• BIST 83.048
  • Altın 147,065
  • Dolar 3,7593
  • Euro 4,0369
  • Konya -5 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

Zekatla ilgili pratik bilgiler

Ali Akpınar

Kur’ân-ı Kerîm’de maddî ve manevî arınma aracı olan yardımlaşma ile ilgili olarak infak, tasadduk, hayır, hasene, zekat gibi pek çok kavram yer alır. Bunların her biri vermenin farklı versiyonlarına işaret eder. Bu, Müslüman için verme zenginliğinin de göstergesidir.

Bu kavramlardan infak, sadaka, hayır, hasene bütün Müslümanları ilgilendiren ve hatta bütün müminlerin temel özelliği olan eylemlerdir. Şöyle ki her Müslüman sahip olduğu az veya çok variyet, saygınlık, makam, mansıp, ilim, birikim, beceri ve benzeri şeyleri Allah yolunda harcamak, Allah’ın kullarının hizmetine sunmakla yükümlüdür.

Temizlemek, arınmak, artmak anlamlarına gelen zekat/tezkiye kavramları da her mümin için söz konusudur. Ancak malî bir ibadet olarak zekat İslam’a göre zengin Müslümanların yerine getirmesi gereken bir görevdir. Bu konuda Müslümanlar öncelikle şunlara dikkat etmelidirler:

Diğer pek çok ibadette olduğu gibi zekat ibadeti için de vakit önemlidir. Nasıl ki namaz, vakitleri belirlenmiş bir ibadetse, zekat da öyledir. Zekat ibadetini yerine getirme işi, hiç kimsenin keyfine ve zevkine bırakılmamıştır. Bir Müslüman ben keyfim yetince, canım istediği şekilde namaz kılacağım diyemezse; zekatla yükümlü olan bir Müslüman da ben istediğim zaman, istediğim kimselere, istediğim kadar veririm diyemez.

Müslüman zengin, zekatla ilgili dinî bilgileri doğru bir şekilde öğrenmekle yükümlüdür. Bu bilgiler kendisi için ilmihal bilgileri olup farz-ı ayındır.

Zekatının vaktini ve miktarını, vereceği yerleri belirlemek için kendisi yeterli değilse, bir bilene müracaat etmelidir.

Müslüman zengin, zekatı bir külfet olarak değil; fakirlerin hakkı olarak ve kendisinin arındıran bir nimet olarak görüp Allah rızası ve sevgisi ile severek isteyerek, sevdiği maldan vermeli ve verdiği kimseleri de sevmelidir.

Zekat, aslî/temel ihtiyaçlarından fazla olarak nisap miktarı mala sahip olan Müslümanlara, zengin olduğu andan ibaren bir yıl sonra farz olur. Dolayısı ile her müslümanın zekat ayı olmalıdır. Zekat ayı, müslümanın nisap miktarı zenginliğe ulaştığı aydır. Buna riayet etme, zekatı belli aylarda hatırlanan bir ibadet olmaktan çıkartacak, toplumda dengeli ve sürekli bir dağıtımı sağlayacaktır.

Zekat ayının tesbitinde hicrî aylar esas alınır. Bu, her yıl on gün erken gelmekle hem bütün sene verme zevkini müminlere tattırır ve hem de fakirlerin senenin bütün aylarında zekattan nasiplenmesini sağlar.

Buna göre her zenginin zekat ayı farklı olacaktır. Bu aydan önce zekat vermek caizdir, ancak zekatı bu aydan hatta bu günden sonraya bırakmak, fakirin hakkını elinde tutmaktan dolayı vebaldir.

Para, altın ve ticaret mallarının zekatı hesaplanırken şöyle bir yol izlenir: Zekat ayı gelince elde/kasada/hesapta bulunan altın ve paralar toplanır, alacaklar o gün tahsil edilecekmiş gibi buna eklenir, ticaret malları o günün rayicinden alış fiyatı ile hesaplanıp toplanır. Bu toplanan meblağdan, bütün borçlar sanki o gün ödenecekmiş gibi düşülür. Kalanın % 2.5 u (kırkta biri) zekat olarak verilir.

Zekat hesaplanırken, sene içerisindeki artış ve eksilmelere değil, zekat ayındaki duruma itibar edilir.

Miktarı, harcama yerleri farklı olacağından devlete verilen vergiler zekatın yerine geçmez. Vergiler zekattan düşülemez, ancak zekatlar yasalsa vergiden düşülebilir.

Zekatı geciktirmek vebaldir, ancak verilmeyen geçmiş senelere ait zekatlar daha sonra ödenir ve tevbe i istiğfar edilir.

Kişi karısına, (kadın kocasına) usul (babası, dedeni, annesi, ninesine) ve furu’una (çocuklarına, torunlarına) zekat veremez. Nisap miktarı mala sahip olan kimseye de zekat verilmez. Fakir kardeşlere, gelin ve damatlara, hala, teyze., amca ve dayılara zekat verilebilir. Zekatı akraba fakirlerine vermek daha efdaldir.

Araştırma yapılmadan verilen zekat, layık olmayan birine verilmişse tekrar verilmelidir.

Yüce Mevla bizleri zekat için çalışan, zekat bilincinde olan ve zekatla sürekli arınan kullarından eylesin.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ebru aslan
22 Kasım 2008 Cumartesi 13:48
zekat
daha geniş kapsamlı bilgiler verin. aradığım hiç bir şey yok
81.215.226.194
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim