• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Konya -2 °C
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı

Kur'an meali ile namaz kılınır mı?

Murat Kayacan

Gece namazı bağlamında Kur'an-ı Kerim'de yer alan "Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun." (Müzzemmil, 73: 20) ayetinden yola çıkılarak içinde Kur'an okunmayan namazın geçerli olmadığı konusunda alimler ittifak etmiştir. Bu ayetlerin uzunca bir ayet ya da üç ayet okumak anlamında olacağı söylenmişse de (Şimşek, 1998: 91), çoğunluk -"Kim Fatiha'yı okumadan bir rekat namaz kılarsa, imamın arkasında bulunmadığı takdirde, namaz kılmış sayılmaz." (Muvatta, Salât 38; Tirmizî, Salât 283) hadisinde ifade edildiği gibi- Kur'an ayetlerinden kastın Fatiha suresi olduğu kanaatindedir. Peki, Fatiha suresi ya da başka ayetler okunarak son inen vahyin dili olan Arapça'nın dışında bir dille namaz kılınabilir mi? Ebu Hanife (ö. 150/767), Arapça'dan başka dil ile namaz kılınmasını caiz görmekte midir? ‘Kur'an’ adlandırması veya nitelemesi yalnız anlam için mi, yahut yalnız yazı/metin (lafız) için mi, yoksa ikisinin birlikteliği için midir? O, Hz. Peygamber (s)'e ya da Cebrail'e ait bir söz müdür yoksa ilahi bir kelam mıdır? Selman-ı Farisi'nin Fatiha suresini Farsça'ya tercüme ettiğine dair rivayet sahih midir? Arap olsun olmasın Müslümanların günde beş vakit namaz kılmaları fakat namazda okuduklarının anlamını bilmemeleri, Arapça dışında bir dille namaz kılmayı meşrulaştırır mı? Meal niçin Kur'an'ın yerini alamaz?

Ebu Hanife Farsça namaz kılmayı caiz görmektedir. Bazı Hanefi fıkhı kaynaklarında ise böyle bir namaz kerahatle caizken bazılarında bu kayıt yoktur. Bazı kaynaklarda ise o, bu görüşünden vazgeçmiştir. Hanefî mezhebi mensubu Kâsânî (ö. 1191)'ye göre, Ebu Hanife açısından Kur'an'ın lafzı değil manası önemlidir. Serahsî (ö. 483/1090)'ye göre ise Ebu Hanife özellikle Arapça bilmeyenler açısından Kur'an'ın icazının, lafzında değil anlamında olduğu kanaatindedir. Namaz muciz olanla kılınır (Şimşek, 1998: 94-95). Tabii bu gerekçelendirmeler Ebu Hanife'ye değil ondan nakledilen görüşü yorumlayan alimlere aittir.

"Apaçık kitaba andolsun ki biz onu iyice anlayasınız diye Arapça bir Kur'an kıldık." (Zuhruf 43: 3) ayetinde olduğu gibi başka ayetlerde de Kur'an'ın Arapça olarak indirildiği ifade edilmektedir. Ayrıca Kur'an'ın kelamullah (Tevbe, 9: 6) olarak nitelendirilmesi de onun lafızlarının da Allah'a ait olduğunu göstermektedir. Kelam ile lafız dışında yalnız anlam kastedilmez. Çünkü kelam işitilir anlam işitilmez. " Eğer müşriklerden biri aman dilerse, ona aman ver. Ta ki, Allah'ın kelâmını (kelamullah) dinlesin." (Tevbe, 9: 6) ayetinden anlaşılan da budur.

Hz. Peygamber (s)'e gönderilen lafız değil anlam olsaydı -kastedilen ahirette hesap veren bir kişi değilse- o peygamber, vahyin lafzını zihninde muhafaza etmek için azami gayret göstermezdi: "Onu hemen okumak için dilini depretme. Kuşkusuz onu toplamak ve okumak bize aittir." (Kıyamet, 75: 16-19).

"Kuşkusuz Kur'ân, şerefli bir elçinin (peygamberin) (Allah'tan) getirdiği sözdür." (Hakka, 69: 40) ve "Kuşkusuz o Kur'an, değerli bir elçinin (Cebrail'in) sözüdür." (Tekvir, 81: 19) ayetleri Kur'an' lafzının Allah'a ait olmadığını akla getirse de, elçinin görevinin aldığı mesaja müdahale etmek değil onu aldığı gibi iletmek olduğu düşünüldüğünde, lafzın da Allah'a ait olduğu sonucu çıkarılabilir. Zaten Kur'an cehenneme gidecek olanların şu itirazlarına yer vermektedir: "Bu, sadece bir insan sözüdür." (Müddessir, 74: 25).

Selman Farisi'nin Fatiha suresini Farsça'ya tercüme ettiği rivayetine gelince, bu haber sahih değildir (Şimşek, 1998: 104). Namaz kılanın namazda okuduklarının anlamını bilmesi gerektiği meselesine gelince de, Fatiha suresi yedi cümledir. Tekbirleri duaları ve zammi sureyi de eklesek en fazla yirmi cümledir. Bu kadar kısa bir metni meali ile birlikte ezberlemek her kesimden insanın az bir gayretle yapabileceği bir şeydir.

Mealin Kur'an'a denk tutulamayacağı konusuna gelince, herhangi bir Kur'an çeviride yanlış tespit edildiği zaman "Kur'an yanlıştır." değil çeviri yanlıştır, denilir. Dolayısıyla hiçbir çeviri Allah'ın indirdiği kutsal metin değildir. Şüphesiz Allah her dili anlar ancak Rasulullah (s) namaz ibadetinin Kur'an metni okunarak yapılacağını hem belirtmiş ve hem de bunu uygulayarak (Buhârî, Mevâkît 11, 13, 39, Ezân 104; Müslim, Mesâcid 237; Ebü Dâvud, Salât 3; Nesâî, Mevâkît 2, 20) göstermiştir (Sarmış, I: 86).

Sonuç olarak diyebiliriz ki, namazda Fatiha suresi Arapça olarak okunmalıdır. Çünkü vahiy Arapça olarak indirilmiştir. Kur'an'ın meali vahyin kendisi olmadığından; namazda da "Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun." (Müzzemmil, 73: 20) ayeti uyarınca Kur'an okunması gerektiğinden Kur'an'ın çevirisiyle namaz kılmak doğru değildir. Ebu Hanife'den nakledilen görüş pek taraftar da bulmamıştır.

Sarmış, İbrahim, Hz. Muhammed’i Doğru Anlamak, 2 c., 3. bs., Ekin Yay., İst., 2007.

Şimşek, M. Sait, Fatiha Suresi ve Türkçe Namaz, Beyan Yay., İst., 1998.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
feyzullah
04 Haziran 2014 Çarşamba 14:31
14:31
Okuyacagınız bı kac sure ve dua sadece .. Bunu anlamak cok mu zor yanı.. Gıdın tercumesıne bakın ve ogrenın cok muz or bu.. Sıze arapcayı butun ayrıntılarıyla ogrenın dıyen mı var..
93.186.30.244
salih şahin
27 Eylül 2013 Cuma 09:12
anlamadıktan sonra
zaten bütün mesele kuranı anlamadığımızda değil mi? çocuğumu bu yaz imam hatip kursuna yolladım, arapçayı söktü, cüzü bitirdi kuran'a geçti, bütün sülale sevinçten kırılıyor, dedesi ağlıyor. ama benim çocuk ne okuduğundan habersiz, kuran'ın muhtevasına o kadar uzak bir dünyası var ki. okuduğumuz kitabı anlamadıkça sürünmeye devam edeceğiz. asrın başında mehmet akif ersoy rahmetlinin çırpınışları da hep bu konuda değil miydi. yine geldik aynı cehalet çukuruna gömüldük.
88.252.238.73
murat
26 Eylül 2013 Perşembe 09:27
fatiha duadır. neden kendi dilimizle dua edemeyelim?
çarpıtmayın. indiği toplum arap olduğu için arapça inmiştir. japonca inecek hali yok. orjinal metin arapçadır. ama getirdiği mesaj her dildedir. o gün namaz kılanlar namazlarında kendi dillerinde "ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz" diyorlardı. ama bize bunu dedirtmiyorlar. böyle saçmalıkmı olur. namaz Allah'a yönelmedir. O'na dua etme onunla vakit geçirmektir. Allah ile bağlantı kurmaktır. Bilmeden okuyara kıldığımız namazların tesiri ya çok azalıyor yada kalmıyor.
88.255.225.19
Yanar
25 Eylül 2013 Çarşamba 21:11
Ne Okuduğunu Bilmek zorundasın
Oysa "ne söylediğini bilinceye kadar namaza yaklaşma" emri konuyu açıklıyor.Okuduğunun anlamını bilmemek de ne söylediğini bilmemek sayılır.Buna göre kılınan namazların çoğu okunan sure ve duaaların anlamı bilinmediğinden ölçüye uymamaktadır. Yani namaz kılan hangi dilde ne söylediğini anlıyorsa o dille kılmalıdır.Yoksa Hanefi şöyle Şafii böyle dedi mantığıyla amel edilmez.Allah anlayalım diye Kuranı açık ve net olarak indirmiştirAsıl olan Allahın sözüdür.Alimlerin ne dediği kendilerini bağla
78.161.144.144
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim