• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • Konya 19 °C
  • Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne savunma yaptı
  • Ahmet Turan Alkan savunma yaptı: Bildiğim olsa itiraf ederim
  • Personeline elden ücret veren işveren yandı
  • Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne savunma yaptı
  • Ahmet Turan Alkan savunma yaptı: Bildiğim olsa itiraf ederim
  • Personeline elden ücret veren işveren yandı

Bugün git yarın gel!

Hümeyra Uslu

“Bugün git yarın gel”, “Mesai bitmek üzere ama…”, “Memur yerinde değil şimdi”, “Öğleden önce gelecektin şimdi olmaz…” ve daha bir sürü şey… Tanıdık geliyor mu bu cümleler?

Hiç yani, sorduğum soruya bak. Bürokrasinin ittirerek dahi zor gittiği ülkemizde elbette bu cümleler tanıdık geliyor. Hatta yaşı dedemle, babamla bir olanlar şöyle diyorlar muhtemelen: “Bugün de ne var, sen eskiden göreydin!”

Elbette eski Türkiye’de her şey daha kısıtlı, daha zor ve daha imkânsızmış kabul. İyileşmeleri, düzenlemeleri, ilerlemeleri reddedecek falan değilim. Reddedersek Allah da taş yapar zaten. Ben başka bir şeye kızıyorum.

Güçlü bir Türkiye’ye ant içmiş bir ülkenin fertleri olmak gibi bir gayemiz yok mu bizim? Herkesin işini hakkıyla yapması gerekmiyor mu? Derdimiz bu milletin işini gücünü yoluna koymak değil mi? Her birimiz, işimiz her ne olursa hakkını vermeyecek miyiz?

Şu genç yaşımda dert sahibi oldum.

Ne mi oldu?

Anlatayım.

Dün birkaç evrak işim vardı. Öğleden sonra 13:30’a kadar işimin hallolması gerekiyordu. Aksi halde 1 hafta daha beklemem gerekecekti ki bu benim için korkunç bir seçenekti. Zaten işimin o güne kalması da bu yürümeyen işler yüzündenken, tekrar aynı şeye takılmak çileden çıkarttı beni.

Kurumun biri evrağı gönderdiğini, meselenin kendilerinden çıktığını söylerken, bir diğeri evrağın kendilerine ulaşmadığını, zaten ulaşsa bile 13:30’a benim işimi halledemeyeceklerini ısrarla tekrar etti.

İki kurum arasındaki telefon görüşmelerini de bizzat ben yaptım bu arada. Yetkili, yetkiliyi arayıp da şu şöyle mi demiyor! Neden desin ki, öğlen yemeği yiyecek! Ya da daha önemli bir işi var!

“Evrak geldiyse de ben görmedim” diyor birisi. Siz, “Evrak kayıt dosyalarınızı kontrol edemez misiniz?” diye rica edince kötü oluyorsunuz. Sinirleri bozuk, yüzleri ekşi bir şekilde tabiri yerinde ise ‘ayar vermeye’ kalkıyorlar. Son güne bırakmakla itham ediyorlar, son güne onlar gibi ‘iş bilmezler’ yüzünden kaldığımızı unutuyorlar!

Bu adamlar devletten maaş alıyorlar, bu adamlar sorun neyse çözelim demek yerine, “bugün olmaz bu iş” demekle yetiniyorlar. Olmayan iş de şu; evrak geldi mi diye kontrol edecekler, gelmediyse eski evrak dosyalarını kontrol edip bulacaklar ya da tekrar isteyecekler, geldiyse de işlem yapacaklar.

Ama zor geliyor ülkemin amirine, memuruna bu işler. Yalvar yakar iş yaptırıyorsun. Seni çocuk sanıp gale almayanı da oluyor, kendini Kaf dağında göreni de. Şunun farkında değil; “Ben bu ülkenin vatandaşına hizmet etmekle yükümlüyüm.”

Artık şunu bir kabul edin kıymetli büyüklerim, küçüklerim. Kimisi dağda düşmanla çatışarak hizmet eder bu ülkeye, kimisi köy okulunda ders vererek, kimisi yurt dışında temsil ederek dalgalandırır bayrağı, kimisi iyi bir insan yetiştirerek, kimisi bu günün işini yarına bırakmayarak, kimisi hasta tedavi ederek, kimisi araştırma yaparak, kimisi güldürerek… Ama herkes bu toprağın hakkını verme, Türkiye Cumhuriyetinin bir vatandaşı olarak üzerine düşeni yapma bilinciyle yapar bunu. Olması gereken budur. Büyük Türkiye istiyorsanız, üzerinde durulması gereken, yapılması gereken budur! Böyle bir derdiniz yoksa başınızı iki eliniz arasına koyup bir düşünün derim!

Kendim de insanla iç içe olan bir işle meşgulüm. Muhatabım insan. Yeri geliyor en yüksekteki ile yeri geliyor en alttakiyle görüşmek durumunda kalıyorum. Ama kimseye daha az önemli muamelesi çekmiyorum, çekmiyoruz. Herkesin işi önemli. Herkesin zamanı kısıtlı. Herkesin işi gücü bir diğerine göre daha acil.

Hal böyleyken artık memur alım sistemini mi değiştirirsiniz, eğitim sistemini mi değiştirirsiniz, değerler eğitimini mi artırırsınız naparsınız bilmem! Ama bi’ çeki düzen şart. Bu güne böyle gelmiş ama bu düzen böyle gitmez. Artık herkes elini taşın altına soksun. Her ne yapılması gerekiyorsa bir yerden başlansın.

Kızgın ve kırgın olanlara gelsin bu yazı. Ve yarınlar önce birey olarak bizi, daha sonra ülkemizi ve tüm insanlığı daha iyi yerlere getirsin…

Âmin. 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Mustafa
14 Eylül 2017 Perşembe 15:06
15:06
Bu cümleler o kadar çok tanıdık geldi ki aynı birimde hatta yan yana oturanların birbirinden haberi olmadığı durumlarla karşılaştım. Yazık...
95.183.198.146
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim