• BIST 82.504
  • Altın 147,463
  • Dolar 3,8179
  • Euro 4,0606
  • Konya -2 °C
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!

‘Yüz yıl önceki Konya’dan...

Seyit Küçükbezirci

‘Yüz yıl önceki Konya’dan, ‘Meşrik-i İrfan’ eliyle haberler

            İster misiniz? Hazır mısınız? Sizi, bugün, ‘zaman tüneli’nde “100 YIL ÖNCEKİ KONYA”ya götürmek isterim. “MEŞRİK-İ İRFAN” sayesinde. “Meşrik-i İrfan”, “İrfan Kaynağı” demek.

            “Meşrik-i İrfan” masanızda, işte. Ramazan olmasaydı, çayınızı da söylerdim…

O ZAMANLARIN KONYA’SI HÂLÂ OSMANLI…

            Osmanlı İmparatorluğu’nda 2. Meşrutiyet ilân edilmiş. 23 Temmuz 1908. “Hürriyet, uhuvvet, müsavat” coşkusu. Her zümre kendi aşkı, kendi rüyaları, kendi çıkarları peşinde.

            2. Meşrutiyet’in ilk aylarında 200 gazete ve dergi; 1908 sonlarına doğru bine yakın gazete ve dergi.

            Konya’da “hürriyet, uhuvvet, müsavat”ın coşkusu içinde.

            Meşrik-i İrfan Ocak 1909’da, Şeafettin Camii karşısında, “Meşrik-i İrfan Matbaası”nda yayın hayatına başlar. Sahibi: Mazlumzade Hacı Osman; Mesul Müdürü: Mehmet Hilmi; Başmuharriri: Mehmet Burhanettin.

            Mehmet Burhanettin “Anadolu Gazetesi”nin de sahibi. “Anadolu”, Osmanlı İmparatorluğu Konya’sının ilk özel gazetesi. Gazetesini kapatan Mehmet Burhanettin, Meşrik-i İrfan’a “başmuharrir” olarak katılır.

            Devir, SULTAN REŞAT DEVRİ. Konya Valisi: NÂZIM PAŞA. Konya Belediye Başkanı: ARAPKİRLİ MUSTAFA EFENDİ…

            Şimdiki Konya Lisesi’nin inşasına “Konya Muallim Mektebi” olarak başlanmış. Şimdiki Atatürk Anıtı’nın kaidesi “Ziraat Abidesi” olsun diye yapılmakta.

MEŞRİK-İ İRFAN’IN “YENİ YAZI”YLA GÜN IŞIĞINA ÇIKIŞI

            1966 yılı. “Şehir Postası”nı yayınlıyoruz. Gazetenin sahibi Emin Ergene; Yazı İşleri Müdürü Hayri Ergene. Seyit Küçükbezirci: “Umumi Neşriyat Müdürü”; yani, “Genel Yayın Yönetmeni”. Konya basınına ilk entertip dizgi makinesini, ilk çinko klişe atölyesini getirmiş, Selçuklu arması çift başlı kartalı hayata geçirmiş, yenilikçi bir kadro. “Büyük kültür adamı Selçuk Es’in “Konya Büyükleri” tefrikası 467 Konya büyüğünde. Yıl 1966; aylardan mayıs…

            16 Mayıs 1966 günü. Şehir Postası’nın birinci sayfasında Selçuk Es, “56 Yıl Önceki Konya” tefrikasına şu satırlarla girer: Zaman olur ki hayali cihan değer sözü hakikaten yerinde söylenmiş bir tabirdir. İşte bugün, Emin ve Hayri Ergene kardeşlerin tetkik için bana verdikleri elli altı yıl evveline ait Konya’da çıkarılmış “MEŞRİK-İ İRFAN” gazete koleksiyonunun sahifelerini çevirdikçe, ben daha dünyaya gelmeden ve doğduktan sonra dünya ve Konya olaylarını hayretle tetkik ediyorum. Benden bir yaş büyük olan bu koleksiyonda neler yok ki: O günlerde de memlekette bir particilik mücadelesi varmış. Muhalefet iktidara şiddetle çatıyor, bir hayli olaylar cereyan ediyor. Konya vilâyeti sınırları içinde Niğde, Isparta ve Burdur Sancakları ile Nevşehir ve Koçhisar ilçeleri yer alıyor. Antalya ve Mersin, Konya ilinden ayrılmış görünüyor.       

            Yazacağım yazılara kendi mütalaa ve fikirlerimi ilâve etmeyeceğim gibi, mümkün olduğu kadar bugünkü konuşmamıza göre, elden geldiği kadar sadeleştirmeye çalışacağım Tamamen bitaraf olarak arz edeceğim bu yazılara kimsenin gönül koymamasını dilerken…

ŞİMDİ YÜZ YIL ÖNCEKİ KONYA’DAN HABERLERE BUYURUN…

            22 Eylül 1910 tarih/150 sayılı Meşrik-i İrfan Gazetesi’nden:

            “Vali Paşa Hazretlerinin dikkatinden bir rica: Geçenlerde Şerafettin Camii şerifi avlusunda yerleşen, tuvaletini de orada yapan kadının durumunu belediyenin nazarı dikkatine arz etmiştik. Üzüntü ile bildirelim ki hiç kimse aldırmadı ve ilgilenmediğinden Vali Paşa Hazretleri’nin ilgilenmesini bekler, merhamette bulunmasını dileriz.

            5 Ekim 1910 tarih/152 sayılı Meşrik-i İrfan Gazetesi’nden:

            “Dün akşam tiyatrohanede Ekmekçi Mustafa isminde bir esnaf elinde bir bira şişesi olduğu halde polis memuru Hamdi Efendi tarafından yakalanarak jandarma ile hükümete teslim edilmiştir. Mübarek Ramazan gününde İslam terbiyesine yakışmayan bu harekete teessüf ederiz.”

           10 Ekim 1910 tarih/153 sayılı Meşrik-i İrfan Gazetesi’nden:

            “Karaman kazasında medfun bulunan “Mâderi Mevlâna”da yapılacak ayin töreninde bulunmak üzere Vali Paşa Hazretleri, Çelebi Efendi, yanlarında Âmil Çelebi, Ferik Paşa ile Jandarma Alay Komutanı, Reji Baş Müdürü Şakir Bey, Sertarik Adil Efendi ve bazı dedegan oldukları halde geçen Cuma günü Karaman’a gitmişler ve törenden sonra aynı gün geri dönmüşlerdir”.

            10 Ekim 1910 tarih/153 sayılı Meşrik-i İrfan Gazetesi’nden:

            “Tramvay Kazası: Geçen Cuma günü istasyondan Hükümet önüne gelmekte olan tramvay arabası, Rum mektebi önünde (Bugünkü Kilise bahçe kapısı önü) dört beş yaşında bir çocuk karşıdan gelen develerden kaçarken tramvayın altında kalmış, mucize kabilinden üzerinden tramvay geçtiği halde yalnız parmakları ezilmiştir. Meşrik-i İrfan Gazetesi bu gibi kazaların tekrar olunmamasını tramvay şirketinden rica eder”.

            13 Ekim 1910 tarih/154 sayılı Meşrik-i İrfan Gazetesi’nden:

            “Eski Ilgın Müftüsü Abdullah Efendi şehrimizdeki işlerini görmek üzere gelmiştir. Adı geçen zat evvel istenildiği gibi hizmet edemediğinden kadro haricine çıkarılmıştı. Şimdi istenildiği şekilde hizmet edeceğine yemin ettirilerek eski vazifesine tayin edileceği yapılan özel soruşturmadan anlaşılmıştır”.

            17 Ekim 1910 tarih/155 sayılı Meşrik-i İrfan Gazetesi’nden:

            “Okullarda Tiyatro Temsilleri: Bazı okul müdür ve öğretmenlerinin öğrencilerinden bir kısmını tiyatroya götürdükleri, sahne temsillerine sevk ve teşvik ettikleri görülmüş ve işitilmiş bulunulduğundan Milli Eğitim Bakanlığı’nca bundan sonra öğrencilerin sahnelerde tiyatro oyunlarının temsil ve icra edemeyecekleri katiyen men edilmiştir. Bu emre karşı gelen müdür ve öğrenciler azil edilecektir. Özel okullar emre karşı hareket ederlerse onların da ruhsatnameleri geri alınacaktır”.

            3 Kasım 1910 tarih/159 sayılı Meşrik-i İrfan Gazetesi’nden:

            “Milli Eğitim Müfettişi Müfti zade Tevfik Efendi kanuni teftişini yapmak üzere yakında bir süvari jandarma erinin himayesinde teftişe çıkacaktır”.

            27 Ekim 1910 tarih/157 sayılı Meşrik-i İrfan Gazetesi’nden:

            “Ticaret için toplanıp satılmayan kemikler Milli Eğitim dükkânları arkasındaki kabristana veya Üçler Kabristanı’na atılmaktadır. Buralar adeta bir küllük olmuştur. Kabristanlar hakkında yapmamız gereken saygı ve hürmeti belediyeye hatırlatırız”.

            27 Ekim 1910 tarih/157 sayılı Meşrik-i İrfan Gazetesi’nden:

            “21 Şevval 1910 tarihinde Sevgili Hakan Mehmet Reşat Efendi Hazretleri’nin doğum yıldönümüne tesadüf ettiği o gün Konya Hükümet Konağı önünde memurlar ile jandarma, polis müfrezeleri ve okullar toplanarak tören yapılmış ve ömürlerinin uzun olması amacile dua edildiği gibi aynı günün gecesinde top atılmak suretiyle kutlanmıştır”.

            31 Ekim 1910 tarih/158 sayılı Meşrik-i İrfan Gazetesi’nden:

            “Vali Paşa Hazretleri’nin dikkatine arz olunur: Ara sıra dikkatinize arz ettiğimiz olaylarla yakinen ilgilenerek gereğine göre hal ettiğinizi görerek memnun oluyoruz”.

            7 Kasım 1910 tarih/160 sayılı Meşrik-i İrfan Gazetesi’nden:

            “Vilâyetimiz muhterem mebuslarından Hadimli Efendi ile Akşehirli Hacı Mustafa Efendiler Cumartesi günü sabahı trenle İstanbul’a gitmişlerdir”.   

            14 Kasım 1910 tarih/ 161 sayılı Meşrik-i İrfan Gazetesi’nden:

            “Vilâyet dâhilinde iyi cins at yetiştirmek için Bağdat’tan aygır satın alınmış, Vilâyet veteriner müfettişi yardımcısı Hüseyin Hüsün Efendi bu aygırları getirmek üzere Bağdat’a gitmiştir”.

***

MESAJ TAHTASI

GÜLE GÜLE AYDIN VE NEZİH VALİ

Hayatta en önemli olan, hayatı namus ve şerefle bitirmekmiş. Görev de öyle…

Konya’daki “Devleti Temsil” görevini namus, şeref ve başarıyla bitirdim diye rahatlıkla diyebilirsiniz. Emin olun; Konya halkının “sessiz çoğunluğu” da bu fikirde.

SAYIN AYDIN VALİ;

Gazi Mustafa Kemal Atatürk Konya için; “-Konya, asırlardan beri tüten büyük bir nurun ocağıdır. Türk harsının esaslı men bağrından biridir” der. Böyle bir şehirde, dört yıl gibi uzun bir süre, bunun bilincinde olarak “Valilik” yaptınız.

Konya, bu konuda, size ayrıca artı sorumluluklar yükledi. Ve siz, bu sorumluluğun bilincinde, ilde, “Devlet Adamlığı”nı hissettirdiniz.

SAYIN NEZİH VALİ;

İlin ekonomisini, özellikle de turizm imkânlarını geliştirmek için önemli girişimler yaptınız; çoğu da başarıldı.

“Kadim bir kültür şehri”nin Valisi olduğunuzu unutmadınız; eğitim, kültür, sanat babında da yeni kazanımlar sağladınız.

Siz ve değerli eşiniz hanımefendi, sürekli mütevazılığin boyutlarında kalarak kimsesiz çocuklar, yaşlılar için elde var olan imkânların azamisini kullandınız.

Bir ülke kadar büyük bir ilde hak ve hukuk dengelerini gözeterek bürokrasiyi işletmek, işleri yürütmek az şey değil.

İsminize uygun, “Aydın ve Nezih” olarak “Valiliğimiz”i yapmaya samimiyetle gayret gösterdiniz. Sağduyulu herkes bunu taktir etmekte.

Hayırla anılmak, inanan için, en büyük mertebedir. Hayırla anılacağınıza inanıyorum.

Eminim, Van’da da başarılı olacaksınız. Vanlılar’ı tebrik etmek lazım; “Aydın ve Nezih” bir valileri olacağı için.

Van’a, oralara, yolumuz düşerse bir gün; bir “şeref çayınızı” içeriz.

GÜLE GÜLE AYDIN VE NEZİH VALİ…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim