• BIST 85.850
  • Altın 248,204
  • Dolar 6,0463
  • Euro 6,7428
  • Konya 26 °C
  • O tarihte hesaplarda... Kimler ne kadar emekli ikramiyesi alacak?
  • Mektup, telgraf ve mesajlardaki 27 Mayıs
  • Basra’dan Doğu Akdeniz’e stratejik hamleler: Savaş kapıda mı?
  • O tarihte hesaplarda... Kimler ne kadar emekli ikramiyesi alacak?
  • Mektup, telgraf ve mesajlardaki 27 Mayıs
  • Basra’dan Doğu Akdeniz’e stratejik hamleler: Savaş kapıda mı?

Biz bu filmi seyretmiştik!

Biz bu filmi seyretmiştik!
Tarihçiler, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Emniyet’i bilgilendirmeden şehit cenazesine katılarak ortalığı karıştırdığı Ankara Çubuk’taki hadisenin bir benzerinin 27 Mayıs darbesinden önce İnönü tarafından sahnelendiğini hatırlattı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Emniyet’i bilgilendirmeden şehit cenazesine katılarak ortalığı karıştırdığı Ankara Çubuk’taki hadisesi, tarihteki benzer karanlık olayları akıllara getirdi. 27 Mayıs darbesinden önce hemen hemen aynı tezgahın dönemin CHP Genel Başkanı İsmet İnönü tarafından sahnelendiğini hatırlatan tarihçiler, “Biz bu filmi seyretmiştik” dediler.

“Hem Uşak’ı hem Kayseri’yi karıştırdı”

Başvekil Adnan Menderes ve arkadaşlarının idamı ile sonuçlanan, CHP ile cuntacıların işbirliğinde gerçekleştirilen 27 Mayıs 1960 darbesi öncesindeki kaotik hadiselerin günümüzdeki olaylarla benzerliğine dikkat çeken tarihçi yazar Süleyman Kocabaş, Türkiye’nin benzer bir atmosfere sürüklenmeye çalışıldığını belirtti.

Tarihçi yazar Süleyman Kocabaş, “1959’da Uşak, 1960’da Kayseri olayları vardı. Bu olaylar 27 Mayıs darbesinin yapı taşlarının döşendiği hadiselerdi. İsmet İnönü üst üste 3 seçime girmiş ve başarılı olamamıştı. Tam bu süreçte ihtilalcilerle anlaşarak gidip Uşak ve Kayseri’de halkı tahrik etti. Uşak olayları 1 Mayıs 1959’da, Kayseri olayları ise, darbeden 3 ay önce 17 Şubat 1960’da vuku buldu. Özellikle Uşak’ta İnönü’nün taşlandığına yönelik uydurma bir kamuoyu çalışması yapıldı. Darbeciler tahrik edilmek için düzenlenen bu hadiselerle birlikte halkın da Menderes iktidarını sorgulaması sağlanmıştı. Aynı provokasyon bugün de Ankara’da yaşandı” dedi.

Yine aynı provokasyon

60 yıl önceki puslu havayı anlatan tarihçi Kocabaş, “Kayseri Yeşilhisar’da Halk Partililer ve Demokrat Partililer arasında kavgalar olmuş, polis tahriklere sebep olan 70 Halk Partiliyi hapsetmişti. İsmet İnönü ise ‘ortada büyük bir olay var ve gidip olayı yerinde araştıracağım’ diyerek tansiyonu daha da yükseltmişti. Menderes’in daha kanlı olaylara neden olabileceği dolayısıyla mani olmak istediği bu ziyarete İnönü, ‘Gezi hürriyetimi kimse kısıtlayamaz’ demiş ve Kayseri’ye gelmişti. Maalesef Menderes bu oyunu önceden kavrayamadı. Ortada çok büyük bir tahrik olduğunu daha sonra anladılar. Kayseri Yeşilhisar ve Uşak olayları olmasaydı 27 Mayıs darbesi olmazdı. Önce şiddeti çıkardılar, sonra ‘şiddeti önlüyoruz’ diyerek generalleri ülke yönetimine doldururlar ve darbe yaparlar. Kanlı darbeye zemin hazırlayan bu şiddet vakaları aynen bugün de tezgahlanıyor. Biz bu filmi daha önceden görmüştük. Aynı filmi tekrar seyretmeyelim. Muhalefetiyle iktidarıyla itidalli olmak zorundayız” şeklinde konuştu.

Ekonomik buhranı da bu nedenle tetiklediler” sözlerini sarf eden Kocabaş, şöyle devam etti: “Suriye meselesi de hâlâ önümüzde duruyor. Türkiye’nin esas sorunu olan milli beka sorunu unutturulmaya çalışılıyor. Fırat’ın doğusuna geçmememiz için Türkiye’yi iç işleriyle uğraştırıp, oyalayıp dış tehlikelerde kendilerini emniyete almak istiyor İsrail, ABD ve İngiltere’den oluşan şer ekseni. Bu oyuna gelmeyelim.

Amaç farklı mevzulara zemin hazırlamak

Çubuk’ta halkı galeyana getiren Kılıçdaroğlu ve beraberindeki CHP’lilerin 60 yıl önceki taktiği tekrar sahnelemesini gazetemize değerlendiren tarihçi yazar Hasret Yıldırım, olaylardaki maksadın belirli yerlere mesaj vermek olduğunu söyledi. “CHP’nin geleneğinde, vatanda bir şeyler iyi gidiyorsa hokus pokus yaparak, gündemi farklı yere çekip, ağababalarının şeytani planlarına hizmet etmek vardır” diyen Hasret Yıldırım, “Bu dün İ.İnönü ile Uşak’ta, Topkapı’da, Kayseri’de, Ecevit ile Gerede’de, Çiğli’de bugün de Kılıçdaroğlu ile Çubuk’ta hortlamıştır. Bu hadiselerin tamamı tetkik edildiğinde, CHP’li idarecilerin tek gâyelerinin bir yerlere mesaj vermek, siyasi istikrarı bozguna uğratıp, farklı mevzulara zemin hazırlamak olduğu görülür” şeklinde konuştu.

Kafa karıştıran sorular

CHP’nin benzer saldırılarda farklı tavırlar sergilediğini söyleyerek Kılıçdaroğlu’nun ikiyüzlülüğünü ortaya seren Hasret Yıldırım, “Bu mevzu üzerinden Kılıçdaroğlu’nun cevaplaması gereken çok ciddi sualler var.

Mesela, 25 sene sonra şaibeyle de olsa bir İstanbul Belediye Başkanı çıkarmışsın ‘gibi’ ve bu başkanın o gün İstanbul gibi bir metropolde mitingi var. Neden gitmiyorsun? Ankara Emniyeti’ne, şehit cenazesine iştirâk ile alâkalı neden bilgi vermiyorsun?

Size daha evvel yumruk atan Orhan Övet isimli şahsı tekme tokat döven CHP’li vekillerin; Hacıbektaş-ı Veli’yi Anma Etkinlikleri’nde Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’a saldıran Hüseyin Satı’ya ise sahip çıkıp başını okşaması çifte standard ve ilkesiz bir duruş değil miydi?” dedi.

Yıldırım, katıldığı bir şehit cenazesinde yediği yumrukla burnu kırılan dönemin Enerji Bakanı Taner Yıldız’a yapılan saldırının haberine Sözcü gazetesinin ‘Yumruk Terapisi’ başlığı atmasına Kılıçdaroğlu’nun tek kelimeyle itiraz etmediğini belirtti. Yıldırım, şahsi bir eylem üzerinden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun istifasının istenmesinin de masum bir talep olmadığını kaydetti.

Kaynak: Yeni Akit

Etiketler: ,
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ali Tekin
24 Nisan 2019 Çarşamba 21:21
21:21
Siz bu filmi daha önceden de çevirmiştiniz.
88.232.171.251
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim