TBMM Genel Kurulu

TBMM Genel Kurulu

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu:- "MİT Kanunu net bir şekilde düzenlemeye havidir. Bu konuda takdir, tutuksuz ya da tutuklu yargılama şeklinde mahkemenindir. Hiçbir meslek grubunun, hiçkimsenin de yargı denetimi dışında olmadığını, herkesin kanunlarla bağlı olduğunu vurgulamak istiyorum"- İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan:- "Türkiye'de her geçen gün basın özgürlüğü azalıyor, gazetecilere ve düşüncelerini açıkça söyleyen herkese baskı yapılıyor, demokrasi ve hukuk ayaklar altına a

TBMM (AA) - AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, OdaTV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan ve OdaTV Haber Müdürü Barış Terkoğlu ile muhabir Hülya Kılınç'ın MİT mensubunun ifşa edilmesi soruşturmasında tutuklanmasına ilişkin, "MİT Kanunu net bir şekilde düzenlemeye havidir. Bu konuda takdir, tutuksuz ya da tutuklu yargılama şeklinde mahkemenindir. Hiçbir meslek grubunun, hiçkimsenin de yargı denetimi dışında olmadığını, herkesin kanunlarla bağlı olduğunu vurgulamak istiyorum." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, gündemdışı konuşmaların ardından grup başkanvekilleri yerinden söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, vefat eden eski bakanlardan Şevket Kazan'a Allah'tan rahmet, sevenlerine ve milli görüş camiasına başsağlığı diledi.

Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlayan Türkkan, Türkiye'de kadına şiddetin arttığını, istihdamda kadın sayısının düştüğünü, yönetime katılmada cinsiyet ayrımcılığı yapıldığını savundu.

Türkiye'de her geçen gün basın özgürlüğünün azaldığını, gazetecilere ve düşüncelerini açıkça söyleyen herkese baskı yapıldığını, demokrasi ve hukukun ayaklar altına alındığını iddia eden Türkkan, Oda TV yazarları Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan'ın ardından, son olarak Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel'in tutuklanmasının bunun en somut örneği olduğunu söyledi.

Çağrılarak mahkemeye gelen Murat Ağırel'in, ertesi gün sabahın dördünde kapısına polis gönderilerek tutuklatılmasının ne vicdana ne insan haklarına ne de evrensel hukuka uygun olduğunu dile getiren Türkkan, bu hukuksuzluğu kabul etmediklerini ve şiddetle reddettiklerini söyledi.

Bunun isminin "intikam hukuku" olduğunu öne süren Türkkan, "Peki, ya bir gün hukuk size de lazım olursa işte o gün hukukun, adaletin nasıl vazgeçilmez olduğunu anlayacaksınız siz de. İktidar partisi bu uygulamalarıyla korku değil, nefret yarattığının artık farkına varmalı. Kimse sizden korkmuyor ama çok nefret ediyor. Bu nefret iyi bir şey değil. Aklı, feraseti ve adaleti bir an önce gündeminize almalısınız. Unutmayınız ki hukuk hepimiz içindir. Adil ve bağımsız yargıya bir gün herkesin ihtiyacı olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son Rusya ziyaretinde heyetinde AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal'ın da bulunmasını eleştiren Türkkan, "Bu isimler Rusya'ya niye götürüldü? Aslında cevap açık, bu manzara, oradaki fotoğraf, şu anda Türkiye'ye parti devletinin hükmettiğinin en net fotoğrafıdır. Parti devleti, günümüzün uluslararası değerleri olan demokrasi, parlamenter yönetim, hukukun üstünlüğü, temel insan hak ve özgürlüklerinin geçerli olduğu, adil, hesap verebilir, şeffaf ve katılımcı yönetimle ilgisi olmayan antidemokratik, baskıcı ve çağ dışı bir yönetim tarzıdır. Bu yönetim tarzını kabul etmemiz mümkün değildir." ifadesini kullandı.

- "Muhtemel kitlesel insan göçünün önüne geçilmiştir"

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Moskova'daki görüşmesine ilişkin, "Türkiye, İdlib'de tırmanan gerilimin müsebbibi olmadığı gibi, destekleyicisi de olmamış ve Moskova Zirvesi'ne giden süreci hazırlamıştır. 'Askeri faaliyetlerin durdurulması' ibaresi doğrultusunda, Suriye'den Türkiye'ye gerçekleşmesi muhtemel kitlesel insan göçünün önüne geçilmiştir." şeklinde konuştu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın "Bırakalım Suriye ile Türkiye savaşsın" açıklamasını hatırlatan Akçay, "ABD'nin Türkiye üzerinden kurguladığı senaryo Türk diplomasisinin engin birikimine çarpmıştır." dedi.

Moskova Zirvesi sonucunda, 6 Mart 2020'de silahlı faaliyetlerin durdurulmasının Türkiye'nin askeri motivasyon ve toparlanması açısından önemine dikkati çeken Akçay, 5 Mart'tan bu yana Münbiç'te, Tel Rıfat'ta, Kandil'de ve diğer bölgelerde Türk Silahlı Kuvvetleri, PKK/PYD'ye yönelik operasyonlarda terörle mücadelede önemli mesafeler aldığını söyledi.

Türkiye'nin hiçbir emperyal kurguya mahkum olmayacak kadar iradeli ve aklıselim, hiçbir çatışmayı körüklemeyecek kadar barışın teminatı olduğunun altını çizen Akçay, şunları kaydetti:

"Her krizden medet umup ve bu krizi fırsata çevirmeye çalışanlar boşuna umutlanmasın. HTŞ, PYD, PKK üzerinden vekalet savaşı yürüten ABD'nin, asırlık kini mahfuz olan Rusya'nın ve bölgede ne yaptığını gayet iyi bildiğimiz İran'ın, Esad kuklasıyla güttüğü kural tanımaz siyasetin farkındayız. Irkçı, Darwinist, sömürgeci ve materyalist bilinçaltıyla her fırsatta Türkiye'yi itham etme cüreti gösteren neme lazımcı Batı dünyasının da farkındayız. Siyasi hırsa kapılıp devlet, hükümet mefhumlarını ayırt edemeyen Putinciler Rus kapanına düşmüştür. Bu zihniyetin, Rus televizyonunun ucuz montaj kumpasının peşine takılıp devleti itibarsızlaştırma gafletlerine şaşırmamak gerekir. Devlet aklı ucuz numaralarla, çarpıtmalarla, kural tanımamazlıkla değerlendirilemez."

Moskova Mutabakatı'nın, Esed rejiminin kukla bir yönetim olduğunun tescili olduğunu belirten Akçay, bu nedenle 13 Nisan'da Suriye'de yapılması planlanan seçimin hukuken bir geçerliliği olmayacağını dile getirdi.

Akçay, "Rusya'nın ve güdümündeki Esad rejiminin İdlib ile ilgili her türlü mutabakata sadık kalması elzemdir; olası bir ihlal durumunda, Türkiye, meşru müdafaa hakkını kullanmakta tereddüt etmeyecektir." dedi.

- "Kayyum darbesi meşrulaştırılmaya çalışıyor"

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, 8 Mart kutlamalarına, etkinliklerine müdahaleyi kınadıklarını belirterek, bunun kabul edilemez olduğunu, müdahalelerin, kadınların özgürlük yürüyüşünü, mücadelesini asla durduramayacağını söyledi.

Milletvekillerinin "kadınlarımız" diyerek sahiplik bildiren iyelik ekini kullanmalarını kabul etmediklerini ifade eden Beştaş, "Değişimin dilde başlaması gerçeğinden hareketle Türkiye Büyük Millet Meclisinde kadınlara yaklaşımda bunu önemsiyoruz." diye konuştu.

Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı'nın "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 9 yıl 4 ay 15 gün hapisle cezalandırılmasına ilişkin Beştaş, "Kayyum darbesi meşrulaştırılmaya çalışıyor." dedi.

Beştaş, 91 gazeteci ve medya çalışanının tutuklu olduğunu, son bir hafta içinde 20 gazetecinin gözaltına alındığını ve 7 gazetecinin tutuklandığını belirterek, "Gazetecilik suç değildir. Gazetecilerin tutuklanması, yargılanması aslında asla hukuk çerçevesinde olmuyor. İktidar, gerçeklere savaş açmış durumda. Hakikatin haberini yapan, hakikatin peşinde koşan gazetecilere savaş açmış durumda ama bu savaşı kaybedecek." ifadesini kullandı.

- "Bizim bize dayatılan bu yasaklara itirazımız var"

CHP Grubu adına Grup Başkanvekilinin yetki vermesiyle konuşan İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, Türkiye'de kadınların yaşadığı sorunlara bakıldığında emek, istihdam, eşit işe eşit ücret gibi sorunların önüne bugün kadına şiddetin geçtiğini belirterek, 2020 yılında altmış yedi günde yani 8 Mart'a kadar 54 kadının öldürüldüğünü söyledi.

Kadınların toplumsal yaşamdan dışlanmaya çalışıldığını iddia eden Emecan, yüksek görevlerde bulunan kamu görevlilerinin kadına yönelik saldırı niteliğinde cümleler sarf ettiklerini belirtti.

"Aslında, bizim bize dayatılan bu yasaklara itirazımız var" diyen Emecan, kadınlar, bugün kadına şiddet ve istihdamda yaşanan sorunlardan dolayı artık daha fazla sokakta olma ihtiyacı duyduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun'un 4 Mart 2020'de yapmış olduğu "Geçici koruma statüsünü askıya alan ve göçmenlere biber gazı sıkan bir ülke ahlaktan bahsedemez." açıklamasını hatırlatan Emecan, şunları söyledi:

"Taksim ve İstiklal Caddesi'ne çıkan yollar polis ekipleri tarafından kapatıldı ve sonrasında bu kadınlar gazla karşılaştılar, saçlarından tutulup yerlerde sürüklendiler. Bugün kadının gördüğü muamele bu. İşte, bu yapılanlara itirazımız var, yasaklara kadınlar olarak ve tüm kadınlar adına itirazımız var ve hemen şimdi toplumun yüzde 50'sini oluşturan kadınların yaşama, çalışma haklarını hep birlikte savunabilmek için Türkiye Büyük Millet Meclisine bir çağrıda bulunuyoruz: Artık bizim burada hep birlikte ortak bir dil ve ortak bir eylem içerisinde bu gidişata bir 'dur' dememiz gerekiyor."

- "Her türlü hak ve yaklaşımları güvenceye aldık"

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, eski bakanlardan Şevket Kazan'ın vefatını teessürle öğrendiklerini belirterek, "Önemli bir misyon çerçevesinde milletimize hizmet eden Sayın Şevket Kazan'ı rahmetle yad ediyorum." dedi.

Akbaşoğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle tüm kadınlara, annelere, şehit ve gazi annelerine selamlarını iletti, Diyarbakır annelerini de gösterdikleri dirayetli duruş nedeniyle tebrik etti.

AK Parti iktidarları döneminde kadınlara karşı yapılan bütün ayrımcılıkları, büyük demokratik devrimlerle mevzuat sisteminde adımlar atmak suretiyle kadınların lehine önemli düzenlemeleri hayata geçirdiklerini belirten Akbaşoğlu, her türlü hak ve yaklaşımları güvenceye aldıklarını söyledi.

Akbaşoğlu, 2002'den 2019'a kadar kadınların istihdam oranı bakımından yüzde 45'e yakın bir artış sağlandığını, 9 milyon kadının istihdama katıldığını kaydetti.

Kadınların iş gücüne katılma oranının yüzde 27,9'tan yüzde 34,9'a çıktığını vurgulayan Akbaşoğlu, toplam istihdamdaki kadın oranının da yüzde 25,3'ten 28,8'e yükseldiğini bildirdi.

Her türlü ayrımcılığı ortadan kaldırarak toplumun tüm kesimlerine yönelik demokratik temsiliyeti artıran bir yaklaşım sergilediklerini dile getiren Akbaşoğlu, "Mutlu kadın, huzurlu, uyumlu bir aile, huzurlu, müreffeh bir toplum olmamız yönünde de her türlü yaklaşımı bugüne kadar sergilediğimiz gibi, bu tutum ve davranışımızı 83 milyon insanımızın tamamı için gerçekleştireceğiz." diye konuştu.

- "Bu konuda takdir, mahkemenindir"

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, demokratik bir hukuk devleti olduğunu vurgulayan Akbaşoğlu, şöyle devam etti:

"Kamu kurum ve kuruluşları, yasama, yürütme ve yargı organları, bağımsız ve tarafsız yargı, mevzuat çerçevesinde verilen kararlar uygulanmaktadır. Mevzuatla ilgili, gazetecilerin mevzuata aykırı tutum ve davranışlarıyla ilgili eleştiriler oldu. Bu konuda MİT Kanunu net bir şekilde düzenlemeye havidir. Bu konuda takdir, tutuksuz ya da tutuklu yargılama şeklinde mahkemenindir. Mahkemeye intikal etmiş bu konuyla ilgili daha fazla bir hususa temas etmek istemiyorum. Bununla beraber hiçbir meslek grubunun, hiç kimsenin de yargı denetimi dışında olmadığını, herkesin kanunlarla bağlı olduğunu vurgulamak istiyorum."

- "Çok önemli kazanımlar elde ettik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin'in Moskova'daki görüşmesine ilişkin Akbaşoğlu, şunları kaydetti:

"Çok önemli kazanımlar elde ettik. Türkiye, milli politik eksen çerçevesinde, 15 Temmuz'un hemen akabinde Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı Harekatı, Barış Pınarı Harekatı ve Bahar Kalkanı Harekatlarıyla hem sahada hem de masada askeri anlamda da diplomatik anlamda da çok büyük kazanımlar elde etti. Bu milletçe ve devletçe hepimizin gururudur, onurudur. Geleceğe yönelik kendimizden emin bir şekilde millet ve devlet kaynaşmasıyla atacağımız adımlarla geleceğimizin teminatıdır. Bu yönden milli bir duruş olarak değerlendirilmesi gerekir." yorumunu yaptı.

Türkiye'nin açık kapı politikası uyguladığını dile getiren Akbaşoğlu, "Türkiye'nin bütün dünyaya örnek teşkil eden, milletiyle ve devletiyle 83 milyon insanın onuru, gururu uygulamalar bir tarafa, Mehmet Akif'in 'tek dişi kalmış canavar' diye nitelendirdiği Avrupa medeniyetinin, Batı medeniyetinin uygulamasının ortaya konduğu Avrupa ve Yunanistan uygulaması da bir tarafa. Orada kadınlara, erkeklere, çocuklara nasıl muamele edildiği tüm dünyanın gözü önündedir. Bu konuda biz insanlığımızı tüm dünyaya göstermeye devam edeceğiz." dedi.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.