• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Konya 10 °C
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'

İslam...

Ali Akpınar

İlim dini İslam’ın eğitim öğretim hedefleri


İnsan, eğitim-öğretime konu olma bakımından, canlılar arasında ilk sırada yer alan bir varlıktır. Kur'an-ı Kerim'de insanların yanında, melekler, cinler ve hatta hayvanların bile eğitiminden bahsedilmiştir.

İslam, bilgi temelli bir dindir. Bilinçli Müslüman, bilerek inanan, bilerek konuşan ve bilerek yapan kimsedir. İslam’a göre ilimle meşgul olmak en önemli ve en faziletli ibadettir. Âlimin uykusu, cahilin ibadetinden üstündür. İlim adamının mürekkebi de, mücahidin kanı ile eş değerdedir.

İlim Yolu Cennet Yoludur!

Kur’ân, Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Şayet bilmiyorsanız bilenlere sorunuz. Allah’tan ancak âlimler korkar. Ayetleriyle ilmin önemine vurgu yapar, ilim öğrenmeye teşvik eder ve gerçek ilim adamlarının tanımın yapar.

Peygamberimizde pek çok hadisinde bizleri ilme teşvik etmiş, gayeli ilim adam olmaya yönlendirmiştir:

İlim yoluna girene, Allah cennet yolunu kolaylaştırır. Ameli kendisini geri bırakan kimseyi, soy sopu ileri götürmez. Cennetin yolu, ilim yolundan geçer. İlimle cennet yolunu bulmak ve o yolda kalmaktır önemli olan.

İlim yolu, biraz meşakkatli ve zorlu bir yoldur. Zaten değerli olanlar, zor kazanılanlar değil midir? Hz. Ali, “şu altı şey olmadan sen ilme ulaşamazsın: Zekâ, hırs, sabır, maişet, hoca ve zaman” diyerek bu zorlu ve yorucu ama o ölçüde kutlu ve mübarek yola işaret eder. İlim yolu çetin bir yoldur. Ama onun zorlukları, aşılmaz ve katlanılmaz değildir. Belki de ilim yolunda oldukça, azim ve kararlılıkla o yolda ilerledikçe zorluklar kolaylaşacak, aşılabilir ve çekilebilir hale gelecektir. O yolun yolcuları için, o zorluklar köftenin acılı harcı gibi lezzetli ve tatlı gelecektir.

Ya öğreten ol, ya öğrenen ol, ya dinleyen ol, yahut bunları seven ol. Beşincisi olma, helak olursun. Bu veciz ifadesiyle Peygamberimiz, toplumun bütün kesimlerinin ilim eylemi içerisinde olmasını istemiştir. Evet, herkes gücü ve kapasitesi nispetinde bu seferberliğe katılacaktır. Bilenler, öğretici olarak; bilmeyenler öğrenici olarak; öğrenemeyenler dinleyici olarak; ötekiler bütün bu sınıfları sevip destekleyenler olarak bu işte yer alacaktır. Bu seferberlikte yer almayanlar, dünya ve ahirette kaybedenlerden olacaktır.

İlim Allah İçin Olmalıdır!

İlimle meşgul olmak ve ilim sahibi olmak, Alîm olan, ilim kaynağı olan ve her şeyi en iyi bilen Yüce Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmaktır. İlim ne dünyalık elde etmek için ve ne de başkalarına hava atmak için öğrenilir. İlim, Yüce Allah’ın rızasını kazanmak için, Allah’ı doğru bir şekilde tanımak için, Allah’a yaklaşmak için, O’na layıkıyla kulluk yapmak için, Onun dinini yaşamak ve yaşatmak için öğrenilmelidir.

Doğru bilgiyi amacına uygun olarak öğrenmektir önemli olan. Bunun için ilim yolcuları, Alîm olan Yüce Allah ile, O’nun kitabı ile irtibatlı olarak bu yolda ilerlemelidir.

İslam’a göre gerçek ilim sahibine önce Allah katında, daha sonra insanlar katında itibar/saygınlık/değer kazandırır. Meşhur bir Kur’ân duası şöyledir: Rabbim ilimce beni artır!Ayette ilmimi artır denilmiyor da İlimce beni artır deniliyor. Demek ki çokça malumat sahibi olmak hedef değildir, asıl amaç öğrenilenlerle kıymetlenmektir. Bu da doğruları öğrenmek ve örenilenleri doğru yerde kullanmakla mümkündür.

Bir düşünümüz gerçek bilim adamını tanımlarken şöyle der: Alim, ilmini eyleme dönüştürendir. Yani gerçek bilim adamı, yalnızca bilgisiyle değil, eylemiyle de kendini ispat edendir. Gerçekten de öyledir. Bilgi, eyleme dönüşürse bir anlam ifade eder. Yoksa, eyleme dönüşmeyen bilgi, sahibi için yüktür.

Kur’ân’da iki korkunç teşbih vardır: Soluyan köpek ve kitap yüklü eşek… Bunlar, ilim sahibi oldukları halde, ilimleriyle amel etmeyenler, ilimlerini doğru yerlerde ve yerli yerince kullanmayanlar içindir.

Ben muallim olarak gönderildim diyerek kendisini bizlere takdim eden Peygamberimiz ilim öğrenmenin önem ve hedefini şöyle açıklar:

İslam’ı yaşatmak için ilim öğrenirken ölen kimse ile peygamberler arasında bir derece fark vardır. Hadis, ilim öğrenmenin gayesini, süresini ve faziletini bildirmektedir. Buna göre ilimde amaç İslam’ı yaşamak ve yaşatmaktır. İlmin süresi, ölüm gelinceye kadardır. Fazileti ise çok büyüktür.

İlim elinde çıra yak da Mevla’yı ara

Bilmek olmak değildir, olmaya bak olmaya!

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir.

Sen kendini bilmezsin, bu nice öğrenmektir!

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim