• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Konya 6 °C
  • "Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok"
  • Erdoğan'dan uyarı: "Televizyondan izliyorum sizi salonda göremiyorum!"
  • RTÜK'e Konyalı yeni üye!
  • "Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok"
  • Erdoğan'dan uyarı: "Televizyondan izliyorum sizi salonda göremiyorum!"
  • RTÜK'e Konyalı yeni üye!

Komedi Filmleri Neden Rağbet Görüyor?

Hümeyra Uslu

Aslında sorunun cevabı çok basit. Gülmeye ihtiyacımız var ve gülmeyi seviyoruz. Komedi filmlerinin rağbet görmesinin esas sebebi bu. Recep İvedik, G.O.R.A., Eyvah Eyvah, Düğün Dernek gibi filmlerin gişede alıp başını gitmesi bu söylediğime verilebilecek en iyi örnekler sanırım.

Sürekli dram izlemekten, sürekli birilerinin aşk hayatının çilesini çekmekten,  hastalığı yüzünden sevdiğine gözünü, kalbini ve bilumum organlarını veren çiftlerden bence bıktık, usandık. Ağlamak güzeldir ancak kendini tekrar eden senaryolar bir süre sonra bireyi bu tarz filmlerden soğutur. Dram filmleri iyidir hoştur lakin hep aynı şeyi söylerse baygınlık etkisi yapar. Dram-Romantik filmlerde de ne kadar başarılı olduğumuz bence tartışmaya açıktır. Uluslararası çapta iş yapan kaç tane filmimiz var hemen düşünürsek, kaç yönetmenimiz yurtdışında isim yaptı bakıverirsek aslında cevabı daha net görürüz.

Bir takım insanlar komedi filmleri için gerek seviyesiyle alakalı gerek içinde barındırdığı esprilerle alakalı ağır eleştiriler yapabiliyorlar. Onlara bir tarafım hak verirken bir tarafımda karşı çıkıyor. Evet, haklılar çünkü bazı komedi adı altında yapılan filmler sürekli bel altı esprileriyle sanat dışında her şeye benziyorlar; hayır haksızlar çünkü biz de İngiliz Kraliyet Ailesinden gelmiyoruz. Siz sokaktaki vatandaşa sanat filmi seyrettirirsiniz belki ama o filmi çok iyi okumasını bekleyemezsiniz. Bugün öyle ağır sanat filmleri yapılıyor ki “Ben bilirim”ciler bile filmi anlayamıyor üzerine bir sürü eleştiri yapabiliyorlar. İnsanlar bir ağacın 3 dakika boyunca rüzgârda seyrini izlemek istemiyorlarsa insanların istediği filmleri yapmalısınız. Denge bu kadar basit.

İyi bir aksiyon çekebilirsiniz ya da aile ilişkilerini iyi okuyan bir film. Mesela bu konuda Mahsun Kırmızıgül örneği iyi olabilir. Son dönemlerde yaptığı filmlerle bence harikulade sosyolojik okuma yapan bir yönetmen oldu. Bunun için müziği bıraktı, ne kadar müzik yapıyordu bilemem ama yönetmenlik koltuğunda iyi işler yaptığı kesin. Beyaz Melek, New York’ta Beş Minare, Güneşi Gördüm bence izlenmezse olmaz filmlerden. Mahsun Kırmızıgül filmlerini beğenmeyen ve ısrarla eleştiren bir grubun varlığı da yadsınamaz ancak bir şeylere kızabilmeniz için, ondan daha iyi şeyler üretmeniz gerektiği de bir gerçek…

Sözün özü: Kötü filmler gişede kaybetmeye mahkûmdur. Üzerine emek harcanmamış, senaryosu sığ filmler hiçbir zaman çok konuşulmayacaklar. İnsanların içinde kendilerini bulamadıkları filmler arkalarda kalacaklar. Birileri beğenmese de komedi alanının önemli isimleri hep bu yarışı önde tamamlayacaklar. Halk kendine yakın ya da kendine yatkın şeyleri tercih etmeye devam edecek. Mizah bazen eleştirecek bazen güldürecek bazen de şaşırtacak ama bu ülkede sanırım hep kazanan dal mizah olacak…


z1hhzve.jpg

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim