• BIST 109.050
  • Altın 153,876
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • Konya 2 °C
  • FETÖ sosyal medyada kadınların bebekle cezaevine konulduğu yalanını...
  • Pew anketine göre Erdoğan'ın Ortadoğu'da etkisi arttı
  • Nazlı Ilıcak: FETÖ'nün 17/25 Aralık'ta terör örgütü olduğunu anlamadım
  • FETÖ sosyal medyada kadınların bebekle cezaevine konulduğu yalanını...
  • Pew anketine göre Erdoğan'ın Ortadoğu'da etkisi arttı
  • Nazlı Ilıcak: FETÖ'nün 17/25 Aralık'ta terör örgütü olduğunu anlamadım

Fena Fi Devle bir kadın: Altuncan Hatun

Şenol Metin

Eğitim-Bir-Sen Konya 2 Nolu Şube Kadın Komisyonu, şehitlerimiz için okunan hatimlerin duası için Cuma akşamı biraraya geldi. Program Eğitim-Bir-Sen’li kadınların ülkemizin birliği için insiyatif almaya hazır bir kadro olduğunu gösterdi.

Hatim duasında Genç Memur-Sen Konya Şube Başkanı İbrahim Çetin’in, ‘Bedrin Aslanlarına eş bir mücadeleyi sürdüren kahramanlarımızı Rabbim korusun, şehitlerimiz şimdi bu salonda  komutanları Hz. Hamza ile birlikte bize gülümsüyorlar.’ sözleri salonda duygu yoğunluğunun artmasına neden oldu.

Hatim duasından sonra Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu Genel Başkanı Habibe ÖCAL yaptığı konuşmada; ‘Erdem, ahlak, hürmet, hoşgörü, inanç gibi en temel insanî ve kültürel değerleri barbarca yok eden materyalist azgınlığın kanlı, kirli amaç ve hesapları için, bütün zamanı, hususen de içinde bulunduğumuz coğrafyanın tertemiz iklimini zehirlediği talihsiz, umutsuz bir dönemde, Eğitim-Bir-Sen’li Kadınlar, dört bir yanımızı saran yangından kurtarmanın mücadelesini vermektedir. Değersizlikten başka bir şey üretmeyen modern acımasızlık, en öldürücü araçlarla asker, sivil, yaşlı, çocuk, genç, kadın, erkek demeden şehirlerin altını üstüne getiriyor. Kültür ve medeniyet varlıkları, umutları ile birlikte bütün bir insanlık katlediliyor. Akıl, çıldırmayı çözüm olarak görecek duruma geldi. Vicdanlar kaskatı kesildi. Burada bizi dışarıdan kuşatan zulüm, yapanlarının iç dünyalarını bütünüyle öldürmüş vaziyettedir. Hangi maksatla olursa olsun, başkasının ölümüyle var olan, başkasının acı ve ızdırabından zevk duyan bir psikoloji, hastalıkla ifade edilecek sınırı çoktan aşmış bir sapkınlık içindedir. Bu durum yabancılaşma kavramının hafif kaldığı bir yabancılaşmayı, insan varoluşunun trajik, korkunç çöküşünü göstermektedir.’ Dedi.

Ardından Necmettin Erbakan Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ayşe Dudu KUŞÇU ‘Gökkubbede İz Bırakan Validelerimiz: Altuncan Hatun’ konulu bir konferans verdi. Konferansında Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey’in eşi Altuncan Hatun’un hayatından kesitler aktaran Doç. Dr. Ayşe Dudu KUŞÇU; ‘Al­tun­can Ha­tun, Bü­yük Sel­çuk­lu Dev­le­ti'nin ku­ru­cu­su Tuğ­rul Bey'in eşi­dir. Devleti yıkılmaktan kurtaran bir yiğit hatundur. Ze­ki, akıl­lı, bil­gi­li, at bi­nen, kı­lıç kul­la­nan bir hâ­tun­dur. Tuğ­rul Bey, dev­let iş­le­rin­de ona da­nı­şa­rak ha­re­ket ederdi. Fe­nâ­-fid ­dev­le idi. Yâ­ni, dev­le­tin var­lı­ğın­da yok ol­muş; dev­le­tin be­kâ­sı­nı her şey­den üs­tün tut­muş­tu. Hat­tâ, öz ev­lâ­dın­dan bi­le...

Tuğ­rul Bey, kendisine isyan eden üvey kar­de­şi İb­ra­him Yı­nal'ın isyanını bas­tır­mak için ordusu ile  Bağ­dat'dan ay­rıl­dı. Ve­zi­ri Ami­dül­mülk, eşi Al­tun­can Ha­tun ve üve­yoğ­lu Bağ­dad'da kal­dı. Sul­tan, İb­ra­him Yı­nal kar­şı­sın­da ba­şa­rı­sız ol­du. Çağ­rı Bey'in oğul­la­rın­dan ve Bağ­dad'da­ki ve­zi­rin­den yar­dım is­te­di. An­cak, Sel­çuk­lu as­ker­le­ri gi­der­se Bü­vey­hî­le­rin ye­ni­den iş­gâ­lin­den çe­ki­nen Ha­li­fe ve ve­zir Ami­dül­mülk, Tuğ­rul Bey'in üvey oğ­lu­nun sul­tan îlân edil­me­si­ni is­te­di­ler. Anu­şir­van da ay­nı fi­kir­dey­di. Al­tun­can Hâ­tun, ordunun ba­şı­na ge­çti, oğ­lu­nu ise dev­le­te baş kal­dır­dı­ğı için zin­ci­re vur­du. Tuğ­rul Bey, eşi­nin ve ye­ğen­le­ri­nin yar­dı­mı ile İb­ra­him Yı­nal'ı yen­di. Biz­zat Altuncan Hatun ta­ra­fın­dan zincire vurulan üvey oğ­lu­nu ise  af­fet­ti.

Al­tun­can Hâ­tun'un yi­ğit­li­ği bu­nun­la bit­me­di. Has­ta olup ölü­mü bek­ler­ken bi­le kal­bi dev­let için çarp­mak­tay­dı. Ölüm dö­şe­ğin­de, Tuğ­rul Bey'e ha­li­fe­nin kı­zı ile ev­len­me­si­ni, böy­le­ce da­ha da güç­le­ne­ce­ği­ni tav­si­ye ede­cek ka­dar fe­dâ­kâr bir ka­dın­dı. 1060 yı­lın­da ve­fât et­ti. Dev­le­tin baş­ken­ti Rey şeh­ri­ne def­ne­dil­di.’

Konferansın son bölümünde  'Altuncan Hatun'un milletimizin islamla ilk tanıştığı dönemde devleti krizden çıkaran insiyatif alan, toplumsal olaylarda örnek davranışlar sergileyen bir kadın rol model olarak genç nesillere aktarmak gerektiğini, kadının anne rolu ile toplumsal statü rolleri arasında dengeyi bulmasında Altuncan Hatun’un hayatında iyi bir örneklik olduğunu…’ söyleyerekkonferansını tamamladı.

Bu hafta Eğitimciler Birliği Sendikası Kadın Komisyonunun ilk bir araya geldiği program ile ilgili anekdotları sizlerle paylaştık. Gelecek hafta inşallah Eğitim-Bir-Sen’in kadın sorununa bakışını sizlerle paylaşacağız.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim