• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Konya 23 °C
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek

Ehliyet ve liyakat şart!

Ahmet Demirel

Muhteşem bir ayetle başlayalım mı?

"Allah emanetleri ehil olana vermenizi emreder."

Bu emir iki hususu ihtiva eder:

1- Görevi layık olana vereceksin

2- Göreve layık kişileri yetiştireceksin.

Hatta gelecekte gerekli olacak yerlere de layık olacakları yetiştireceksin.

EHLİYET VE LİYAKAT ŞART!

Bir muhteşem tespit ve ifade de Sevgili Peygamberimizden.

Kendisinden idarecilik isteyen bir sahabiye:

 “Vallahi biz isteyeni veya görev hırsı bulunanı yönetici yapmıyoruz.”

“Görev isteyen kimseyi biz işimize tayin etmeyiz”

Olay budur.

Efendimiz bu ilkeden hareketle:

- 17 yaşındaki Üsame'yi ordu komutanı yapmıştır. Emrinde yaşça büyük sahabeler vardı.

- Habeşistanlı Bilal'i müezzin yapmıştır.

- İranlı Selman'ın önerisi savaş taktiğini uygulamıştır.

- Ama Abdullah ibn Ümmü Mektum'u savaşa gittiğinde yerine Medine valisi vekili olarak bırakmıştır.

Kabe'nin anahtarlarını hicabet görevini layıkıyla yapan Osman b. Talha'ya tekrar vermiştir.

EHLİYET VE LİYAKAT ŞART!

Bundan dolayı Peygamberimiz kendisinden sonraki halifeyi tayin etmeden vefat etmiştir.

Bu ilkeden dolayı devlet başkanlığı seçimle olmuştur.

Daha sonraki yıllarda saltanata dönüşen idarenin nasıl yanlışlar yaptığı hepimizin malumudur.

Isırıcı sultanlık dönemi.

Emanetin babadan oğula geçme yöntemi.

Yani bundan sonra ehliyet aranmaz.

Sultanın oğlu olman yeterli.

Bu gömleğin ilk düğmesini yanlış iliklemek gibi bir şeydir.Artık hepsi yanlış olacaktır.

bu sadece sultanla sınırlı kalır mı?

Hayır! Sultanın yakınları da layık olmasalar da artık görevlendirilirler.

Çünkü onlarda akrabalarıdır.

Sultan aynı zamanda kendini korumak isteyecektir.

Bunu da böylece gerçekleştirmek ister.

EHLİYET VE LİYAKAT ŞART!

Mevcut seçim kriterlerimiz ne kadar ehliyet ve liyakata uygun?

Her alandaki siyasi seçimler liyakati önceliyor mu?

Üniversite seçme sınavı ehil olan öğrencileri ne kadar seçebiliyor?

KPSS sınavı layık olanları seçebiliyor mu?

Ya da bu sınavlarda ki sorular layık olanı seçebilecek yeterlilikte mi?

Kpss sınavıyla kişilerin getirildikleri görev ve o konuda ehil olmaları konusunda bir bağlantı var mı?

Kpss'yi kazanan bir öğretmen adayı o görevi yapmada ne kadar liyakat sahibi.

Kpss'yi kazanan bir din görevlisi o görevi yapmada ne kadar mahir.

Ve diğer alanlarda aynı şekilde...

Mevcut sınav sistemi adayların yeteneklerini seçebiliyor mu?

Adayların alanlarında ne kadar mahir olduğunu anlayabiliyor mu?

yoksa sadece test çözme yeteneklerini ve sınav müfredatını ne kadar bildiklerini mi ölçüyor?

EHLİYET VE LİYAKAT ŞART!

Kem alet ile kemalat olmaz.

Özel şirketler beraber çalışacakları kişileri hangi kriterlerle alıyor.

Kpss sınavı vb. uygulamaları var mı?

Yoksa ihtiyaçları olan alandaki ihtiyaçlarını giderecek liyakatte eleman mı alıyorlar?

Özel okullarda durum nasıl?

Başarılı olmak isteyenler rastgele öğretmen alıyorlar mı?

Yoksa alanında başarılı olmuş ve isim yapmış olanları mı tercih ediyorlar?

Başarılı olsa da olmasa da çalışmaya devam ediyorlar mı?

EHLİYET VE LİYAKAT ŞART!

Tüm ülkede bir seferberlik ilan edilmeli

"Ehliyet ve liyakat seferberliği"

Layık olmayan hiç kimse ehil olmadığı göreve getirilmemeli.

Ahbap-çavuş ilişkisi son bulmalıdır.

Tüm seçim kriterleri elden geçirilmeli.

Ehliyet merkezli yeni bir sistem geliştirilmeli.

Bu bizde önceden nasıl başarılmış, batılı ülkeler nasıl başarmışlar incelenmeli araştırılmalı

kalite ve başarı merkezli, liyakat merkezli bir sistem oluşturmalıyız.

Yoksa bu yüzyılı da kaçıracağız.

Muhabbetlerimle

MEVLANA'DAN GÜZEL SÖZLER

- Adalet nedir? -Ağaçlara su vermektir.   - Zulüm nedir? - Dikeni sulamaktır.

- CahiI kişi güIün güzeIIiğini görmez, gider dikenine takıIır

- Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır. 

- Göz iki, kulak iki, ağzımız ise tektir. Çok görüp, çok dinleyip, az konuşmak gerekir.

- Pergel gibiyiz; bir ayağımız sımsıkı şeriata bağlı, Diğer ayağımızla yetmiş iki milleti dolaşıyoruz. 

- Geminin içindeki su, gemiyi batırır. Geminin altındaki suysa, gemiye arka olur.
GÜZEL HABERLER

- Kahramanmaraş Belediyesi MAVERA dergisinin tüm sayılarını dijital ortama taşıdı.Artık MAVERA dergisine ulaşmak çok kolay. 162 sayının tamamına www.kahramanmaras.bel.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

 


 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Muhalif
12 Aralık 2014 Cuma 12:23
12:23
Tövbe tövbe yazıyı okuyayım dedim ama ilk cümle "Muhteşem bir ayetle başlayayım mı ?" tekrar tövbe tekrar haşa, ne bu ayetleri sınıflara mı ayırdınız ? Var mı başka sınıflarınız söyleyin de bilelim.
195.177.206.65
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim