• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Konya 3 °C
  • Erdoğan: Biliyorum yalnızım ama...
  • Meteoroloji uyardı: Kar yağışına dikkat!
  • 'Bordo bere' için rekor başvuru
  • Erdoğan: Biliyorum yalnızım ama...
  • Meteoroloji uyardı: Kar yağışına dikkat!
  • 'Bordo bere' için rekor başvuru

2 Hanelik Virane Köyde Türkiye’nin En Zengin Müzesini Gezmek

Fahri Kubilay

Geçtiğimiz hafta Seydişehirli fotoğraf ve doğasever ekiple yüzde yüz Hüseyin Bostancı organizesi olan bir etkinlik gerçekleştirdik. Tabiî ki yediğimiz içtiğimiz ( kara çaydanlık, bakır fincandan kahve ve dahası)  bizim olsun gördüklerimizi fotoğraf video olarak paylaştık ama fotoğrafa aktaramadıklarımız var   bu   olayı önemsediğim için onu da yazılı olarak paylaşmak istedim.

 Etkinliğe sabah şafakla başlayan ekip gezide ilk olarak susuz yaylasının hemen üstünde, sugla barajına yansıyan müthiş gün doğumunu seyrederek gözlerini açtı.

Son zamanlarda gün doğumu  keyfini  yaşamak  adına kendimi bayağı  şanslı  hissettiğimi söyleyebilirim..  O uykunun mahmurluğunu ve sıcak yatağı bırakıp buz gibi havada gün doğumunu dağlarda karşıladığım günler o kadar keyifli geçiyor ki, inanın o gün, gün boyunca akşama kadar enerjik  ve   üretken  hissediyorum  kendimi.

 Uzatmayalım yine böyle   gün doğumu ile fotoğraflarımızı çektikten sonra yola koyulduk, İstikamet Antalya'nın Akseki İlçesine bağlı Sarıhacılar Köyü- Mahallesi.

 22 Nisanda Dünya çocuklarının buluştuğu etkinlikle açılan müzenin  açılışına o zaman davetli olduğum halde gidememiştim, şimdi nasip oldu gidiyorum. (Merak Edenler için Seydişehir Antalya istikametinde Akseki kavşağını hemen geçince yolun solunda Sarıhacılar Mahallesi levhasını görecekler) 2 hanenin yaşadığı her tarafın yıkık evlerle dolu baykuşların cirit attığı bir viraneye vardık. 

Müthiş havada içinden geçen eski kervan yolunda kısa mesafeli yürüyüş yaptıktan sonra müzenin olduğu mekana doğru yola düştük ve müze sahibi on dakika sonra gelip bize Anadolu misafir perverliği ile çay ikram etti ve müzeyi  ne zaman istesek gezebileceğimizi söyledi. Şahsen ben ve arkadaşlar heyecanlıydık, çoğunluk  fotoğraf ekibi olduğu için içeride  ne var ,neyi çekerim derken kapı açıldı.

 Girişimci Mustafa Kavasoğlu tarafından açılan müzede  Anadolu’nun ,Türk halk kültürünü yansıtan “mutfak gereçleri, ahşap oyma tavan ve kapılar, ahşap kapı kilitleri ve anahtarlar, yöresel kıyafetler, tartı aletleri, demirci, kalaycı ve semerci aletleri, tarım araç ve gereçleri, silah, savaş ve müzik aletlerinden oluşan 5 binin üzerinde , benim   dedelerimin   kullandığı  müthiş   tarihimiz  oradaydı  hepsi   büyük çoğunluğu  tanıdıktı ama tanımadığımız  Anadolu’da  deyim   olan  ilk defa   göreceğimiz  ananın öreği gibi” ? bir tarih sergileniyordu.

Mustafa Kavasoğlu ilk kez  tesadüf  eseri 2010  yılında  buraya  geldiğini Söyleyerek  başladığı konuşmasında “Burada  gördüğüm tarihi dokuya   hayran kaldım.Bundan sonraki emeklilik hayatımı  burada  geçirmeye  karar verdim.30-35 yıldır  biriktirdiğim etnografik-folklorik  objeler  vardı.Onların  tam kalıcı olarak sergilenebileceği  bir köy diye düşündüm.  Bu  binayı inşa ederek  burası  bir etnoğrafya  müzesidir hatta  Türkiye’deki en zengin  etnoğfrafya   müzesidir. Uzun sürede biriktirilmiş beş binden fazla objenin sergilendiği müzedir. Onu bu köyde insanların hizmetine sundum. Burada bazı zorluklarda yaşadım bunların en önemlisi burada yaşam yok, insan yaşamıyor ailecek yaşayan sadece iki aile var.  Bir imamımız var fahri olarak birde kız kardeşi yaşıyor.  Onun dışında yaşam olmadığı için çalışacak iş yaptıracak  ustaları bulmak bir hayli zor oldu, çevreden günü birlik adam toplayarak öyle iş yaptırarak bu müzeyi oluşturdum.  Bu köyde ben dört tane müze yapmayı hedefliyorum.  Bunlardan 2.si yaşam müzesi onu da yılbaşında inşallah hizmete sokacağız. Ondan sonrada iki tane daha müze açıp bu köydeki emeklilik hayatıma devam edeceğim.” diyor

Müze için yaklaşık 800 bin lira harcama yapılmış, müze sayesinde İki hanenin yaşadığı mahalleye Türkiye’nin en büyük etnografya müzesi bulunduğu mahalle ziyaretçi akınına uğruyor.

 Büyük bir riske girerek böyle bir yerde müze açmak cesaret işi ,cesaretinden dolayı Mustafa Kavasoğlu’nu kutluyorum ve bizim Anadolu’nun o eşsiz tarihine sahip çıkıp bizlerin ziyaretine açtığı için teşekkür ediyorum, tarih sevenlere  o tarafa yolu düşen olursa   mutlaka  gezmesini   tavsiye  ediyorum. 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim