• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Konya 11 °C
  • "Torba Tasarı" Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi! İşte tüm detaylarıyla Torba Yasa!
  • TÜRKSAT baskını davasında karar
  • "Kaynak Holding, FETÖ'nün sözde Türkiye imamına emanet"
  • "Torba Tasarı" Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi! İşte tüm detaylarıyla Torba Yasa!
  • TÜRKSAT baskını davasında karar
  • "Kaynak Holding, FETÖ'nün sözde Türkiye imamına emanet"

ALAADİN TEPESİ VE SURİYELİLER !

Fahri Kubilay

Bir dostumun düğünü için pazar günü, artık bizim de bir mahallesi olduğumuz Büyükşehrimiz Konya’ya gittim.

İlk baharın gelmesi ile Konya parklarını süsleyen laleleri objektifimle görüntüleyebilmek ve doyumsuz güzelliklerinden istifade edebilmek için sabah erken saatlerde yola koyuldum. Bu yolculuğu bir hafta önceden planlamıştım zaten.

Bir dostumun tavsiyesi ile Kültür Park’tan başlayıp,  Alaadin Tepesi’ne doğru ağmaya başladım.  Aslında sabah kahvaltımı bir yakınımla birlikte yapmayı planlamıştım ama bu güzellikleri görünce, kahvaltı işini bir simitle geçiştirerek fotoğlamayı tercih ettim.

 Bir saatlik yolculuktan sonra lalelerle buluşma keyifli bir anda duyduğum bağrış, çığrışla keyifsiz bir hale dönüştü.

Bir anlam veremediğim gürültünün nedenini anlamaya çalışıyordum. Güvenlik güçlerinin de olay mevkiine gelmeye başlamasıyla önemli bir konunun varlığı ortaya çıkıyordu.

Gazetecilik refleksi ile olayın ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Daha sonra gördüm ki, kavga edenler Suriyelilermiş meğer. Polisin insancıl yaklaşımlarına rağmen Suriyelilerin bağırmaya devam etmeleri, sanırım “polisin ne söylediğini anlamamalarından kaynaklanıyordur” diye düşündüm ilk önce. Ama giderek anlaşılıyor ki; her ne sebeple olsun, Suriyelilerin bu tavırları beni ve etraftakileri çileden çıkarıyordu.

Hemen oracıkta; polisin görevini kendi üzerime alıp, durumdan vazife çıkarıp, şöyle bir dalmak geldi içimden...

Ve avazım çıktığı kadar bağırmak...

“Ulan hem gelmişin bu ülkede aç karnını doyuruyorsun, bu millet sana kucak açmış ama sen çirkeflik ediyorsun. Şu güzelim parkın havasını bozuyorsun, yetmiyor polise karşı geliyorsun” diye bağırarak, öfke katsayımı düşürmek istedim. 

Bu nasıl bir iştir Ya Rabbim? Sağıma dönüyorum Suriyeli, soluma dönüyorum Suriyeli,  grup halinde dolaşanlar, çocuk Suriyeliler, Ailecek dolaşanlar v.s.    

Millet   olarak yardımsever bir   milletiz tamam... Bundan da hiç şikâyetçi değilim. Bu durum; bir Müslüman olarak he zaman savunduğum ve böyle düşünmeyenlere karşı sürekli savunduğum bir konu.

Bizler tarih boyunca hep mazlumların yanında olduk onlara   yurdumuzu  yuvamızı  açtık, olmadı  yardımları ayaklarına  kadar götürdük ve bundan sonra da götürmeye de devam edeceğiz. Bunu bir insanı görev addediyoruz. Amma velakin,  şimdi olay farklı.  Yurdumuzu  yuvamızı  açtığımız  o insanlar;  bizim sokaklarımızın,  bizim    şehirlerimizin, bizim  parklarımızın huzurunu  bozuyorlarsa eğer,  huzuru bozduğundan  dolayı  huzuru sağlamakla   görevli   polisimize   jandarmamıza karşı gelip, onlara karşı geliyorlarsa eğer, buna da bir dur demek lazım geldiğini düşünüyorum.

“Dağdan gelip, bağdakini kovmak” deyimi böyle ortaya çıkmış olsa gerek. Bu kadar da uzun boylu değil hani...

 “Misafir ev sahibine karşı gelmez. ” Gelirse eğer;  bu insanlık dışı, ahlak dışı bir olay olur. Bu sorun büyümeye devam edecek gibi. Hiç kimse; “koynunda akrep beslemeye razı gelmez.” Böyle insan severlik, böyle misafirperverlik de biraz sınırların ötesine geçiyor gibi.

Bu konulara derhal tedbirler alınmalı ve milletimizin, insani ve ahlaki duyguları bu denli incitilmemelidir. 

Yetkilileri göreve davet ediyor ve bu hususta çözüm bekliyoruz.

Millet olarak bekliyoruz. 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Öz Konyalı
21 Nisan 2014 Pazartesi 00:03
00:03
Sayın yazar, merhum Tayyip Ağa'nın Sille'de hasta atı iyileştiren ot hikayesini bir araştır. Sorunun cevabını bulursunuz.
95.10.17.90
İsmail Fatih
20 Nisan 2014 Pazar 18:13
18:13
Bu işe Allah rızası için bir çözüm bulun artık.Hem bu insanlar rezil-rüsvan olmasın,hem de biz kendi ülkemizde,kendi mahallemizde,kendi sokağımızda rahat ve huzurlu bir şekilde dolaşalım.Artık bu millet bu Suriye'lilerden sıkıldı...Bunları çeşitli şehirlerin dışında mülteci kampları kurarak,oralara toplamalı.Toplumun içinde dolaştırarak,onlara karşı kin ve nefreti de arttırıyoruz.Bu kamplardan çıkmalarına izin verilmemeli.Tamam yardım yapılsın,onlara ister devlet,ister özel dernek ve vakıflardan yardım yapılması gerekli.Yapıldığını da biliyoruz ve görüyoruz.Belediyeler ve Kaymakamlıklar yardımı her zaman yapıyor.Ama buna rağmen bunların bir kısmı daha düşük ücretle,Türk vatandaşının çalışacağı işlerde çalışıyor maalesef.Bu sefer kendi ülkemizde Türk vatandaşları arasında işsizlik artıyor.Bunun yanısıra Ülke de dilendilik sektörü patladı gitti bu Suriyeliler yüzünden.Akşam ve yatsı namazların da bile bu Suriyeliler caminin içinde bile bağırarak yardım talep ediyorlar.Cami cemaatinin ekseriyeti bunlardan rahatsız.Hem belediye ve dernekler,vakıflar yardım ediyorlar,Hem kiraları ödeniyor,hem harçlıkları veriliyor,buna rağmen camilerde,parklarda dileniyorlar,yardım istiyorlar...Yazık...Yazık güzel ülkemizi ne hale soktular..
195.174.116.53
osman
19 Nisan 2014 Cumartesi 22:11
22:11
Bende oradaydım. Utandım, tam bir rezalet.
94.120.204.229
Mete
19 Nisan 2014 Cumartesi 10:32
10:32
Maalesef ne valiliğin, emniyetin ne belediyenin vilayete girişte, ikamette, dolaşmada bir kontrolü yok. Suriye den elini kolunu sallayarak gelip her yerde dolaşan insanlar var. Evlere, okullara, camiilere gelip yardım talebinde bulunuyorlar. Evet insanlık, müslümanlık ta ya güvenlik.
78.161.112.240
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim