• BIST 96.400
  • Altın 145,076
  • Dolar 3,5740
  • Euro 4,0116
  • Konya 11 °C
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor
  • Cuntacı komutandan alçak emir: Ezin geçin...
  • Erdoğan uyarmıştı! Bunu yapan yandı
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor
  • Cuntacı komutandan alçak emir: Ezin geçin...
  • Erdoğan uyarmıştı! Bunu yapan yandı

Aşık Şemi konuşuyor - 21

A.Cenap Kendi

                                                                                                                                                  Gönül penceremden

Önceki günlerde  çıkan yazılarımızda  Aşık  Şemi   ile 1808  yılında  Osmanlı Tahtına oturan  birinci Abdülhamit Han’ın oğlu  ikinci Mahmut Han’ın  Şehzadeliği  ve  32  sene süren  Saltanatı sırasında  kalben  ve ruhan  yakınlıkları bilinen   Aşık  Şemi ile olan  İLAHİ HİKMET yüklü  Kerametleri ile   özel hayat hikayelerinin  Aşık Şemi’den  elimize geçtiği kadarı ile  sizlere sunmaya başlıyoruz.

       Yıl 28 Temmuz 1808. Sultan ikinci Mahmut Han,  üçüncü Selimin  asiler tarafından katledilmesi ile  boşalan Osmanlı tahtına , Sadrazam Alemdar Mustafa paşa  yardımı ile  Saray geleneklerine göre merasim ile  Taht’a  oturduğu gün  merasimde bulunan Vezirlerden birisinin  yeni Padişah’ın  aleyhine yönelik kalbinden  şu şekilde bir his geçer.

       Padişahın Şehzadeliği  zamanında  sık sık tebdili kıyafet ile  halk arasında dolaşıp  önüne gelen her bir insan ile  deli dolu konuşup, şakalaşmasından halk arasında   Deli Mahmut  takma adı ile anıldığını hatırlayıp  içinden kendi kendine “VAY ÜLEN VAY” Koca bir Saltanat  bir delinin eline kaldı, diye  kendi kendine  düşünür. İçinden geçen bu gizli konuşmaları  kimse işitmemiş ve duymamıştır.

       Birkaç gün sonra  bu Veziri Padişah  huzura çağırır. Ferman şu şekilde  Vezirin yüzüne okunur. “Dünya hayatında İlahi takdirin  gereği her devrin  Evliya”sı Veli”si  vardır. Delileri de vardır.Yarından itibaren kırk gün izinlisin. Bu kırk gün içinde  bu devrin delileri velileri  kim dir  öğrenip geleceksin.öğrenip gelemediğin takdirde  cezalandırılacaksın. “

       Bu Ferman  üzerine huzurdan ayrılan Vezir efendi  evine gider, yemez içmez düşünür düşünür. Vezirin biricik kızı  durumu fark eder. Babasına yakın davranır,düşüncesinin nedenini sorar. Fakat babası kızına hiçbir şey söylemek istemez.Kızı ısrar edince  baba Padişahın ölüm fermanını aynen anlatır. Kız gayet sakin  bir şekilde babasını rahatlatır. Ve derki. Babacığım bunu bilmeyecek ne var,Sultanahmet Camii’nin  kıble köşesinde  yırtık terlikleri diken bir hacı Mehmet ağa var,git ona sor  o bütün delilerin ve velilerin yerini iyi bilir diyerek yalvarır babasını ikna eder.

       Vezir efendi gider  eskici Mehmet ağayı bulur.derdini anlatır,aldığı cevap olumludur.elindeki terliğin söküklerini dikmektedir. Başını kaldırmadan konuşur.Vakit kaybetme  hemen Konya’ya git,  orada Aşık Şemi adında bir gariban var,onu bul derdini bir defa da ona anlat.  O bu  asrın bütün delilerini velilerini iyi bilir.  Cevabını verir.    

       Aldığı cevaba sevinen Vezir  o günün imkanlarında  soluğu Konya da alır.Aşık Şemi’yi bulur. Aldığı cevap çok olumludur.Hiç oyalanma,Konya daki uhrevi ziyaretleri tamamla ve  İstanbul’a  geri dön, kırkıncı gün yatsı namazını Üsküdar daki yeni Camide kıl, Bir kolayını bul  yukarıya çık, saklan.,gece yarısı  ‘nısfınleyl’ sularında  bu asrın ne kadar Velisi Delisi varsa  orada toplanacaklar.İyi bak  gelenleri dikkatle takip et  gördüklerini Padişah’a  anlat kurtulursun.  Cevabını alır.

       Vezir duyduklarını aynen uygular.kırkıncı gün yatsı namazını Üsküdar yeni camide kılar, yukarı  balkonda saklanır, Gece yarısı  Cami’nin demir kapısı  gıcır gıcır açılır, ilk  gelen Vezirin kızıdır.  Bir kenara oturur.  İkinci gelen eskici Mehmet ağadır. Arkasından başka gelenler olur,  daha sonra Konya’da görüştüğü Aşık Şemi dir.  Saf düzülmüştür. En son gelene bakan Vezir gözlerine inanamaz.  Deli diye itham ettiği  ikinci Sultan Murat HAN.

      Toplantı başlar,dualar yapılır, verilen kararlar verilir helallaşılır,  sessiz sedasız çıkılır gidilir.  Bilmediklerini öğrenmiş olan Vezir efendi,  Padişahın huzurundadır. Boynu bükük ve başı eğiktir.  Padişah sorar   

       DELİ  kim  VELİ kim öğrendin mi. ?...

       Devam edecek.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim