CHP Grup Başkanvekili Gök:

CHP Grup Başkanvekili Gök:

"İçişleri Bakanı, neden görevden alındı, bu azil mi istifa mı?"- "Kendi geleneklerinden gelen bir kişiyi, dere geçerken harcıyorlar, kendi geleneklerinden gelmeyen bir kişiyi İçişleri Bakanı yapıyorlar"

TBMM (AA) - CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Efkan Ala'nın İçişleri Bakanlığından istifasını, "Bu azil mi istifa mı? Kendi geleneklerinden gelen bir kişiyi, dere geçerken harcıyorlar, kendi geleneklerinden gelmeyen bir kişiyi İçişleri Bakanı yapıyorlar." diye değerlendirdi.

Gök, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dünya Barış Günü dolayısıyla basın mensuplarına karanfil veren Gök, dünyada açlık, yoksulluk, salgın hastalıklar, iç savaş, etnik çatışmalar karşısında yaşam mücadelesi veren milyonlarca kişi yardım eli beklerken, kaynakların silahlanmaya ayrılmasının düşündürücü olduğunu söyledi.

Gök, son 14 yılda El Kaide, PKK, DAEŞ, DHKP-C gibi terör örgütlerinin, Türkiye'de sivilleri hedef alan saldırılarında yaklaşık 500 vatandaşın hayatını kaybettiğini, 2 bin 800 kişinin yaralandığını, 7 Haziran seçimlerinden sonra 640'dan fazla polis, asker, korucunun şehit olduğunu anlattı.

Türkiye'nin, böyle bir ortamda, terörün yıkıcı tehdidiyle karşı karşıya olduğuna işaret eden Gök, terör ortamı ve siyasi istikrarsızlığın, ülkeyi ekonomik açıdan da tahrip ettiğini, Türkiye'nin dünyada en fazla silah ithalatı yapan 7. ülke olduğunu savundu. Gök, Türkiye'nin bir an önce çevresinde barış ve huzuru sağlayarak terör belasından kurtulmasının, kendi vatandaşları ve bölge ülkelerin güvenlik ve refahı açısından önemli olduğunu vurguladı.

-"Kadük kalmış adli yıl açılışı"

Toplantıda, adli yıl açılış törenini de değerlendiren Gök, bu törenlerin, iki yıldır farklı mecraya büründüğünü öne sürdü. Gök, yargının bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin güçlü olabilmesinin, bütün taşların yerli yerinde olmasıyla mümkün olduğunu bildirdi.

Gök, "Türkiye'de yargı bağımsızlığının tartışıldığı, yargı bağımsızlığına yönelik anayasa çalışmalarının yapıldığı bu günlerde, adli yıl açılış törenlerinde Yargıtayın, kendi belirlediği salondan vazgeçerek, Cumhurbaşkanı'nın işaretiyle Cumhurbaşkanlığı sarayında bu toplantının yapılması, bu toplantı yapılırken gerekçelerin çok komik olması, Türkiye'de savunmanın ne denli önemsiz kılınmak istendiğinin, yargının bağımsızlığına büyük ölçüde gölge düşüren olaylardan biridir." diye konuştu.

Yenikapı'da liderlerin buluşmasının, toplumdaki uzlaşının, demokrasinin, hoşgörünün yeşereceği umudunu artırdığını vurgulayan Gök, CHP'nin Yenikapı ruhundan beklentisinin, demokrasinin kurum ve kurallarıyla eksiksiz uygulanması olduğunu anlattı.

Gök, baroların katılmadığı bir adli yıl açılışının düşünülemeyeceğini savunarak, baroların katılmaması, Yargıtayın ev sahipliği dışında yapılması nedeniyle bu yılki adli yıl açılışının gerçek anlamını yitirdiğini belirtti.

Gök, yargıçlar mahkeme salonuna girdiğinde herkesin ayağa kalktığına dikkati çekerek, "Bugün yapılan adli yıl açılış törenleri, son derece yanlış yerde, yargı bağımsızlığını zedeleyici mahiyette, baroların içinde olmaması nedeniyle de çok eksik, kadük kalmış adli yıl açılış törenidir." dedi.

-"Bizim bilmediğimiz neler dönüyor?"

Efkan Ala'nın, İçişleri Bakanlığından istifasına da değinen Gök, bu durumu, bakanların dahi bilmediğini öne sürdü.

Gök, Ala'nın bölge valiliği, Başbakanlık Müsteşarlığı, İçişleri Bakanlığı yaparak, çözüm sürecinde baş aktör olarak, düne kadar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın en yakınındaki kişilerden biri olarak bilindiğini vurguladı.

Türkiye'de Ala'nın istifa etmesini gerektiren çok önemli olaylar, Ankara, Taksim, Gaziantep'te patlamalar, Atatürk Havalimanı saldırılarının olduğunu belirten Gök, Ala'nın istifasını istediklerine, buna gerek duyulmadığının söylendiğini, Ala hakkındaki gensorularının reddedildiğini, Ala'nın, korunduğunu, himaye edildiğini öne sürdü.

Gök, bugüne kadar en kanlı olaylar olduğunda, siyasetten sorumlu olarak istifa etmesi gereken Ala'nın yerini koruduğu süreçten sonra, dün yaşanılan olayın sıra dışı olduğunu söyledi.

Bu olayın çeşitli boyutlarının olduğunu gördüklerini ifade eden Gök, kamuoyunun, bu konuda aydınlatılmasını istedi. Gök, Ala'nın görevinden ayrılmasının gerekçesini sorarak, Ala'nın, Cumhurbaşkanı'nın isteğiyle ayrıldıysa bunun ayrı bir kriz olduğunu öne sürdü.

"Başbakan Binali Yıldırım'a tebliğ edilen bir talep mi olmuştur? Çünkü Bakanlar Kurulu yapılırken herşey normaldi. Başbakan'ın bu işten bilgisi var mı?" diye soran Gök, şöyle devam etti:

"Başbakan, eğer son anda Cumhurbaşkanı'nın talebiyle böyle bir olayı gerçekleştirdiyse, Türkiye ciddi devlet krizi yaşıyor. Olayın arkasındaki perdenin aydınlatılması siyaset açısından birinci derecede önemlidir. Bizim bilmediğimiz neler dönüyor? 15 Temmuz gecesi Ala'ya ulaşılamadığı, FETÖ'ye karşı yeterli mücadele yapılmadığı söyleniyor. Gerekçe bu mudur? Gerekçe buysa 81 ilin valisinin 74' ünün, 7 bin istihbarat görevlisinin 6 bin 500'ünün FETÖ'cü olduğunu söyleyen Ala, bunu tek başına mı yaptı? Kimdir o kararnameleri beraber imzalayanlar, onların sorumlulukları yok mu? Ala, İçişleri Bakanıyken 74 emniyet müdürünün, FETÖ'cü olmasını nasıl açıklayabilir?"

-"Dereyi geçerken at boğuluyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, MİT ve Genelkurmay Başkanı üzerinde yürütülen tartışmalarda, "Dere geçerken at değiştirilmez" dediğini anımsatan CHP Grup Başkanvekili Gök, şu görüşlere yer verdi:

"Şimdi dereyi geçiyoruz ama şu anda atın boğulması söz konusu. Önemli bir devlet krizi yaşanıyor. Ala, bu krizin neresindedir, kendisiyle ilgili şüpheler mi var? Bu açıklamaların yapılması Ala açısından da önemlidir. Yıllardan beri birinci derecede yakını olan İçişleri Bakanı, neden görevden alındı, bu azil mi istifa mı? Ala'dan şüphenilen durum mu vardır? En kanlı olaylarda istifa etmeyen Ala, şimdi istifa ettirilmek isteniyorsa altında başka gerekçeler vardır, biz bu gerekçeleri bilmek istiyoruz. Karanlık ilişkiler ağı var. Bu ağın içinden çıkılmadan, bu olayı çözemeyiz. Kendi geleneklerinden gelen bir kişiyi, dere geçerken harcıyorlar, kendi geleneklerinden gelmeyen bir kişiyi İçişleri Bakanı yapıyorlar. Soylu'nun, Demokrat Parti Genel Başkanlığı döneminde Erdoğan ile ilgili söylediği onlarca söz var. Bir siyasi mücadeleyi Erdoğan'a karşı sürdürmüş Soylu'nun, Ala karşısındaki pozisyonu da çok tartışmalıdır. Kendi siyasi geleneğinden gelmiyor, o gelenekten kimseye güvenilemiyor, başka mecradan gelen kişiye, daha önce hakaret etse, eleştirse dahil ona Türkiye'nin en önemli bakanlığı veriliyor. Bu çok su kaldıran bir tablodur."

Gök, torba tasarıdan çıkarılan düzenlemelerin yeni KHK'ya konulması halinde, iktidarın, Yenikapı ruhunu darmadağın edeceğini öne sürdü. Gök, böyle bir yanlışla, bu sürecin götüremeyeceğini, FETÖ'ye karşı mücadelede gedik açılacağını kaydetti.

AA

Kaynak:Haber Kaynağı

Etiketler :