• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -2 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Yükselen gücün sınırları

Ufuk Karadavut

 

Sürekli olarak konuşulan ve adeta yandaş medya tarafından zihnimize kazınmaya çalışılan bir slogan var: “Türkiye bölgenin yükselen gücü”. Bu söylem aslında kulağa oldukça hoş geliyor. Gururumuzu okşuyor. Ama gerçeklerin hiçte öyle olmadığını görmek için mutlaka birilerinin “kral çıplak” demesi gerekiyor. Eğer kral çıplak diyenler ülke içinden muhalif kanat ise zaten sorun olmuyor. “Ergenekoncu, balyozcu, darbeci, statükocu” gibi kelime ve kavramlar ile onları adeta boğarak susturuyoruz. Dışarıdan gelirse de bazı yüzeysel tepkilerle işleri geçiştiriyoruz. Çünkü onları içeridekileri suçladığımız gibi suçlama şansımız oldukça zor. İmkân olsa eminim onları da bir şekilde suçlarız.

Ama öyle olmuyor. Sırplar Bosna Hersek’te katliam yaparken ülkeyi yönetenler bağırıp çağırıyor ve adeta mangalda kül bırakmıyorlardı. Bilmeyen biri Sırplarla savaşa gireceğimizi ya da savaşta olduğumuz sanırdı. Ama öyle olmadı onbinlerce kişi katledilirken bizler seyrettik. Hatta televizyonda konuşan bir sırp’ın yüzü gözlerimin önünde ve sesi kulaklarımı çınlatıyor. O sırp “Türkler ancak havlıyor ama iş yapmıyorlar” diyordu. Yani bizi bir nevi emir eri olan köpeğe benzetmişlerdi.

2006 yılında Eğe denizinde bir F 16 uçağımız düşürülmüştü. Genel Kurmay Başkanlığı Türk uçağının Yunan uçağı tarafından nasıl kasıtlı olarak düşürüldüğünün kayıtlarını sakladığı biliniyor. Yunan uçakları ile girilen mücadelede pilotumuz canını zor kurtarmış ve uçağımız düşürülmüştü. Daha ilgincini söyleyeyim: Bu olay üzerine Yunan mahkemeleri bizim pilotumuzu yargılamışlardır. Yargılama sonucunda pilotluk yapan üst düzey subayımıza dört yıl hapis cezası verilmiştir. O zaman Dış işleri bakanı olan ve şimdiki Cumhur Başkanımız ise “Ne yapacağımızı bütün dünya görecek” demişti. Bütün dünya gördü ki, Türkiye bir şey yapmıyor.

Benzer bir olayda 2004 yıllarında Kürtler Kerkük ve Musul’u işgal ettiklerinde Hükümet yetkililerimiz Kerkük ve Musul bizim kırmızı çizgilerimizdir. Eğer bu çizgiler geçilirse en sert şekilde gereğini yaparız dediler. Ama kırmızı çizgiler önce morardı sonra ise pembeleşti. Türkiye hiçbir şey yapmadı. Yine sadece konuşmakla yetinildi.

Irak’ın toprak bütünlüğüne saygılıyız ve asla bölünmesine izin vermeyiz dendi. Ama Irak’ın bölünmesi ve kuzeyinde bir kürt devletinin kurulması alenen desteklendi. Irak’ın toprak bütünlüğü için yapılan konuşmalar boşta kaldı. Bu ve benzeri konularda söylenecek çok örnek var. Mesela Mavi Marmara gemisinde olanlar içinde mangalda kül bırakılmamıştı. Sonuç boş çıktı.

Bunlar ilk akla gelenler. Ama bunların ötesinde bizlerin sadece konuştuğu ve hiç bir şey yapmadığımız ve yapamadığımız gibi bir görüşün hâkim olması ülkenin güvenirliğini ve saygınlığını da bitirmiş durumdadır. Asıl düşünülmesi ve kafa yorulması gereken konulardan birisi de budur. Bölgenin yükselen yıldızı olmadığımızı Reuters Haber Ajansı Suriye ile ilgili olarak yazdığı yazıda adeta ülkemizle dalga geçerek göstermiştir. İngiltere merkezli Reuters haber ajansı, "Suriye krizi Türkiye'nin yükselen gücünün sınırlarını gösteriyor" başlıklı bir analiz yayımladı. Gazete, Türkiye için "gürlüyor ama yağmıyor" dedi. Hatta biraz daha ileri giderek Türkiye’nin sert söylemlere sahip olduğunu ancak sonuç çıkmadığından dolayı hiç bir etkisinin olmadığını yazmış.

Sonuç olarak söyleyebileceğimiz şudur ki, ülke olarak kendimizi nerede gördüğümüz önemli değildir. Gerçek olan dünyanın genel siyasi ağındaki konumuzdur. Siyasi konum olarak hiçbir etkinliğimizin olmadığı aksine etkinliği olmayan ve inanılmayan bir ülke konumuna geldiğimizi artık görmek gerekiyor. Biz görmesek te dünya böyle görüyor ve böyle inanıyor. Yükselen ülkemizin yükselen gücün sınırları ancak bağırmaya yetiyor. Daha ötesi yok…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
M.Ali Ünal
13 Temmuz 2012 Cuma 09:02
Senden başkası yok
Bu gazete de dini konularda yazanların dışında en cesur yazan sensin.Şimdiye kadar hükümet yandaşı birisi olarak seni tenkit ettiğimde olmuştu.Ama gerçekten yorumlarının çok yerinde olduğunu görüyorum.Tebrik ederim.Üzüldüğüm nokta.Ne ümitlerle oy verip seçtiklerimiz.Sonunda cıvıtıyorlar.Yazık aldatılıyoruz.
95.10.5.214
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim