• BIST 103.443
  • Altın 148,433
  • Dolar 3,5455
  • Euro 4,1774
  • Konya 26 °C
  • Zelyut: Can Dündar'ı kim o gazeteye getirdiyse operasyonu o yapmıştır
  • Beyaz Saray'dan IKBY referandumuna ilişkin açıklama
  • İş adamının "FETÖ'ye 2 milyon liralık bağış" itirafı
  • Zelyut: Can Dündar'ı kim o gazeteye getirdiyse operasyonu o yapmıştır
  • Beyaz Saray'dan IKBY referandumuna ilişkin açıklama
  • İş adamının "FETÖ'ye 2 milyon liralık bağış" itirafı

28 Şubat’ın izleri hâlâ görülüyor

Salih Sedat Ersöz

28 Şubat Post Modern darbesini gerçekleştirenler, milletin inancını yok etmeye yönelik öyle adımlar atmışlar, kendilerince öyle muhkem, kalıcı işler yapmışlardı ki, manevi değerlerden yoksun din dışı bir hayatı  “bin yıl sürecek” şekilde tanzim etmişlerdi.

28 Şubatçıların topluma dayattıkları ve ateizm, deizm veya seküler olarak isimlendirilebilecek, tamamen İslâm’dan uzak bir yaşantıyı, Türkiye insanına lâyık görenlerin dayatmaları 10 yıl sonra başlayan hamlelerle ve 15 yıl sonraki son vuruşlarla boşa çıkartılmış, 28 Şubat’ın izlerinin silinmesi yolunda güzel adımlar atılmıştır.   

Buna rağmen, yaptığımız bazı gezilerde ve araştırmalarda 28 Şubat’ın bazı izlerinin hâlâ var olduğunu görebiliyoruz. Bunun bir örneğini de, Muğla’ya yaptığımız TYB gezisinde gördük.

***   ***   ***

1400 – 1500 yılları arasında Rodos şövalyeleri tarafından yapılan ve yapımı 100 yıl süren Bodrum Kalesi 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedilir. Fetihten sonra kale içindeki kilise, Camiye çevrilir ve yapısına uygun olarak bir minare ilave edilir. Camiye, Kanuni Sultan Süleyman Fetih Camii adı verilir ve yüzyıllar boyunca Camii olarak işlev görerek aralıksız olarak namaz kılınır. 

Kanuni Sultan Süleyman Fetih Camii, 1960 ihtilalinden sonra müzeye dönüştürülerek Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilir. Bu tarihten sonra müze olarak kullanılmaya başlanan Camii, 1996 – 1997 yılları içinde, bugün TBMM Başkanı olan İsmail Kahraman beyin Kültür Bakanlığı döneminde, resmi olarak Camiye çevrilmese de, 1 yıl boyunca Camii olarak kullanılır ve içinde namaz kılınır.

Ancak, Kanuni Sultan Süleyman Fetih Camii’de, 28 Şubat Post Modern darbesinden nasibini alır ve zamanın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in çaktığı çivi ile bugünkü durumuna getirilir.

Bugün Caminin içinde ne mi var? Batık bir gemi… Evet yanlış okumadınız. Caminin içinde, resimde de gördüğünüz gibi kocaman batık bir gemi mevcut.  Koskoca kalede batık gemi koyacak yer bulamamışlar ve getirmişler Caminin içine yerleştirmişler. 28 Şubat’ın asli mimarı olan zamanın Cumhurbaşkanı da, 10 Eylül 1997 tarihinde çaktığı çivi ile bunu perçinlemiş.

***   ***   ***

Camii şu anda, Kültür ve Turizm Bakanlığı uhdesinde bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının, müze olan bu Camiyi tekrar asli konumuna dönüştürmesi gerekiyor. İçindeki batık gemi bir başka yere taşınacak ve her şeyiyle Cami görüntüsü olan binada yeniden namaz kılınmaya başlanacak. Bu kadar basit bir uygulama…

28 Şubat’ın birçok izlerini kaldıran Hükümetin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan bu adımı bekliyoruz. Böylece 28 Şubat’ın bir izi daha ortadan kaldırılmış ve topluma dayatılan ateizme, deizme veya seküler anlayışa bağlı bir uygulama daha yok olmuş olacaktır. Sadece bununla da kalınmamalı. 28 Şubat’a ait nerede ne iz varsa hepsi tamamen ortadan kaldırılmalıdır. Atılacak bu adımın manevi faydası sayılamayacak derecede çok olacaktır. Sağlıklı ve mutlu yarınlar efendim.

NOT: Kanal 42 TV’de yayınlanan HASBİHAL programımda, Cumartesi günü 12.00 de Cemil Paslı ile canlı yayın, Pazar günü 12.00 de ise geçen haftanın tekrar yayını vardır. Ayrıca her Cuma günü 17.00’de RİBAT FM’deyiz. Davetlisiniz.    

        kale-cami-genel.jpg

kale-cami-ozcekim.jpg

kali-cami-ici.jpg

kale-cami-icindeki-levha.jpg

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
TÜRKİYELİ
23 Nisan 2016 Cumartesi 01:45
01:45
Yukarıda ki açıklanan konular doğru, fakat esas önemli olan çareyi bulmak ve sonuçlandırmak, Bu konuda birkaç tane formül sunmak istiyorum, Türkiyede bütün ilkokullarda, ortaokullarda, liselerde, üniversitelerde, Din Kültürü veya Ahlak Bilgisi derslerinin hafta en az 20-25 saat olması gerekir, Bu Konuda Milli Eğitim Bakanlığına Teklif ve öneri sunulması gerekir, Özellikle Ahlak Bilgisi dersleri konusu da çok önemli, Bu dersler sonucunda, suç unsurları teşkil eden olaylar tahminim azalma olur, fakat önemli olan Milli Eğitim Bakanlığı bu dersi haftada en az 15-20-25 saat yaparsa o zaman konu otomatikman sonuçlanır, ayrıca Türkiyede ki bütün Cezaevlerinde kalan mahkumlara da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitapları dağıtılmalı ve zorunlu olması gerekir, yani cezaevlerinde kalan bütün mahkumlara bu kitaplar dağıtılıp zorunlu olarak okutulduktan sonra gerekli sonuçlar alınabilir.
109.228.218.122
Hüseyin Yavuzdemir
21 Nisan 2016 Perşembe 11:28
11:28
Doğru.. Bu meseleyi halletmek çok basit. Ama bunu idrak edebilecek, feragat sahibi İdareciler lazım.Sizin gördüğünüzü orada göremeyen İdareciler o koltukları haketmiyor.Emanetler eline vermek gerekir.
212.252.97.75
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim