• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Konya 29 °C
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek

Meram’a hanım eli değecekmiş!

Yücel Kemendi

Öğretmenlik yıllarımda yıllarca Osmanlı tarihini anlattım.

Avrupa’nın allayıp pulladığı muhteşem Süleyman’ı öğrencilerime bir türlü sevdiremedim.

Çünkü sultanı, ben de sevmiyordum.

Neden sevmiyordum.

46 yıllık Kanuni devrini, Osmanlıyı yıkan, rüşvet, iltimas, entrika ve israf devri olarak gördüm. Bu dönemi kadınların yönetimde etkisinin artığı devrin başlangıcı olarak değerlendirdim ve onun içinde sevemedim.

Önceki yıllarda kadın başbakanın, şimdide kadın belediye başkan adaylarının tartışıldığını görünce, aklıma başkan olmadığı halde Koca Osmanlıyı allak bullak eden kadınlardan sadece birini Hürrem sultanı hatırlamadan geçemeyeceğim.

Bu hafta televizyondaki Malum dizide işlenen konuyla bire bir ilgili olduğu için bugünkü yazımızda bunu yazmak istedim.

Hürrem hanımın baskısı, isteği ve entrikası sonucu, Osmanlının geleceği açısından çok önemli olan, “Şehzâde Mustafa’nın” öldürülmesi. Dönemin en önemli olaylarından sadece bir tanesi. Şehzâde Mustafa, bilindiği gibi 1515 yılında sultan Süleyman’ın Manisa Sancakbeyliği sırasında, yani şehzadeliğinde doğdu.

Annesi Mahidevran Hatun’du. 1520’de İstanbul’a geldi. 1533’te Manisa Sancakbeyliği’ne tayin edildi.

Şehzâde Mustafa, şairleri ve âlimleri himayesi altına aldı. Halka, ulemaya ve askerlere karşı cömert davrandı. kısa bir süre içerisinde geniş bir nüfuza sahip oldu halk kesimlerinden destek gördü ve geleceğin sultanı olarak görülmeye başlandı.

Bu durum, o dönemde alınan her olumsuz kararın arkasında olan, hanımefendiyi çok ama çok rahatsız etti

Önce Veziriazam Makbul İbrahim Paşa öldürttü.

Sonra kızı Mihrimah Sultan’ı zorla evlendirdiği Rüstem Paşa’yı Şehzâde Mustafa’ya karşı kullandı.

Daha sonra sahte mektupları Şehzâde Mustafa’nın aleyhine delil olarak kullandı. Ve Kanunî Sultan Süleymanı tamamen oğlunun aleyhine döndürdü, Ve Hanımefendinin etkisi sonucu Şehzade Mustafa gözden çıkarıldı ve ölüm fermanı imzalandı.

Anadolu’da sefer hazırlığı nda olan sultan Konya Ereğlisi yakınındaki Aktepe denilen mevkide konakladı.

Orduya katılması talimatı verilen Şehzâde Mustafa, babasının kendisiyle ilgili düşüncelerinden habersiz, kendine bağlı ordusuyla babasının otağının 2 mil uzağına otağını kurdu.
Şehzâde Mustafa, “baban seni öldürecek ne olur yanına gitme” telkinlerine, Babasına olan güveninden dolayı hiç ciddiye almadı tüm söylenenleri Rüstem Paşa’nın kendisine karşı bir hilesi olarak düşündü.

Akşama doğru Şehzâde Mustafa, padişahın çadırına girdi babasını hürmetle selamladı.

Kanunî bu selama, “Ah köpek! Sende hâlâ beni selamlayacak cesaret var mı” diyerek arkasını döndü.

Bu işaret üzerine dilsiz yedi cellat şehzâdenin üzerine atıldılar, cellatlardan kurtulan şehzade Mustafa kaçarken, Zal Mahmud Ağanın taktığı çelmeyle yere düştü, Birkaç dakika sonra şehzâdenin cesedi bir İran halısının üzerinde teşhir edildi.

Yetmedi;
Hürrem Sultan’ın kışkırtmasıyla, babasının intikamını alır gerekçesiyle Şehzâde Mustafa’nın 7 yaşındaki oğlu Şehzâde Mehmet de boğularak öldürüldü.

Bunları neden yazdım. Sultan Süleyman önemli bir şahsiyetti, Önemli şahsiyetler yaptıkları, söyledikleri ve bıraktığı izlerle hatırlanır. Bu dönem, bir kadının entrikasıyla bilinir, ve bize göre de Koca Çınar, OSMANLI”nın ilk çöküş sinyalleri de, bu dönemde verilmişti.

Kısaca, Osmanlıyı yıkan bir kadın parmağıdır da, onun için yazdım.

Bundan sonra geçmişe fazla takılmayacağım. Ancak sonuç yine aynı çıkıyor, ilginç olan da bu galiba,

Dün var olan çok sevdiğimiz bir yakınımız bugün bu dünyadan göçmüş olabilir...

Bu insanlar nasıl göçtüler, ne bıraktılar, nasıl hatırlanıyorlar bunları iyi değerlendirmemiz ve hata yapmamamız gerekir.

İnsanlar yaşarken kişisel hırsına, tutkusuna, ihtirasına kurban olabilir, tarihe bırakacağı izi, hatırayı ve şahsi mirasını düşünemeyebilir. Bunları yapanlar daha çok kimlerdir, onların iyi değerlendirmesi gerekir,

Şimdi soruyorum Libya lideri Kaddafi”nin kaç eşi vardı, bunların son zamanlarda Kaddafi ye etkisi neydi? Suriye’nin önceki lideri Hafız Esad Hama ve Humus katliamı emrini verirken. kiminle istişare ettiğini, bu katliamların fikir anasının kim olduğuna bakmak lazım.

Bir de, Tansu Çiller'in Başbakanlığı dönemindeki istikrarsızlığı ve bereketsizliği, Başbakanın kadın olmasına bağlayanların bugünkü yaptıklarını iyi değerlendirmek lazım.

Türkiye Cumhuriyetine Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak hizmet eden Turgut Özal ın ölüm sebebinin üzerindeki sır perdesinin altında da eşinin olduğu bilgisi her tarafa yayılmaktadır.

Mesela milletin hafızasında, Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, nasıl hatırlanır? Adnan Menderes, Turgut Özal, Necmettin Erbakan, nasıl hatırlanır, Tayip Erdoğan, Abdullah Gül nasıl hatırlanacaklar ona bakmak lazım...

Şimdi de Meram’a hanım eli değecek diyorlar. Değsin, bence hiç mahsuru yok!

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Seyfettin Demir
13 Şubat 2014 Perşembe 15:27
15:27
sayın yazar yazıma tebriklerimi ileterek başlamak istiyorum. Osmanlının çöküşünün kadınların etkisiyle başladığı da doğru, yorum yazdığını düşünen bazıları bu yazıyı kadınlara hakaret zannetmiş ki o yanlıştır. Anne ve İlçeyi yöneten kadın çok farklı şeylerdir. birde incelediğim kadarıyla yazıda yalan yok. Bu tür tarih anlatımı heredot'la başlamadı o şahıs tarihin babasıdır. Dün malum diziyi seyrettikten sonra size daha çok hak verdim
95.10.29.89
Tarihçi
13 Şubat 2014 Perşembe 14:08
14:08
Osmanlının yıkılışını bu kadar basit hikayeci bir ağızla ele almış olmanız, tarih konusundaki yüzeysel bilginizi gösteriyor. Bu tür tarih anlatımı heredotla başladı ve bitti. Madem köşe yazarı olarak devam ediyorsunuz, gelişmeleri takip edin biraz...
95.183.198.144
BİR BAYAN YETYMEZ Mİ
13 Şubat 2014 Perşembe 11:39
11:39
AYIP EDİYORSUNUZ. BAŞKA DA HİÇ BİR ŞEY SÖYLEMEYE GEREK YOK. BİRDE GAZETE DE KÖŞE YAZARLIĞI YAPIYORSUNUZ.
85.103.255.175
muhalif
13 Şubat 2014 Perşembe 10:15
10:15
Bu yazıyı çoğaltıp, tüm kadınlara okutmak lazım. Bu zihniyetin 2014 Türkiye'sinde hala varolabilmiş olması, hatta öğretmen olması, hatta bir gazetede köşe verilmesinden daha vahim olan bu zihniyetin halen ülkemizde yükselen değer olmasıdır.
195.177.206.65
selman
13 Şubat 2014 Perşembe 00:12
00:12
Hay allah razı olsun elinize ve yüreğinize sağlık
5.47.140.53
sapri
12 Şubat 2014 Çarşamba 17:24
17:24
Eğer bir kadın yönetici ise orayı zaten eşi ve oğlu yönetiyordur
95.10.253.154
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim