• BIST 94.244
  • Altın 257,027
  • Dolar 5,8339
  • Euro 6,5442
  • Konya 15 °C
  • Hasan el-Benna'dan Muhammed Mursi'ye İhvan
  • Temmuz zammı için son viraj... Emeklilere en az 2 bin 544 lira!
  • Mursi'ye şehit denilmesindan rahatsız oldular
  • Hasan el-Benna'dan Muhammed Mursi'ye İhvan
  • Temmuz zammı için son viraj... Emeklilere en az 2 bin 544 lira!
  • Mursi'ye şehit denilmesindan rahatsız oldular

İbadetten Ne Anlamalıyız?

Prof. Dr. Ramazan Altıntaş

 

Kulluk, itaat, mütevazı olma,  emre uyma, boyun eğme gibi anlamlara gelen ibadet, bir Müslüman’ın vakit ve mekânla kayıtlı Allah’ın razı olduğu fiilleri yerine getirmesi demektir. Buna ibadet-i mersûme denir. Abdest, namaz, sadaka, kurban, oruç, hac, umre, zekat, itikaf gibi.. Belli vakit ve mekânlarla kayıtlı olan bu ibadetlerden başka, bir de Allah’ı razı etmek adına yapılan her türlü meşru faaliyetler vardır. Geniş anlamda bunlara da ibadet denir. Bu bağlamda ibadet, Yüce Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak adına emrettiklerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmaya dayanır. Bu ibadetlere sınır çizmek zordur.  Bunun en basit misali, birbiriyle karşılaşan Müslümanların birbirlerine tebessüm etmesi, selam vermesi, açları doyurması, yolda insanlara zarar verecek bir engeli kaldırması, dargın olan iki insanı barıştırması gibi..  Nitekim bir ayette geniş anlamdaki ibadet şöyle belirtilir:“Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (En’am, 162) Bu âyetten yola çıkarak söylemek gerekirse, İslam’da ibadetler sadece belli biçim ve sembollerle sınırlı tutulmamıştır. Bununla birlikte, bizden bütün bir dünya hayatının ibadet haline dönüştürülmesi istenmiştir. Sorumlu bir Müslüman açısından yaptığı davranışlar ya farzdır, ya sünnettir,  ya haramdır, ya vaciptir, ya mekruhtur, ya mubahtır, ya da müfsittir. Dar ve geniş anlamda ibadet hayatı bir Müslüman’ın 24 saatini kuşatır.  Bu açıdan meseleye bakacak olursak, bir insan; ya Allah’a itaat ya da isyan halindedir.

İslam sistemine göre canlı-cansız bütün varlıklar,  kendilerine özgü ibadetlerle sorumlu tutulmuşlardır. Bu varlıklar içerisinde irade özgürlüğüne sahip olan tek varlık, insandır. İnsan, Allah’ın kendisini sorumlu tuttuğu alanda özgürdür. Nasıl ki insan inanç seçiminde özgür bırakılmışsa, ibadetlerini yerine getirip getirmeme konusunda da özgür bırakılmıştır. Yapıp ettiklerinin karşılığını görecektir. Eğer böyle olmasaydı, sevap ve günahın, cennet ve cehennemin bir anlamı kalmazdı.

İbadet sadece insana mahsus değildir. Kainatta bulunan canlı-cansız bütün varlıklar kendilerine özgü bir şekilde Allah’ı tesbih ederek ibadet etmektedirler.  İnsanın dışında yer alan; güneş, ay, yıldızlar, gezegenler, dağlar, ağaçlar, hayvanlar, kuşlar gibi canlı ve cansız diğer varlıkların ibadetleri zorunludur. Kur’an’da insanın dışındaki varlıkların ibadeti; secde, tesbih ve salât kavramlarıyla ifade edilir. Bu konuda Kur’an’dan bazı örnekler şöyledir:

“Görmedin mi ki şüphesiz, göklerde ve yerde olanlar, güneş ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir. Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah kimi alçaltırsa ona saygınlık kazandıracak hiçbir kimse yoktur. Şüphesiz, Allah dilediğini yapar.”(Hac 18).

“Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah'ı tespih ederler. Her şey O'nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız. O, halîm'dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.”(İsra 44).

“Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah'ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tespihini kesin olarak bilmektedir. Allah onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir.” (Nur 41).

Sonuç olarak, İslam ayrı ayrı bütün varlıkların ibadet şekillerini insanın ibadetinde toplamıştır. Örneğin; güneş, ay ve yıldızlar rükû ve secde halinde; dağlar ve ağaçlar kıyam halinde; hayvanlar rükû halinde; sürüngenler ise, secde halinde ibadet etmektedirler. İnsan ise, bütün bu varlıkların ayrı ayrı yaptıkları ibadetlerin hepsini birlikte yapma imkânına sahip kılınmıştır. Bu da İslam’ın insana verdiği değeri ortaya koymaktadır.  Özetle, varlığı okumasını bilenler, bundan ibret alarak Rablerine karşı olan sorumluluklarını yerine getirirler.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim