• BIST 98.090
  • Altın 143,479
  • Dolar 3,5672
  • Euro 3,9865
  • Konya 14 °C
  • İskandinav ülkelerinde oruç süresi 22 saati bulacak
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor
  • Cuntacı komutandan alçak emir: Ezin geçin...
  • İskandinav ülkelerinde oruç süresi 22 saati bulacak
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor
  • Cuntacı komutandan alçak emir: Ezin geçin...

Ordulu ama Seydişehirli

Fahri Kubilay

Anadolu Öğretmen Lisesi Tarih Kulübü öğrencilerinin, Tarih Öğretmeni Ercan Arslan yönetiminde hazırladıkları sergi, Halk Eğitim Merkezi Salonu’nda açıldı.

Kulüp İki yıllık bir çalışmanın sonunda hazırlanan ve 120 maket ile 230 Etnografik malzemeden oluşan sergiyi Seydişehirli’nin ziyaretine sundu.

Buram buram tarih kokan serginin amacını; “Anadolu insanının değerlerine sahip çıkmak” şeklinde özetleyebiliriz.

Her geçen gün biraz daha yok olan, Anadolu’da belirli dönemlerde kullanılmış ve tarihi değere sahip bir çok eşya; eş ve dosttan toplanarak, öğrencilerin hazırladıkları maketlerle de zenginleştirilerek sergi de halkın ziyaretine arz edilmiş...

Serginin yapıldığı Halk Eğitim Merkezi Salonu’nun girişinden itibaren; belki 40 yaş altı olanlarımızın bir çoğunun hatırlamadığı ama atalarımızın düne kadar günlük hayatta kullandıkları malzemeler güzel bir şekilde sergilenmişler. Belki de bu gün sergilenme fırsatı bulanan bu değerli eşya, yarın öyle anlar gelecek ki; sadece resimlerde bir hatıra olarak kalacaklardır.

Bu basit görünümlü eşyalar, belirli bir dönemin en kıymetli ve bu topraklarda yaşayan atalarımızın kim bilir ne kadar önemli hatıralarını üzerlerinde, içlerinde barındıran değerleriydiler.

Serginin düzenlemesinin mimarı, Tarih Öğretmeni Ercan Arslan, serginin amacını; “bilişim çağı kuşakları” olarak nitelenen İlköğretim ve Orta Öğretim öğrencilerine; yakın çevrelerinden başlayarak, tarihi dokuya karşı ilgilerini artırmak, tarihi değerlerinin, kültürel miraslarının farkında olmalarını sağlamak, onlarda bu eserlerin korunması bilincini oluşturma isteğini güçlendirmek, kültürel geçmişimizi günümüze taşıyarak, tarihte bir yolculuk yaptırmak amacı ile düzenlediğimiz sergimizi, Seydişehir ve köylerinden topladığımız 230 etnografik esere ilave olarak öğrenciler tarafından hazırlanan 120 adet de maket ile zenginleştirerek açmış bulunmaktayız” diyerek açıklamıştır.

Bu önemli serginin mimarı Ercan Arslan kimdir acaba?

Ercan Arslan, 1978 yılında; Ordu İli, Ünye İlçesi’nde doğmuştur. Seydişehir Anadolu Öğretmen Lisesi’nin kurucu kadrosu içinde yer alan, bir tarih araştırmacısıdır. 2007 yılından itibaren Seydişehir’de Tarih Öğretmenliği yapmaktadır. Yaklaşık beş yıldır ilçemizde bulunan Ercan Arslan, bu süre zarfında Seydişehir’in sosyo-kültürel ve tarihi dokusuna dair yayınladığı; “Adlarıyla Vatanı Yükselten Seydişehirli Şehitlerimiz”, “Salnamelerde Seydişehir”, “Şeriyye Sişcillerinde Seydişehir” ve “Çağlar Boyu Seydişehir” isimli çok önemli eserleri mevcuttur.

Bir çok Seydişehirli’nin ismini bile bilmediği; Seydişehir’in hemen hemen tüm köylerine kadar giderek tarihi yerlerini incelemiş bir şahsiyettir.

“Çanakkale’den Bugüne Adlarıyla Vatanı Yükselten Seydişehirli Şehitlerimizin Listesi”ni hazırlayarak, şehitler parkında pano şeklinde yer almasını, zamanın belediye yönetimiyle birlikte sağlamıştır.

Sayın Arslan’ın Seydişehir sevgisi bununla da sınırlı değildir. 2012 yılında Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih Eğitimi alanında Yüksek Lisans eğitimine başlayan Arslan’ın ilgi alanı yine Seydişehir olmuştur. Tez aşaması olarak planladığı “Meşrutiyetten Cumhuriyete (1876-1930) Seydişehir’in Eğitim-Öğretim ve Sosyo-Kültürel hayatı” üzerine çalışmalarını, arşiv kaynaklarının ışığında titizlikle sürdürmekte olduğunu öğrenmiş bulunuyor ve yayınlayacağı zamanı sabırsızlıkla bekliyoruz.

Hocamızın asıl hedefi; görevli bulunduğu okul bünyesinde kurduğu Tarih Kulübü’nün, bir tarih platformuna dönüştürülerek, ilçenin bu yönünde hizmet veren nesiller yetişmesine katkı sağlamaktır.

Yeni yapılan Anadolu Öğretmen Lisesi binasındaki okul müzesi ile, bu alanda da ilçemizde bir ilke imza atmanın heyecanını yüreğinde taşımaktadır.

Onun için Seydişehir;    “işlenmeyi bekleyen bir cevher” gibidir.

Biz de onu bağrımıza basıyor ve ellerimiz patlayıncaya kadar alkışlıyoruz.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
kutbettin
28 Nisan 2012 Cumartesi 10:51
bağrına bas ama
Alkışlayacam diye ellerini patlatma.Alkışın ne faydası var.Sadece kuru gürültü.Adama çay söyle, yemek yedir.İkramda bulun. Seydişehirli olarak kendini bu kadar paralama. Ayıp oluyor.
78.161.70.241
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim