• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Konya 9 °C
  • Eski SÜ araştırma görevlisi  FETÖ'nün  "Adil Öksüz" korkusunu anlattı
  • FETÖ zanlısı hakim ve savcılar sık sık adliyede toplanmış
  • FETÖ Malatya'da 70 "gaybubet" evi oluşturmuş
  • Eski SÜ araştırma görevlisi  FETÖ'nün  "Adil Öksüz" korkusunu anlattı
  • FETÖ zanlısı hakim ve savcılar sık sık adliyede toplanmış
  • FETÖ Malatya'da 70 "gaybubet" evi oluşturmuş

Oruç estetiği

Ramazan Altıntaş

İslam iyi insan yetiştirmeyi hedeflemiştir. Onun ahlaki anlamda temel ilkelerinden birisi, iyiliği emretmek, diğeri de kötülüğü yasaklamaktır. İyilik, akla ve dinin özüne uygun düşen; kötülük ise, akla ve dinin özüne aykırı düşen söz ve davranışlar olarak tanımlanabilir. İyiyi eylem haline getirmek, insana dünyada övgü, ahrette sevap kazandırır. Kötüyü eylem haline getirmek ise, dünyada yergi, ahrette de azap kazandırır. Bu sebeple İslam’da bütün emir ve yasaklar, ahrete iman üzerine temellendirilmiştir.

İslam, sadece insana, iyi ve kötünün nelerden ibaret olduğunu öğretmek için gelmemiştir. Elbette bir bilgilenme süreçleri yaşanacaktır. İnsan, bilgiye muhatap kılınmadan sorumlu tutulmaz. Ancak, o, bilginin yanında pratiğe daha çok değer verir. Önemli olan salt iyi ve kötünün ne olduğunu öğrenmek değil, öğrendiklerimizi uygulamaktır. Özellikle iyi olanı hayata geçirmektir.

İslam’da emredilen ve yasaklanan bütün ilahi buyruklar, insanın yararınadır. İşte İslam binasının beş temel esasından birisi de oruçtur. Bir Müslüman için, orucun farz olduğuna inanmak iman işi, inandığı halde mazeretsiz bu ameli terk etmek ise, masiyet işidir.

Estetik, insanda hoşlanma duygusudur. Efendimiz Hz. Peygamber’in oğlu İbrahim çocuk yaşta vefat etmişti. O, kabre defnedilince, Efendimiz, mezarın üzerinin düzeltilmesini istedi. Bunun üzerine sahabe, “Ya Resulallah! bu bir vahiy midir?” diye sordular. O da “hayır, göze hoş gelsin” buyurdular. İşte estetik dediğimiz, Efendimizin işaret ettiği gibi, insanda, hoşlanma duygusudur. Estetiğin konusu da “güzel”dir.

Yine Efendimiz, “Allah güzeldir, güzel olanı sever” buyurmuşlardır. İşte bu temel ilkeden hareketle söylemek gerekirse, Müslümanın bütün hayatına bu değer yargısı egemen olmalıdır. O, güzel olanın peşindedir. Dolayısıyla, bir müminin sözünde ve davranışlarında nasıl ki, estetik bir kaygı gözetmek imanının bir gereğiyse, ibadetlerinde de bu kaygıyı gözetmek imanının bir gereğidir.

İslam iyi ve güzel insan yetiştirme projesidir. İbadetler dolaylı olarak hep bu ahlaki güzelliğe insanı ulaştırmaya katkı sağlar. İslam’da ahlaki ve manevi güzellik her şeyin üstündedir. Bu sebeple Hz. Peygamber, herhangi bir kimse size sataşırsa, ‘ben oruçluyum’ desin buyurmakla oruç estetiğine bizleri yönlendirmiş olmaktadır.

Estetik, bir düzen ve ahenkliliktir. Bu ahenklilik, bir Müslümanın giyim-kuşamından tutun da ev mimarisine, insanlar arasındaki sosyal ilişkilerine, yemesine-içmesine, hatta oturup kalkmasına kadar uzanır. Bir nevi Ramazan ayı, insanlarda bu inceliği ve arınmayı kuvvetlendirmekle, ahlaki ve insanî yüceliklerle donanmış yeni bir insan inşa etmeye zemin hazırlar.

Oruç ve estetik arasında çok yakın bir ilişki vardır. Mesela, orucun sosyal boyutu buna en güzel örnektir. Bilindiği gibi oruç, dünya Müslümanları tarafından her zaman birliğin bir tezahürü olarak görülmüştür. Oruç ayı birlik ayı, ahenk ayıdır. İslam toplumlarında mazeretsiz ya da saygısızlıktan dolayı aleni olarak oruç ihlal edildiği zaman, halkın vicdanında hoş görülmez. Mazeretsiz olarak orucun ihlali, sanki toplumun birliğinin ve sosyal dayanışma ve kaynaşmasının bir ihlali gibi görülür. Daha doğrusu hissedilir, Müslüman yüreklerde.

Oruç, sosyal bir eşitliktir.

Bir devlet başkanı sarayında, bir bekçi köy kulübesinde, bir filozof evinde oruç tutmakla aynı eşit eylemi gerçekleştirir. Bu muhteşem bir güzellik göstergesi değil midir?

Estetikle özgürlük arasında da çok yakın bir ilişki vardır. Bilge insan Aliya İzzetbegoviç’in dediği gibi oruç bir özgürlüktür. İnsan oruç tutmakla, sabahtan akşama kadar yemeden, içmeden ve her türlü nefsanî hazdan uzak kalır. Böylece oruç, insanı, iradesinin her türlü isteğine karşı hayır deme tepkisiyle eğitir. Oruç, insan iradesini yönlendirmeye başladı mı, o insandan güzel davranışlar ortaya çıkar. Bundan dolayı, İmam-ı Rabbânî Hz.leri, ramazan ayını eğitim kampına benzetir. “Bir kimsenin ramazan ayı iyi geçerse, senenin geriye kalan diğer ayları da iyi geçer” demek suretiyle, orucun manevi güzellik boyutuna dikkatlerimizi çekmiş olur.

Unutmayalım. Oruç, İlahi iradenin bir tezahürüdür. Allah’ın iradesine teslimiyet ise, diğer irade ve isteklere karşı insanı bağımsız kılar.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim