• BIST 82.352
  • Altın 148,034
  • Dolar 3,8356
  • Euro 4,0738
  • Konya 0 °C
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!

“Ben” zindanı ve kendini aşmak

Cahit Karaalp

“BEN” ZİNDANINDA BİR ÖMÜR TÜKETEN “BEN”MAHKUMLARINA…

 

“Ben” zindanından kurtulmanın yolu “Kendini aşmaktır”…

 

             Kendini aşmak başkaları için yaşamaktır… Kendini geçmektir… İslam davasına adanan bireyler kendilerini aşmadıkları sürece ben zindanından kurtulmadıkları sürece çok başarılı olamazlar… şehadete yürüyen Allah erleri kendilerini aştıkları için şehadeti buldular… Kendini aşmak şahsiyetini topluma adamaktır… Topluma mal olmaktır… Kişisel zevk ve sefasından geçmektir… Rahatı için değil insanlığın rahatı için çalışmaktır… Karnına taş basıp evindeki ekmeği açlarla paylaşan nebi kendini aşanların en büyük örneği değil midir? Kendini aşmayan ben zindanında zavallı bir mahkûm olarak kalacaktır…

 

           Kendini aşmayı nefsi öldürme hezeyanı ile karıştırmamalıyız… Nefsin ölümü, benliğin bitmesi; kendini aşmak ise benliğin başka benlikler için yaşamasıdır… Nefsin ölümü beraberinde kişiliksizliği, kendini aşmak ise beraberinde toplumsal kişiliği getirir… Allah Kuranda, bu şahsiyete yani kendini aşana; “Muhsin” ismini verir…

 

           Muhsin karşılıksız iyilik yapan, her hareketini rabbine göre ayarlayan, benliğini ümmetin benliğinde eritendir… Muhsin, rabbini görür gibi yaşayan, rabbini göremese de rabbinin kendisini gördüğünün bilincinde olmaktır... Muhsin olmak ben zindanından çıkmaktır… Ancak her ben zindanından çıkan, Muhsin olmuş değildir… Sevgilisinin benliğinde benliğini eriten de ben zindanından çıkmıştır ancak başka bir ben zindanına mahkûm olmuştur… Benliğini ırkı, milleti için geçen de ben zindanından azade olmuştur ancak ırk, millet zindanında mahkûmdur…

 

        ”Fena fi’l- ümmeh” olmaktır kendini aşmak… Kişileri, ırkları, devletleri, milletleri, malı, makamı, şanı, şöhreti, kınanmayı, kırılmayı, üzülmeyi, büzülmeyi, ezilmeyi, korkuyu, ölümü geçmektir kendini aşmak yani “Muhsin” olmak… Vatanları değil ümmetin yaşadığı her bir karış toprağı vatan bilmektir kendini aşmak… Başkalarının mutluluğu için çalışmak, başkalarının sevinciyle sevinmek, başkalarının darlığını bitirmek için dara girmektir kendini aşmak… Rahatı cennete, rehaveti bencillere bırakmak ve rahmete koşmaktır kendini aşmak…  Kendin olmak için kendini aşmalısın… Kendin olman için, hem kendin kalmalı hem de kendini aşmalısın…

 

         Kendini aşanların dünyaları ufukları kadar geniştir… Dertleri büyüktür… Sırtlarını büken ağır mı ağır bir yüktür… Kendini aşanların sevdaları kadar hülyaları da büyüktür… Unutma! Kendini aştığında mutlu olursun, özgür kalırsın değilse hep ben zindanında bir sığıntısın… Unutma! İman, kendini aşmanın ilk aşaması; Muhsin olmak ise son aşaması…  Cennette yaşanır bunun sefası…

 

                                            KENDİNİ AŞ VE KURTUL…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim