• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Konya 16 °C
  • Türk Lirası'nda artık Merkez Bankası Başkanının da imzası olacak
  • Bugün hava nasıl olacak?
  • İstihdam seferberliği tam gaz: İş arayana 650 TL destek
  • Türk Lirası'nda artık Merkez Bankası Başkanının da imzası olacak
  • Bugün hava nasıl olacak?
  • İstihdam seferberliği tam gaz: İş arayana 650 TL destek

İyilik sağlık!

Murat Kayacan

 

Görüşmeyeli nasılım, diye düşünüyorsanız cevabım hazır: “İyilik sağlık.” Birkaç aylığına da olsa Konya’da değildim, döndüm ve ayağımın tozuyla BİLKAD Salı Söyleşilerinin bu haftaki konuğu Dr. Faruk Sükan Çocuk ve Doğum Hastanesi başhekimi Adnan Tekin Beyin “Sağlık ve Sağlık Politikaları” adlı sunumunu dinlemeye gittim.

Tekin, bu alandaki durumu daha iyi anlayabilmemiz için Türkiye ile Batılı ülkeler arasında sağlık açısından birtakım kıyaslamalarda bulundu. ABD’de kapitalist yaşam tarzı gereği, “Paran varsa tedavi olursun!” anlayışı geçerli. Devlet sağlık sektöründe pek görünmüyor. Hastaneler genellikle cemaatlere ait ama onlar da hayır hasenat yeri olarak düşünmüyorlar hastaneleri. Ülkedeki kapitalist yapıya ayak uyduruyor ellerindeki sağlık kurumları.

İngiltere’de yaklaşık 100 yıllık bir sağlık hizmetleri kaydı tutulmuş. Bu anlamda Türkiye’de çok ciddi eksiklikler var. Ne çektirdiğimiz filmlerin, ne gördüğümüz tedavilerin ciddi bir şekilde kaydı tutuluyor.

Dünya Tabipler Birliği’ne göre dünyada en büyük sağlık sorunu açlık ve yoksulluk. Belki de siz de benim gibi açlığın ve yoksulluğun sağlık sorunu kapsamında görüldüğünü ilk defa duymuş olabilirsiniz. Ama DTB, konuya temelden yaklaşıyor ve hemen herkesin sağlık alanındaki sorunları çözmek için bir şeyler yapabileceğini ima ediyor.

Gelişme ile nüfus azalması arasında doğrudan bir ilişki var. Rusya’da doğum başına devlet tarafından 30 000 dolar verilse bile yine de nüfus eksilerde seyrediyor.

Türkiye’de “Sağlıkta Dönüşüm Programı” uygulanıyor ve bu program Dünya Bankası, Uluslar arası Para Fonu (IMF) ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından da destekleniyor.

Bu programa uygun olarak Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın (SB) bütçesinin %95’i sağlık çalışanlarına harcanıyor. Sakın “Demek ki hastalıktan kırılacağız, zaten IMF iyiliğimizi istemez ama bu durum kimsenin umurunda değil!” diye düşünmeyin. Zira SB yeniden yapılandırılıyor ve ilaç, hasta tedavilerinin devlete getirdiği masrafın karşılanması SB’nin görevleri arasında yer almıyor artık. Bu kurumdan beklenen planlama ve denetleme sadece.

Yine bu program kapsamında sosyal sigorta kullanımı konusunda da ciddi denetlemeler gelecek. Gelmesi de zorunlu zira yaklaşık 70 milyon olan Türkiye nüfusunun 84 milyonu sosyal güvenlik imkânına sahip! Anne iki oğlunun sigortasından birden, bir kişi hem bağ-kurdan hem de SSK’dan faydalanabiliyor Türkiye’de.

Türkiye’de sağlık harcamaları konusunda bir bilinçsizlik söz konusu. Batı’da MR çekimi için randevu aylar sonrasına veriliyor. Türkiye’de ise hasta 10 gün beklese sorun ediyor. Avrupa’da gebelik öncesi doktor ziyareti en fazla 3 iken Türkiye’de bu sayı ona kadar çıkabiliyor. Çünkü kimi hastalar ültrasonu “bebeğin cinsiyetini öğrenme makinesi” olarak algılayabiliyor. Görünen o ki, rahat hizmet alabilme imkânı, hastanelere yığılmayı artırmış.

Tabi bu dikkatsiz kullanımın ve hastanelerdeki muayene sayısının artmasının ciddi bir maliyeti var ve bu maliyetin düşürülmesi gerekiyor. Bu amaçla pre-plot Aile Hekimliği uygulaması başlatıldı. Artık hastalar önce bu imkânı değerlendirecek. Değerlendirmeyip doğrudan Tıp Fakültelerinin yolunu tutarsa 15 YTL’ye kadar kendisinden bir ücret talep edilecek. Yine aynı hastalık için gerek olmadığı halde defalarca hastaneye giden bir hastadan mükerrer ziyaretler için ücret talep edilecek.

Bu sektörde Türkiye dışa bağımlı ve bu oran %95. Yani ilaç ve ileri teknoloji konusunda ciddi yatırımlara ihtiyacı var Türkiye’nin.

Sağlık alanında bizi bekleyen problemleri şöyle görüyor Adnan Tekin Bey: “Nüfus yaşlanacak ve artacak. İleri teknoloji kullanımı ve Refah Toplumunun gereği olarak maliyetler çoğalacak. Genel anlamda hastalıklar artacak ve özelde kanserde patlama yaşanacak.”

Tablo karamsar gelebilir ama durum bu. Artan maliyetler konusunda vatandaşların bilgilendirilmesi gerekiyor ki bu alanda yaşanan israf önlenebilsin. Ayrıca büyük miktarlarda paraların döndüğü devasa ilaç firmalarının manipülasyonlarda bulunduğu bu sektörde üniversitelerin ve hastanelerin “usulsüz alım yapıp yapmadıklarının” da ciddi bir şekilde denetlenmesi gerekiyor.

Adnan Tekin Beye bir teklifim var: “Hastanenizin uygun gördüğünüz bir yerine LCD ekran büyük bir TV yerleştirin. Sağlık sektöründe israfı ve hataları önleme konusunda sıra bekleyen hastalara eğitici ve bilgilendirici kısa filmler seyrettirin. Hatta bu ekran STK’ların ilgi alanlarına göre sosyal problemlerin çözümüne yönelik katkılarına da hizmet edebilir.”

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim