• BIST 108.052
  • Altın 143,033
  • Dolar 3,5299
  • Euro 4,1310
  • Konya 24 °C
  • Teröristbaşının sapkın din anlayışı: Öldü, dirildi, geldi...
  • Milyonlarca çalışana zam müjdesi
  • MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin yeni iddianame kabul edildi
  • Teröristbaşının sapkın din anlayışı: Öldü, dirildi, geldi...
  • Milyonlarca çalışana zam müjdesi
  • MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin yeni iddianame kabul edildi

Peygamber şart!

Ahmet Demirel

Peygamber kimdir?
Örnektir.
Üsve-i hasenedir.
Rehberdir.
Numune-i imtisaldir.
Nur saçan bir kandildir.
Mübelliğdir.
Mübeşşirdir.
Şahittir.
Allah'a çağıran bir davetlidir. 
Allah'ın elçisidir. 
Peygamberlerin sonuncusudur.
Öğretmendir.
Güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderilendir.
Allah'ın sevgilisidir.
Alemlere rahmettir.

PEYGAMBER ŞART!

Kur'an bir kitaptır.
Kur'an rehberlik eder, yol gösterir ama örneklik yapamaz.
O yüzden Peygamberimizi en güzel örnek olarak takdim etmiştir. 
Peygamberimiz de "Beni nasıl namaz kılarken görüyorsanız öyle namaz kılınız." buyurmuştur. 
Hac uygulamalarıyla ilgili "Hac kurallarını benden öğreniniz." buyurarak bize örnek olduğunu ifade etmiştir. 
Allah "Allah'a ve Rasülüne itaat edin." buyurarak peygambere itaatin zorunlu olduğunu bildirmiştir.
Yine Al-i İmran süresi 31. ayette "Ey Muhammed de ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana tabi olun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın." buyurarak Allah'ı sevmenin yolunun Peygambere ittibadan geçtiğini haber veriyor.

Allah, Peygamberimizi Kur'an'da "en güzel örnek" "üsvetün hasenetün" olarak zikrediyor. Bir insan Allah tarafından örnek gösteriliyorsa o insanın örnek olacak davranışları ve yaptıkları korunacak demektir. Bu koruma vahyin korunması gibi değil insanların çabalarıyla olmuştur. Sahabe Hz. Peygamberin sözlerini ezberlemiş, imkanlar ölçüsünde yazmaya başlamış ve kendinden sonraki nesil olan tabiine intikal ettirmiştir. Sünnetler zaten uygulanarak sonraki kuşaklara aktarılmıştır.

Haddizatında Kur'an'ın sonraki kuşaklara ulaştırılması da aynı insanların gayretiyle gerçekleşmiştir. Ayetleri hem ezberlemişler hem de yazmışlar ve günümüze kadar gelmiştir. Aradaki fark ayetlerin tamamı vahiy katipleri tarafından yazılmış, Hz. Ebu Bekir tarafından mushaf haline getirlmiş ve Hz. Osman tarafından çoğaltılmıştır.

Hadisler hakkında Kur'an'da olduğu gibi bir koruma olmadığı için rivayetlerle ilgili hadis usulu dediğimiz ilim dalı gelişmiş ve rivayetler titizlikle değerlendirilmiştir. Bunun sonucunda hadisler sıhhat durumuna göre kategorilere ayrılmıştır. Mütevatir, sahih, hasen, zayıf ve mevzu gibi.

Rivayet edilen hadis hakkında şüphe varsa, alanında uzmanlar, delilleriyle rivayetleri değerlendirirler ve rivayeti tüm varyantlarıyla ele alarak ulaştıkları sonucu ilim alemiyle paylaşırlar.                                     

Öğretmensiz din olmaz. Peygamberimiz de bu dinin öğretmenidir. O'nun örnekliğinde ve rehberliğinde dinin güzelliklerini öğrenip O'nun yaşadığı ve uyguladığı gibi uygulayıp güzel bir müslüman olacağız.

Ne yahudiler gibi O'nu değersizleştireceğiz ne de hıristiyanlar gibi O'nu ilahlaştıracağız. Allah'ın kulu ve Rasülü olarak iman ettiğimiz elçiyi rehber kabul edip Allah'tan getirdiklerine ve Allah'ın verdiği yetkiyle O'nun uyguladıklarına uyacağız. Çünkü Hz. Peygamberin örnekliğini ortadan kaldırırsak dinin uygulanması gereken ritüellerini yerine getirebilmemiz mümkün olmayacaktır.

Peygamberin insan olmasının gerekçesi de onun uyguladığı davranışların bizler tarafından da uygulanabilmesidir.

"Kim Peygambere itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur." buyuran Rabbimiz Peygambere itaati birçok ayette kendisi belirtmiştir.

Biz mü'minlere düşen mümeyyiz bir akla sahip olmaktır. Kaynağı belirtilmeyen ve sıhhati hakkında herhangi bir bilgi olmayan altında hadis yazan her sözü Peygamberimiz söylemiş gibi kabul etmemektir.

Bu konudaki istismarı önlemek için, Peygamberimizin söylemediği sözleri O'na izafe edilmesinden korunmak için kullandığımız hadislerin kaynağını ve sıhhatini bilmeli bunu da yazılarımızda, konuşmalarımızda zikretmeliyiz. Kaynağı zikredilmeyen sözleri de hadis diye nakletmemeliyiz.

Peygamberimizin örnekliğinde mutlu ve huzurlu bir hayat yaşamanız dileklerimle

Muhabbetlerimle.

MÜNİR ARIKAN'DAN GÜZEL SÖZLER

- Babamların elini öptüm. Yaptığım onca şeyden sonra 71 yaşındaki Koca Çınar’ın bana sarılıp ağlamasının, hayattaki en güzel duygulardan biri olduğunu öğrendim.
- Özür dilerken illa da kelimeleri kullanma mecburiyeti olmadığını öğrendim.
- Öyle sımsıkı sarılıp, Can Babama O’nun omzuna yasladığım başın, bu dünyadaki en büyük enerji kaynağı olduğunu öğrendim.
- 71 yaşında bir baba elini, avuçlarının içine alarak öpmenin, 3 yaşındayken beni öptüğü samimiyete asla yetişemeyeceğini öğrendim.
- 71 yaşında bir baba elini tutmanın, 2 yaşında pati pati yürüyen beni tutan o eller kadar şefkatli olamayacağını öğrendim.
- Günahlardan arındıkça, hatalardan döndükçe, sevginin arttığını öğrendim.
- Sevgi eksikliğinde, gözlerin kaçırıldığını, hak edince de infrered portlar gibi, göz göze gelmenin gerekli bilgi alışverişini yaptığını öğrendim.
- Ve en önemlisi, ellerime aldığım bir kalemle ya da dokunduğum bir klavye ile bir daha asla kem sözlerin sahibi olmayacağımı öğrendim. 
- Nasip kırkına dayarken kırmakmış kalemi. Kötü yazacak tüm kalemlerimi kırdım. Klavyeleri parçaladım. Artık ben ölene kadar hep iyilik yazıları dökülecek önümdeki bembeyaz kağıtlara ve ekrana. Kağıtları kirletmemeyi, ekranları Size bağlanan tüm ümitler gibi karartmamayı öğrendim.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim