• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Konya 4 °C
  • 15 Temmuz Çengelköy ve Kuleli iddianamesi kabul edildi
  • Teröristbaşı Gülen'in örgüt mensuplarına verdiği talimat yazısı ortaya çıktı
  • İYİ Parti'den 2019 için CHP ve HDP'ye ittifak çağrısı!
  • 15 Temmuz Çengelköy ve Kuleli iddianamesi kabul edildi
  • Teröristbaşı Gülen'in örgüt mensuplarına verdiği talimat yazısı ortaya çıktı
  • İYİ Parti'den 2019 için CHP ve HDP'ye ittifak çağrısı!

Polemiğe Girmenin Dayanılmaz Hafifliği…

Mustafa Yiğit

Polemiğe Girmenin Dayanılmaz Hafifliği…

Aslında hep ilgimi çekmiştir köşeden köşeye polemiğe girenler…

Ama bana bir türlü nasip olmamıştı, kısmet bugüneymiş.

Gazetemiz yazarlarından İmren Pekşirin, geçtiğimiz gün “Mustafa Yiğit şu duaya ne der?” başlıklı bir yazıyla “Türkan Saylan”la ilgili kaleme aldığım iki yazımı  ve orada dile getirdiğim görüşleri eleştirmiş.

Eleştirmek muhakkak ki güzel bir şey, hakikatlere de  ancak soruduğumuz isabetli sorularla ulaşabiliriz.

Ancak Pekşirin keşke bana bu soruları sorarken Vakit gazetesinden aldığı “kes yapıştırlarla  değil de kendi özgün düşünceleriyle hareket etseydi.

Geçtiğimiz hafta içinde  vakit gazetesinde CYDD’den burs alan ve Saylan’ın sağ kolu olan bir itirafçıyla(!) yapılan röportaj aslında benim de ilgimi çekmedi değil.

Gazetenin   “Saylan İHL mezunu olduğumu öğrenince çılgına döndü…” başlıklı haberinde Türkan Saylan’a ilişkin ilginç itiraflar yer alıyor.

İmren Pekşirin’in sorduğu soruların büyük bir kısmı orada da dile getirilmiş.

Röportaj veren kişi ilginç biri.

Ben onun kadar uzun süreli ÇYDD’nin faaliyetlerinin içinde yer almadım.
Hatta bir iki defa gitmişliğim vardır, ya da yoktur derneğe.

Bu röportajı veren kişi tam anlamıyla ÇYDD’nin içindeymiş!

Hatta o kadar içindeymiş ki, o kadar güvenilir biriymiş ki, bir gün ÇYDD’nin başına geçirecekmiş Türkan Saylan bu zatı.

O kadar içindeymiş ki, gizli gizli namaz kılıyor, oruç tutuyormuş ÇYDD evlerinde.

Bir Müslüman namazı niye gizli kılar, orucu niye gizli tutar işte onu anlamış değilim.

Hangi Müslüman’a yakışır ibadeti gizlemek.

İnsanlar  niye “Müslüman” olduğunu gizler...

Madem ÇYDD senin ibadetine, namazına, orucuna engel bir dernek, bu kadar zahmete ne gerek var, namazı rahat rahat kılacağın, orucu rahat rahat tutacağın derneklerden niye burs almazsın…

Takiye sözcüğü tam da buraya mı denk düşüyor ne…

Aslında İslam’da takiye için bile belli şartlar vardır.

Bu şartlardan hangisi gerçekleşmiş, kim onu olduğu gibi olmamaya zorlamışta bu arkadaş böyle davranmış.

Çok şükür ki, ben kimsenin sağ kolu olmadım.

İnsanların sadece dostu, arkadaşı oldum.

Kendi kimliğimle, kendi inancımla arkadaşlıklar kurdum…

Hayatımın her döneminde de böyle davrandım.

Zaten kendi dünya görüşümden taviz vermem istenseydi muhtemelen o gün Türkan Saylan’la bir daha görüşmezdim ve bu iş kapanırdı.

Burada tekrar söylüyorum, Türkan Saylan bunların hiç birini benden istemedi.

Hep milliyetçi- muhafazakar kimliğimle yaşadım.

Hep öyle bilindim…

O yüzden de itiraf edecek hiçbir şeyim yok.

Ben sadece  “benim gözümle Türkan Saylan”ı yazdım.

Hiç öyle alengirli, tuhaf ilişkilere girmeden, yanlışa yanlış, doğruya doğru demek suretiyle bugüne geldim.

Türkan Saylan’ın arkasından yazdığım yazılarda da bunu dile getirdim.

Açık beyanları olmadığı sürece kimseyi küfürle itham etmek benim haddime değil…

Bunu Allah’a bırakır, insanların  “iyilik” ve  “kötülük”lerini Allah’ın ahirette karşılıksız bırakmayacağına inanırız.

Çok şükür ki, biz kendimizi yalnızca Allah’a kul olarak görenlerdeniz.

Kulların da  nereye gideceğine ahirette  kimlerle birlikte olacağına hüküm vermenin  haddimizi aştığını da bilenlerdeniz.

Ve bugüne kadar iyi bilirdim dediğim bütün insanlarla da “dünya ve ahirette” birlikte olmak isterim…

Ben  İmren Pekşirin’in samimiyetine gönülden inanıyorum.

Ancak inandığım bir şey daha var ki,  İslam’ın şekline yakın olduğu oranda, özünden ve hikmetlerinden uzak olan riyakar, çıkarcı, istismarcı, kul hakkı nedir bilmeyen “Müslümanlarla”  bu dünyada da ahirette de asla birlikte olmak istemem.

                                                          

 

Yorumlar
Hidayet Sönmez
06 Haziran 2009 Cumartesi 16:26
Türkan Saylan
Sağcı ya da solcu, dinci ya da laik ne taraftan olursak olalım önce insan olmak gerekiyor herhalde. Ait olduğunuz camianın esiri olmadan kendi düşüncenizi ortaya koyabildiğiniz, kendi doğrularınızı savunabildiğiniz ve dik durabildiğiniz için binlerce tgeşekkürler. Bize "önce insan" olmanın ne olduğunu gösterdiniz.Ancak siz ve sizin gibiler çoğalırsa bu ülke daha yaşanılır bir hale gelecek.
81.215.127.82
Ali İ. Uz
01 Haziran 2009 Pazartesi 23:41
GAFLTİN BÖYLSİ !..
Syın M.Yiğit,önce diğr sitelerdeki gibi yorumda karakter sınırlamasıyle yorumcuyu sıkmadığınız için teşkkür ederim.Aslında bir iktisatçı ve mutedil müslü
ilahiyatçı olarak hemen her şeyin aşırılığından sakı-
nırım;ama bir teknik eleman olarkta teknolojinin bü-
tün imkanlarından faydalanmayı da severim.
Aşırılıktan sakınmalıdır.Çünkü ifrat,tefride giden
bir yoldur.İtidal genlde iyidir.Çünkü taassup,tefeh-
hüm ve tefekkürün hasmı,terakki ve tekamülün maniası-
dır.Ancak insanoğlu,birey veya toplum olarak-en büyük
düşman şeytanın aldatma ve teşviki ile-öyle faaliyet-
lerve komplolar üretiyorlar ki bazen şeytanı bile sol
luyorlar.Tabiiki burada biri diğerini,üçüncüsü aleyhi
ne ustaca ve gaddarca kullanabiliyor.Kullanılan genel
likle farkında olmuyor;yahutta kapris ve cehaletinden
bilerek alet oluyor.Bu da Yaratıcının(Allah)yrattıkla
rını imtihan sistminin bir parçsıdır.
Konuyu uzunca bir anektodla genişçe anlatcaktım
ama okuyucuyu sıkmamak için ayrı bir yorumda açmayı
düşünüyorum.İnşaallah.
Kısaca:Yukrıda da değindiğim gibi yeryüzünde mad
deperstler,açgözlüler,şu fani hayat için öyle entrika
lar çeviriyorlar; kılıktan kılığa giren nice Saylan-
lar ortalıkta cirit atıyorlar ki hayli yaşlı ve tecrü
beli biri olarak bazen benim dahi dimağım duruyor...
78.164.192.80
Bayram Kurugöl
01 Haziran 2009 Pazartesi 21:05
Türkan Saylan
Sizin yazılarınızı da İmren Pekşirin'in yazısını da okudum. Bence İmren Pekşirin hakkınızdaki dua talebine "olumlu" karşılık vermenize üzülmüştür.
88.224.247.172
sevil köse
01 Haziran 2009 Pazartesi 14:05
siz kendi beyninizle düşünmüssünüz.
hay ağzınıza yüreginize sağlık,ne güzel aktarmışsınız.yazar olmak işte bu anlaşılır bir dille olayı özetlemek,karalamada,kırmadanhemde dik durarak.Türkan Hanım için yazdılarınızın tamamen arkasındayım,sizi bu konuda takdir ve tebrik ediyorum.Şu son vurgunuz harika İSLAMIN ŞEKLİE YAKIN OLDUĞU ORANDA ÖZÜNDEN VE HİKMETLERİNDEN UZAK OLAN RİYAKAR,ÇIKARCI,İSTİRMARCI,KUL HAKKI NEDİR BİLMEYEN MÜSLÜMANLARLA NE AHİRETTE NE DÜNYADA BİRLİKTE OLMAK İSTEMEM.helal olsun size,işte budur gerçek,polemik diyorsunuz ma bu yazdıgınıza polemik degil,KENDİ BEYNİYLE DÜŞÜNMEK ,denir
saygılarımı sunuyorum
88.254.255.224
Ahmet Hadi
01 Haziran 2009 Pazartesi 11:41
Tebrikler
Sadece son paragrafınızı yazıp bırakmakla yetinseydiniz yeterdi Mustafa Bey. Hani yok diye söylenen mahalle baskısı var ya. Onu dibine kadar hissediyorsunuz ve buna karşı gösterdiğiniz dik duruş için ayrıca tebrikler.
195.177.206.66
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim