• BIST 106.711
  • Altın 143,557
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Konya 23 °C
  • Gülen bizi yurdun mescidine kilitleyip kırbaçlı adam dikti!
  • TRT'nin eski personeline FETÖ'den dava
  • Ali Ünal'a iki kez ağırlaştırılmış müebbet talebi
  • Gülen bizi yurdun mescidine kilitleyip kırbaçlı adam dikti!
  • TRT'nin eski personeline FETÖ'den dava
  • Ali Ünal'a iki kez ağırlaştırılmış müebbet talebi

Güç ahlakı şart!

Ahmet Demirel

"Kontrolsüz güç, güç değildir." sözünden mülhem "Ahlaksız güç, güç değildir." diyebiliriz

Ahlak her alanda ve her yerde

Evde, okulda, işte, çarşıda, pazarda...

Bizi bekleyen tehlikelerden biri de güç sahibi olduğumuzda sahip olduğumuz gücü zulme dönüştürmek.

Bazen ahlak, güçsüz olduğumuzda aklımıza geliyor.

Bir şeye ahlakını elde etmeden sahip olursanız onu olması gerektiği gibi kullanamıyorsunuz.

Hayatta sahip olduğumuz ve olacağımız her şeyin aynı zamanda ahlakına da sahip olmalıyız.

Ahlakına sahip olmadığımızda iyilik zannettiklerimiz bile aleyhimize dönebiliyor. Mesela infak yapıyorsunuz infak ahlakına sahip değilseniz başa kakabiliyorsunuz, gösteriş yapabiliyorsunuz.

"Bir sınır yoksa hiç sınır yoktur."  İşte ahlak o sınırdır.

Güç, para ve iktidar; bizi bekleyen en büyük 3 tehlike.

Bu üçünü kullanma ahlakını edinmezseniz bunları tamamen veriliş amacının dışında kullanırsınız ve bir zulüm makinesine çevirirsiniz.

Mustafa İslamoğlu'nun tespitiyle:

 "Kur'an'da verilen Karun örneği, paranın ahlaksız kalınca sahibini ne hallere düşüreceğinin ibretlik öyküsüdür.

Yusuf örneği, iktidara taşınan ahlakın ne muhteşem sonuçlara imza attığının kıssasıdır.

Süleyman ve Davut örneği güç ahlakının nasıl kullanılacağının örneğidir.

Kehf suresindeki Zülkarneyn örneği, bilgelikle gücün birlikteliğinden doğan adalet ve hikmetin meselidir."

Gücü, sadece iktidar olmak olarak düşünmemek gerekir.

Bugün hepimizin sahip olduğu çeşit çeşit güç var.

Kimimizin babalık, kimimizin annelik, kimimizin abilik veya ablalık, kimimizin yaşça büyüklük, kimimizin idarecilik, kimimizin komutanlık gibi gücümüz ve otoritemiz vardır.

Bu alanların her birinde hepimiz güç kullanmaktayız. Eğer bu gücü kullanırken bizi adil davranmaya sevk edecek bir ahlaka sahip değilsek bu güç zulme dönüşüyor.

Bir baba, fiziki gücünü ve büyüklüğünü çocuklarına karşı haksızlık yapmakta kullanabiliyor güç ahlakı yoksa.

Bir anne, fiziki gücünü çocuklarına karşı fiziki ve psikolojik şiddet unsuru olarak kullanabiliyor güç ahlakı olmazsa.

Bir koca, eşine karşı fiziki ve psikolojik baskı uygulayabiliyor eğer güç ahlakı olmazsa

Evlat  anne-babaya, Büyük kardeşler küçük kardeşlere, erkek kardeşler kız kardeşlere güç yetirmeleri ve onlara haksızlık yapmalarının sebebi de güç ahlakının olmamasıdır.

Belki de bu güç ahlakını çocukluklarından itibaren kazandırmalıyız çocuklarımıza.  Eğer bunu başaramazsak çocuklarımız hayatın hangi alanında iktidar sahibi olurlarsa güçlerini zulme dönüştürmekte tereddüt etmeyeceklerdir.

Güç ahlakı olmayanların ellerindeki gücü nasıl dünyayı felakete götürdüklerine defalarca şahit olduk.

1. ve 2. dünya savaşları, Irak ve Suriye örnekleri en canlı örneklerdendir.

GÜÇ AHLAKI ŞART!

İslam, Güç ve zafer ahlakını da öğretmiştir.

Mesela, Mekke'yi fethedersiniz büyük bir zafer elde edersiniz. 20 yıldır size yapmadığı zulüm kalmayan Mekke müşriklerini yenmişsiniz. En büyük düşmanınızı dize getirmişsiniz. Muazzam bir başarı elde etmişsiniz ama bu zaferin akabinde gelen Nasr süresinde Rabbimiz şöyle buyurur:

1- Allah'ın yardımı ve fetih geldiğinde,
2- insanları bölük, bölük Allah'ın dinine girerlerken gördüğünde.
3- Artık Rabbini hamd ile tesbih et ve bağışlamasını dile! Muhakkak ki, O, çok bağışlayandır!

Rivayetlere göre Peygamberimiz Mekke'ye girerken başı neredeyse devenin hörgücüne değmektedir. Muzaffer bir ordu  komutanı gibi değil Allah'ın emri gereği hamd ve tesbih ile girmektedir.

Havalanmak yok. Kibirlenmek yok. Başarıyı kendinden bilmek yok.

Zafer bizden nusret ise Allah'tandır. Bu hakikati unutmayacaksın.

Gücü ahlaklı hale getirmek, müslüman olarak hepimizin görevidir.

Gücü ahlaksız bıraktığınızda güç güç değildir bir zaaftır.

Müslümanlar, hangi alanda güç sahibi olursa hemen o gücün ahlakını elde etmekle mükelleftirler.

Para sahibi olduklarında para kullanma ve infak ahlakına sahip olacaklar;

Makam sahibi olduklarında Makam kullanma ahlakına sahip olacaklar.

İktidara geldiklerinde de iktidar olma ahlakına sahip olacaklar. Bu gücü adalete dönüştürecekler ve milletin geliştirilmesine vesile edeceklerdir. Bu sözümüz hayatın hangi alanında iktidar isek o alanda hepimiz için geçerlidir ve o alanın gereği olan ahlakla mücehhez olmak zorundayız.

Sait ÇAMLICA'yı misafir ediyoruz köşemize ve bitiriyoruz.:

"Ahlaksız bir doktor, şifaya değil, hastalığa vesile olur. Bir hastanede çoğalan mikroplardan daha tehlikelidir, bir doktorun kalbinde iş ahlakının olmaması.

Ahlaksız bir öğretmen, insan değil, canavar yetiştirir. Meslek ahlakından mahrum bir öğretmenin dilinden düşürmediği ahlak kavramı, öğrencilerini ahlaklı değil, ikiyüzlü yapar.

Ahlaksız bir müteahhit, bina değil mezar yapar. Depremlerde yaşadığımız acıların sorumlusu beton binalar değil, ahlaksız iş yapanlardır.

Ahlaksız bir şoför, trafik canavarı olur. Sarhoş bir şoförün kullandığı arabada yolculuk yapmayı kim ister? Sözün özü, “Ahlaksız bir güç, güç değildir.”….

 

Ahlaksız teknoloji  ,insanlığın başına bela olur.-Bu gün bunun etkisini tüm dünya görüyor.!"

Süleyman (as) ve Yusuf (as) gibi Ahlaklı bir güce sahip olabilmemiz dileklerimle.

Muhabbetlerimle

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim