• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Konya 8 °C
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'

Bakkallar birleşir mi?

Fahri Kubilay

Başbakan Erdoğan, yaptığı açıklamada “Bakkalcılık döneminin kapandığını söyleyerek birleşin market olun” çağrısında bulundu.    Başbakanın bu çağrısına sadece bakkallar değil küçük esnafın tamamının kulak vermesi gerekir.

Bu sistem küçük esnafı bitirir”. “Küçük esnaf alabora”… “Esnaf bitme noktasında mı?*”başlıklı yazılarımızı okuyan esnafla çarşı pazarda karşılaşınca ayaküstü sohbetlerimiz oldu.Esnafın  geleceği konusundaki sohbetlerimizden  çıkan  sonuç mutlaka bir şeyler yapılması olmuştur..

Tüm esnaf bu gidişatının iyiye gitmediğini çok iyi biliyor. Çaresizlikten dolayı fazla bir şansı olmadığı için hep başkalarından bir şey bekleyen esnaf konuyu şimdiye kadar kendi arasında sadece kritik yapmakla yetindi.   Küçük esnafın durumu ne olacak konusuna başbakanın açıklamaları ile teşhis konulmuş. “Birleşin market olun, küçük esnaf devri kapandı.”

Gelişen ekonomik şartlarda küçük esnafa   yer yok..  Küçük esnafın bu şartlarda yaşaması mümkün değil. Acı ama gerçek bu kaçınılmaz sona doğru hep birlikte gün be gün gidiyoruz. Bundan farklı kim ne söylerse söylesin gerisi hikâye. İşler açılacak tekrar eski günler gibi işler olacak bunlar hayal.

  Gelişen yeni ekonomik sistemdeki müşteri anlayışında geleneksel alışveriş şeklinin yeri yok. Nasıl mı?   Söylemek istediğim şu şöyle bir alış veriş şekli artık müşterinin iğlisini çekmiyor. Eski düzen iş yapan  (Türkiye de büyük çoğunluk esnaf hala bu sistemle çalışıyor) küçük esnafın dükkânına varacak almak istediği ürünü soracak esnaf müşterinin önüne koyacak ve alsana der gibi müşterinin gözlerinin içine bakacak… Böyle bir alışveriş alışkanlığı olan insan sayısı toplumda sürekli azalıyor… Ve vatandaş sürekli indirim, sürekli kampanya yapan yerler arıyor. Beş liralık bir şey alacak olan müşteriler kapı kapı alışveriş merkezlerini dolaştığı günlerdeyiz.

Müşteri artık bilinçli ve hesabını çok iyi yapıyor-yapmak zorunda, cebinde kredi kartı nerede ucuz bulduysa oradan alışverişini yapıyor.

Alışveriş sistemi değişiyor dedik ya örnekleri çoğaltabiliriz. Eskiden çarşı Pazar hareketli olurdu, şimdilerde perşembe günleri hariç çarşı pazarlarda fazla insan göremiyorsunuz hele bazı zaman oluyor kenar kıyı caddelerde esnaftan başka kimse olmuyor.

Bu insanların alışveriş yapmadığı anlamına gelmiyor. Alışveriş zamanları kredi kartlarının hesap kesim tarihine göre düzenlenir hale geldi. Hesap kesim tarihi ne zaman geldiyse gece gündüz fark etmeden müşteri en ucuz bulduğu yerden alışverişini yapıyor. 

Akşamın evinde oturan vatandaş hadi bi dolaşalım diye çıkınca kendini Alışveriş merkezlerinde buluyor. Hiçbir şey almayacağım diye girdiği yerden yok şu ucuzmuş, yok şu kampanyalıymış derken  bir sürü poşetle çıkıyor.. Bunun önüne geçmek mümkün mü?  Mümkün? nasıl  bu şartlardan daha iyisini sunacaksın ancak o şekilde müşteriyi çekebilirsin .. Değilse bu şartlarda Alışveriş Merkezlerinde yarışmak onlara kafa tutmak mümkün değil.  Ulusal ölçekli Alışveriş Merkezlerin market sayısı binleri geçmiş mal alırken on binlerle konuşuyor. Bunun doğal sonucu olarak sürekli kampanyalar yaparak müşteriye cazip şartlar sunuyor..

 Başka bir örnek daha vermek isterim. Büyük şehirlerden başlayıp ta Türkiye’nin dört bir yanına dağılan yeni ucuzluk mağazalarında yaşanan izdihamları görmeyeniniz yoktur. Bu neyin işareti dersiniz. Bu hani diyorlardı millette para yok, millette para yokta bu tür alış veriş merkezlerinin açışlında yaşanan o görüntüler ne Allah aşkına.  İnsanlar nasıl bir birini çiğneyerek iki kuruş aşağı bir şeyler alabilmek için verdikleri mücadeleye ne demeli.

  Son bir örnek daha vereyim 2009 kriz yılında hükümetin uyguladığı ekonomik paketler sonucu motorlu taşıtlarda vergisinin belirli bir süre kaldırılması ile ekonomik krize rağmen o 2009 yılında sıfır araç satışları yüzde yüz elli artmış… Türkiye de satılan bir sıfır araç sonucu araç piyasasında üç tane ikinci el araç el değiştiriyormuş.  Bu şartlarda millette para yok demenin pek inandırıcı bir tarafı kalmıyor. Bu Millette para var ve millet parasını nasıl harcayacağını çok iyi biliyor. Para esnafta yok sistem küçük esnafı her geçen gün bitiriyor.

 Sonuç; sonuç şu ya Başbakanın birleşin market olun çağrısına kulak verip gelişen yeni sisteme entegre olacağız yâda yok olacağız.

Gelecek  hafta  toki konusuyla devam edeceğiz..

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
bakkal
14 Şubat 2010 Pazar 11:31
bakkal
size bir sey söyleyimmi bu ülkeyi bugune kadar başında tasıyan bakkaların ihtiyacı kalmadı basbakanın çünkü ülkeyi düşünömüyor kendisi bu ülke unun umrunda degil umrunda olsa ne konustugunu bilir işallah kendiside birgün bakkal olur
88.252.240.182
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim