• BIST 82.656
  • Altın 147,550
  • Dolar 3,7843
  • Euro 4,0339
  • Konya -1 °C
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'

Yönlendirme Mekanizmaları İle Yönlenmek

Ufuk Karadavut
Küresel emperyalist sistem dünya genlinde bütün olayların, gelişmelerin ve hareketlenmelerin kendi kontrolünde ve bilgisi dahilinde olması istemektedir. Bunun içinde bazı yönlendirme mekanizmaları geliştirerek insanları yönlendirme gayreti içinde olurlar. Bunda da genel olarak başarılı olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Yönlendirme mekanizmaları, özellikle milli devlet (yada ulus devlet)’lerin içlerinde bulunan milli direncin kırılmasına yönelik yol ve yöntemlerin geliştirilmesi ve milli stratejilerin buna göre yeniden ama emperyalistlerin istedikleri yönde olmasını sağlamaya yöneliktir. Yönlendirme mekanizmalarını bir sistem bütünlüğü halinde değerlendirmek gerekmektedir.Yönlendirme mekanizmaları askeri, ekonomik ve sosyo-kültürel olmak üzere üç temel üzerindedir. Her ülkenin yapısına, işleyişine ve gelişmişlik düzeyine göre bu mekanizmaların hangisine daha ağırlık verileceğine karar verilir. Bundan sonra yöntemler geliştirilerek ülkelerin istenilen yönde yönlendirilmeleri için çalışmalar başlatılır. Yönlendirme mekanizmalarının en büyüğü Dış ilişkiler konseyi (CFR) ve Bilderberg grubudur (BG). Bu kuruluşlar tek dünya devleti projesinin gerçekleştirilmesi amacıyla gerekli çalışmaları yaparlar. Bu düşüncelerini de kesinlikle gizlememektedirler.İkinci mekanizma, çok uluslu şirketlerdir. Çok uluslu şirketlere özel bir görev yüklenmiştir. Bu konuda Henry Kissinger ‘ABD ve AB’ye dayanan uluslar arası şirketler gittikçe küreselleşmeyi yönlendiren lokomotifler olarak ortaya çıkmaktadırlar. Amerika ve Avrupa’nın uluslararası şirketleri gelişmekte olan ülke şirketlerini yutmaktadırlar.’ Diğer bir deyişle bu şirketler milli sermaye yi ve milli sanayi yi bitirmekle görevlendirilmişledir. Yapılanları göz önüne aldığımızda görevlerini başarıyla yaptıklarını söyleyebiliriz. Üçüncü mekanizma, hükümetlerin dışında kurulan organizasyonlar, düşünce kuruluşları, vakıflar, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerdir. Bunlar ülke içersinde insanların istenilen yöne hareket ettirilmesi ve istenilen şekilde düşündürülmesi açısından önemli görevler üstlenmektedirler.Dördüncü mekanizma, bütünleşmiş kumanda ve güçleri de içine alan Güvenlik kuruluşları. Bunların içinde NATO, OECD, AB gibi.Beşinci mekanizma, bölgesel ekonomik işbirliği ve özel küresel işbirliği kuruluşlarıdır. Bunların başlıcaları Asya Pasifik Ekonomik Anlaşması (APEC), Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA), Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü dür.Altıncı mekanizma, ‘demokrasinin geliştirilmesi’ düşüncesi. Bu düşünce ile yönlendirme mekanizması sahipleri aldıkları ve yürüttükleri kararları genellikle demokratik kararlar olarak gösterme imkanlarına kavuşmaktadırlar. Böylece dikkatler ve oluşabilecek husumet duygusu başka yönlere kayabilmektedir.Yedinci mekanizma, Bazı ittifaklar kurarak bunlara üyeliğin ‘Demokratik üyelik’ şartına bağlanması. Böylece bu tür ittifaklara girmek isteyen ülkelerden üyelik şartı olarak her türlü istekte bulunmaktadır. Sekizinci mekanizma, Adalet Divanı, Bosna savaş suçluları mahkemesi gibi yapılar oluşturarak burada alınan kararları diğer ülkeler için bir model olarak kullanma.Dokuzuncu mekanizma, Lobiciler ve yabancı çıkar grupları. Yabancı hükümetlerin büyük bir kısmı siyasi pazarlıklarını özellikle kongrede Amerikalı lobicilerini kullanarak yürütmektedir. ABD içinde en etkin lobiciler Yahudi, Ermeni ve Yunan lobileridir. ABD’de yaklaşık 1000 özel çıkar grubunun kayıtlı olduğu bildirilmektedir. Onuncu mekanizma, Amfibi Kıta Kıyı Askeri Kontrol Kuvvetleri kullanmak. Askeri birlikleri Dünyanın farklı bölgelerinde konuşlandırarak buraların kontrol dışına çıkmasına izin verilmemektedir. Uluslar arası Avrasya Hareketi Başkanı Aleksandr Dugin bunu ‘Avrasya ya karşı Amerikan Konsepti’ olarak tanımlamaktadır. On birinci mekanizma, Yabancı kültürlerin olabildiğince yaygınlaştırılması. Yönlendirme mekanizması sahipleri televizyon ve radyo programları, filimler ve sanal alem (internet) aracılığıyla kendi kültürlerinin yaymak gayretindedirler. ABD pop kültürü dünya gençliğini, halklarını ve demokratik politikalarını derinden ve olumsuz yönde etkilemektedir.Yönlendirme mekanizması sahiplerinin son amacı küresel süper güç imparatorluğunun inşa edilmesidir. Küresel sistem içerisinde yönlendirme mekanizmalarını sonuna kadar kullanarak bunu dünyaya dayatmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu dayatmaların hemen hepsinin muhatabıdır. Not: Bu yazının hazırlanmasında Zbigniev Brezinsk ‘Büyük Satranç Tahtası’ Sabah Yayınları, Henri Kissinger ‘Diplomasi’ İş Bankası Yayınları, Türkkaya Ataöv Cumhuriyet Gazetesi (11 Kasım 2203) ve Erol Bilbilik Aydınlık Dergisi (29 şubat 2004)’den yararlanılmıştır.
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim