerleşiyor. Ancak bizde hemen hastalık oluşturmuyor. Ne zaman ki biz soğuk havaya çıkıyoruz, soğuk havayla temas ediyoruz, soğuk bir su içiyoruz yani soğuğa maruz kalıyoruz işte o zaman üst solunum yollarımızdaki ısı düşüyor ve virüsün üremesi kolaylaşıyor. Virüs hızla artarak bizde nezle tablosuna yol açıyor. Bir diğer bulaşma yolu da şu; hapşıran öksüren insanlar ellerini ağızlarına tuttuktan sonra ellerine virüs bulaşıyor. Sizin elinize ya da bir eşyanın üzerine temas ettiğinde o virüsü bırakıyor. Ayrıca o eşyaların üzerinden veya bu hasta kişilerin ellerinden bizim ellerimize ve bizim ellerimizden de ağız yoluyla üst solunum yollarımıza ulaşabiliyor. Ama dediğim gibi virüsün bize bulaşması yeterli değil. Bu virüsün aynı zamanda bize bulaştıktan sonra soğukla temas etmesi gerekiyor. Soğukla en güzel temas ettiği yerde burun mukozası oluyor. Burun içerisine yerleşen virüs soğuk havaya çıktığımızda kendisi için uygun üreme koşullarını buluyor ve hastalığa yol açıyor.

koronavirus gibi virüsler en sık solunum yolu ile bazen de elden temasla bulaşıyor. O yüzden soğuk algınlığı olan insanlara mümkünse 1 metreden fazla yaklaşmamak, soğuk havaya maruz kalmamak ve eğer nezleysek öksüreceğimiz zaman elimizle ya da bir mendille ağzımızı kapatmak ve sonra ellerimizi bol sabunlu suyla yıkamak gibi önlemlerle bu hastalığın yayılmasını engellemek mümkün."

"Koronavirüs'ün birçok farklı tipi var, Orta Doğu ve Çin'de görülen tipleri ölüme yol açabiliyor"

Türkiye'de halihazırda koronavirüsün olduğunu ifade eden Ceylan, "Koronavirüsün birçok farklı tipi var. Türkiye’de görülen tipi nezle yapıyor. Ancak altta yatan hastalığı olanlarda bazen pnömoni yapıyor çok nadiren de solunum yetmezliği yapıyor. Dünyadaki bazı bölgelerde görülen koronavirüs tipleri ağır hastalıklara yol açıyor. Mesela bizdeki koronavirüsün bir zatürre ve solunum yetmezliği yapma ihtimali çok çok düşükken Çin’de görülen SARS virüsü, Orta Doğu’da görülen MERS virüsü dediğimiz koronavirüs tipleri çok yüksek olasılıkla solunum yetmezliği ve ölüme yol açabiliyor." diye konuştu.

Orta Doğu ve Çin'de görülen tarzıyla koronavirüslerin ülkemizde görülmediğine dikkati çeken Ceylan şunları kaydetti:

"Türkiye’de bu tipteki virüsleri görmüyoruz. O yüzden biz bu durumda koronavirüs enfeksiyonlarından ülkemizde korkmuyoruz. Mesela, Orta Doğu’ya giderseniz Orta Doğu’da develerden insanlara bulaşan daha sonra da insandan insana yayılan MERS virüsü dediğimiz bir virüs var. Bu virüs Korona virüsüdür. Ama solunum yetmezliği ve pnömoni yapma ihtimali çok yüksektir. O yüzden tehlikeli bir korona virüsüdür. Yine Çin’de 2000’li yıllardan sonra ortaya çıkan SARS dediğimiz bir virüs var, o da korona virüsüdür. O da yarasa gibi hayvanlardan insana bulaşan ve insandan da insana yayılan ve zatürre yapıp solunum yetmezliğine yol açan tehlikeli bir virüstür. Tabii bu virüsler bizim ülkemizde olsa bizde çok korkardık. Çünkü o zaman alarm halinde olurduk ve çok ciddi önlemler alırdık. Ama bu virüsler bizde yok."

Ceylan, bununla birlikte, örneğin, bazı nedenlerle Orta Doğu’ya giden insanların bu virüsü alıp Türkiye’ye getirmeleri ve Türkiye’de bu enfeksiyonun yayılması durumunda doğal olarak sıkıntı olacağını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ya da Çin’e seyahat eden bir takım iş adamlarımız oradan virüsü alıp Türkiye’ye getirirlerse ve burada yayılırsa çok ciddi sıkıntı olur. Ama şimdiye kadar günümüzde Türkiye’de bugüne kadar böyle bir problemle karşılaşmadık. Şimdi Çin’de yeni bir salgından bahsediliyor. Bu salgın muhtemelen farklı bir hayvandan insanlara bulaşan şimdi de insandan insana yayılan farklı bir koronavirüs tipiyle oluşan bir salgın. Bunun tabii ayrıntılarını pek fazla bilmiyoruz. Bu salgın incelenerek virusun özellikleri, ölümcül olma oranı ve yol açtığı komplikasyonlar anlaşılacaktır. Bizde bu konuya henüz yabancıyız. Ama bununda yeni bir koronavirüs enfeksiyonu salgını olduğu belli. Çok fazla sayıda insanı etkilemiş ve 50’ye yakın kişinin ölümüne yol açmış bir salgın. Şu anda tam kesin olmamakla beraber yine bir bölgede bir takım evcil hayvanları satan bir marketten kaynaklandığı düşünülüyor."

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim