• BIST 82.509
  • Altın 147,630
  • Dolar 3,7808
  • Euro 4,0420
  • Konya -2 °C
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı

Ziraat Mühendisleri Odası’nda seçim

Ufuk Karadavut

Dünyamız 21. yüzyıla bir yandan gittikçe derinleşen ekonomik ve sosyal sorunlarla girerken, diğer yandan da teknolojik gelişmelerin büyüleyici atmosferini yaşayarak girmiştir. Günümüzde artık klasik toplum yaşayışları yerini daha akılcı, daha bilimsel ve daha gerçekçi toplum yapısına bırakmak zorundadır.  Doğal kaynaklarımızın her geçen gün bozulup tahrip edildiği, sürekli olarak azaldığı, buna karşın doğal kaynaklara olan ihtiyacın sürekli olarak çeşitlenerek arttığı bir süreçte yaratıcı ve uygulamaya aktarıcı pratik ve etkin fikirler üretilmesine ihtiyaç vardır. Elbette bunlar için bilgiyi akılcı bir şekilde kullanmak ancak bilgi teknolojilerinin kullanılması ile mümkün olabilir.

Bilim ve teknolojideki bütün gelişmelere rağmen kaynaklarını aynı ölçüde artıramayan insanlığı çok uzak olmayan bir gelecekte ciddi anlamda açlık sorunları beklemektedir. Günümüzde 500 milyon insanın açlık sınırının altında yaşadığı, 600 milyonun üzerinde insanın yetersiz beslendiği, her yıl 0-10 yaş grubundaki 10 milyonun üzerinde çocuğun açlıktan öldüğü, 150 milyonun üzerindeki çocuğun beslenme yetersizliği nedeniyle bedensel ve zihinsel yönden gelişemediği, beslenme bozukluğu nedeniyle 100 milyon civarında insanın görme bozukluğu yaşadığı, 500 milyon civarında insanın guatr riski altında olduğu ve yine beslenme yetersizliği nedeniyle oluşan mineral eksikliği nedeniyle 200 milyonun üzerindeki bir nüfusun kansızlıkla mücadele ettiği uluslararası kuruluşlarca belirtilmektedir. Özellikle son yıllarda ürkütücü boyutlara ulaşan gıda ve beslenme sorunları kaynakların akılcı ve bilinçli kullanılmaması nedeniyle daha da büyüyebilecektir. En son Nijer’de yaşananlar buna iyi bir örnektir. Bugün oralarda yaşananlar eğer  tedbir alınmazsa yarın (Allah korusun) ülkemizde de yaşanabilir. 

Etkin tarım politikaların geliştirilememesi ülkemizde ciddi anlamda sorunları beraberinde getirmektedir. Özellikle tarım, sahipsiz ve dışlanmış kesim olarak görülmektedir. Avrupa Birliği uğruna milli tarım politikaları geliştirilememiş ve geliştirilmesi konusunda belli bir irade de ortaya konulamamıştır. Kamu kesimi tarıma  yönelik yatırımlarını zaman içerisinde hızla azaltmış, yeni düzenlemelerle tarımın can damarı olan Zirai Mücadele, Toprak-Su ve Çayır-Mera Araştırmaları yapan kurumlar kapatılmış ve adeta tam anlamıyla yetim muamelesi yapılmıştır.

Avrupa Birliği’nin istekleri doğrultusunda tarımda istihdam edilen 25 milyon nüfusun çok kısa bir zamanda 9 milyona düşürülmesi planlanmaktadır. Ancak, 16 milyon insanın ne yapacağı, nerede ve ne şekilde istihdam edileceği belirsizdir. Zaten geçimini zor sağlayan üreticilerin birde bu tür psikolojik etkilerle yıpratılası oldukça üzücüdür. Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 35’i tarım kesiminde çalışırken, aslında nüfusun yüzde 70’ine yakını bir şekilde köy ve köylümüzle irtibatlıdır. Çoğumuz kışlık bakliyatını, bulgurunu, pirincini, ununu vs köyden sağlamaktadır. Bu da her ne kadar şehirlerde yaşasak da köy ve köylülerle sıkı bağlar içinde olduğumuzun bir ispatıdır. Bu nedenle tarım ve tarımla uğraşanların dışlanması ve bu sektörün sahipsiz bırakılmasına sessiz kalmak bu tür olumsuz uygulamalara destek olmaktır.

Tarım kesiminde bazı olumsuzluklar yaşanırken  ciddi politikaların geliştirilememesi, geliştirilen bazı projelerin ise  üzerinde yeterince çalışılmaması nedeniyle istenilen sonuçlar alınamamaktadır. Tarım camiası içerisinde etkin olması gereken Odalar ve Birlikler üreticilere hizmetin ötesinde, bu makamı bir sosyal ve ekonomik güç gösterisi şeklinde değerlendirmeleri nedeniyle yapılan çalışmalar başarısızlıkla sonuçlanmaktadır.

Tarım camiası içerisinde ziraat mühendislerinin önemi çok büyüktür. Bu insanların, bir araya toplanabildiği, uygulanabilir politikaların ve fikirlerin üretilebildiği, tarım politikalarının oluşmasında yön vermesi gereken Ziraat Mühendisleri Odası var. Bu odanın nerede olduğunu, ne yaptığını, ne tür politikalar geliştirdiğini, 15 yıldır tarımsal alanda aktif araştırmacı olarak çalışan biri olarak bilmiyorum. Belki bizde de biraz suç var kabul edebilirim. Ancak bu tür meslek odalarının kendilerini tanıtmaları, misyonlarına uygun gündem oluşturmaları ve gündem oluşturacak fikirler geliştirmeleri gerekmektedir. Bu camiadan odaya üye olanlarla görüştüğüm çok sayıda kişinin benzer şikayetleri var; bu şikayetlerin başında odaların ne iş yaptığını bilmedikleri, üye olduklarından beri hiçbir faaliyetin olmadığı, yalnızda aidat istemek için arandıklarını, seçim zamanında hatırlandıklarını ve özellikle de bilirkişiliklerin belli kişi ve grupların tekelinde olduğunu belirmektedirler. Bu şikayetler ne kadar doğru bilmiyorum. Ancak görüştüğümüz onlarca insan aynı şeyleri söylüyorsa üzerinde ciddiyetle durmak gerekmektedir diye düşünüyorum.

Son olarak şunu söyleyebilirim. Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şubesi’nde Pazar günü seçim var. Bu oda bütün siyasi kurum ve kuruluşların üstündedir ve böyle de olmalıdır. Bu tür meslek odaları gerçek anlamda fikir üreten, projeler geliştiren yerler haline gelmelidir. Geçenlerde ziyaretimize gelen adaylardan Ziraat Yüksek Mühendisi Çetin Palta projelerini anlattı. Bu konudaki düşüncelerini, nelerin yapılması gerektiğini, bu güne kadar nelerin yapılıp nelerin yapılmadığını anlattı. Gerçekten güzel fikirleri var. Üniversitede yıllarca Öğretim Görevlisi olarak araştırmalar yapmış ve halen de Türkiye’nin tek uluslararası tarımsal araştırma enstitüsü olan Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nde görevli olan Çetin Palta çok sayıda yerel ve ulusal projelere imza atmış. Bu konuda başarılı işler yapabileceğine inanıyorum.

Bildiğim kadarıyla iki aday var. Her iki adaya da başarılar diliyor ve seçimin genelde ülkemize ve özelde ise Konyamız’a hayırlı olmasını dilerim. 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim