• BIST 82.300
  • Altın 147,981
  • Dolar 3,8287
  • Euro 4,0719
  • Konya -4 °C
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!

Yolsuzluk

Ufuk Karadavut

Türkiye'nin 2. Büyük Sorunu: Yolsuzluk


Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlükte "yolsuzluk" kelimesi "Bir görevi, bir yetkiyi kötüye kullanma"'ya karşılık olarak almaktadır. Dünya Bankası yolsuzluğu, "Kamu gücünün özel çıkar için kullanılması" şeklinde tanımlamıştır. 4 Ocak 1999 tarihli Avrupa Konseyi Yolsuzlukla Mücadele Özel Hukuk Sözleşmesi'nin 2 nci maddesinde yolsuzluk; "...doğrudan doğruya ya da dolaylı yollardan rüşvet ve yasadışı bir menfaat temin eden kişinin yürüttüğü görevlerin veya gerekli davranışların yasalara uygun bir şekilde yerine getirilmesinde sapmalara yol açan rüşvet veya başka her türlü yasadışı menfaatin talep edilmesi, teklif edilmesi, verilmesi ya da kabul edilmesi"  şeklinde tanımlanmıştır.Birleşmiş Milletler Bölgeler Arası Suç ve Adalet Araştırmaları Enstitüsü (UNICRI)tarafından yolsuzluk; "kamu ve özel kuruluşların karar verme mekanizmalarındaki yozlaşma ve bozulma" şeklinde özel kesimi de kavrayacak şekilde tanımlanmıştır. Nasıl tanımlanırsa tanımlansın ve adına ne denirse densin yolsuzluk haksız ve usulsüz kazançtır. Kısaca hakkınız olmayan bir parayı hakkınızmışçasına almanızdır.


Ahlaki olarak baktığımızda yolsuzluğun büyüğü- küçüğü olmaz. Yolsuzluk yolsuzluktur. Küçük işler yapanlar güçleri o kadar olduğu için küçük çaplı yolsuzluk yaparken, büyük çaplı iş yapanlarda büyük ölçekte yolsuzluk yapmaktadırlar. Yani herkes gücü ölçüsünde yolsuzluk yapmaktadır. Hangi tür yolsuzluk yapılırsa yapılsın, yapılan her yolsuzluk kişideki ve toplumdaki yozlaşmayı, bozulmuşluğu, kokuşmuşluğu içerir. Türkiye öyle bir hale getirildi ki yozlaşmanın ve bozulmuşluğun zirvesine yaklaştık. Nedeni ise açık; Demokratik Eğitimciler Sendikası'nın (DES) yaptığı araştırmaya göre, Türkiye'nin en önemli ikinci sorununun ''yolsuzluk'' olduğu belirtildi. 1049 kişi üzerinden yapılan araştırmaya göre, ''yolsuzluk'' yüzde 79'la Türkiye'nin en önemli ikinci sorunu. Araştırmaya katılanların yüzde 44'ü yolsuzluğun vergi düzenini, yüzde 56'sı sosyal ve ahlaki yapıyı, yüzde 61'i de hukuk ve asayiş düzenini olumsuz etkilediğini ifade etti. Vatandaşın yüzde 81'ine göre yolsuzlukların yaygınlaşması, serbest pazar ekonomisinin Türkiye'ye hâkim olmasıyla başladı. Araştırmada soru yöneltilenlerin yüzde 49'u Türkiye'de zengin olmak için yolsuzluk yapılması gerektiğini, yüzde 72'si de yolsuzlukların belediyelerde gerçekleştiğini düşünüyor. Araştırma sonucuna göre yolsuzluğun; Türkiye'de bürokrasiyi ve siyaseti çürüttüğü yüzde 90, enflasyonu körüklediği yüzde 39, ekonomiye zarar verdiği yüzde 45, haksız rekabet yarattığı yüzde 77 oranında ifade ediliyor.


Yolsuzluk ve hırsızlıkların önlenmesi için çalışma ya doğru dürüst yapılmıyor ya da yapılanlar çok yetersiz kalıyor. Halk arasında bir kıssa anlatılır; “Hırsız hırsızın evine girmiş de Allahın gülesi gelmiş”. Bunun gibi yoksa yolsuzluk yapanları denetlemeye gidenler daha büyük yolsuzluk yapıyorlarsa diyecek bir şey kalmamış demektir. Yolsuzluk la ilgili olarak onunla mücadele açısından hemen her yetkili konuşur. Ama gördüğümüz kadarı ile yalnızca konuşuyorlar. Yolsuzlukla ilgili konuşmak da kolaydır ancak yolsuzluğu önlemek zordur ama imkânsız değildir. Kararlı olmak gereklidir. O kararlığı maalesef göremiyoruz.


Liberal ekonominin uygulayıcılarından Lord Keynes 1930\'lu yıllarda, refah devleti ve karma ekonominin temellerini oluştururken, ekonomik kazançlar için ahlaki kayıplar vermeyin mesajları verirken, dünyanın şu an içinde bulunduğu yolsuzluk miktarını herhalde hiç tahmin edememişti. Keynes, açgözlülük, bencillik, tefecilik gibi şeylerin yeni ekonomi dünyasında refahı yaratan çok önemli unsurlar olduğunu ifade ediyordu. Yani refah düzeyinin hızlı bir şekilde artması ancak yolsuzluk ve hırsızlığın artması ile mümkün olabileceğini vurguluyordu. Dürüst olan ve hakkı ile kazanmak isteyen tüccarın veya esnafın yasla başaramayacağı geliri kısa zamanda alma becerisi başka türlü elde edilemez. Bugün uluslararası yolsuzlukla ilgili endekslerde Türkiye\'nin notu maalesef kötü bir yerde bulunuyor. Dünya genelinde (her ne kadar tüketime dayalı bir büyüklükte olsa) 15 büyük ekonomi içinde yer alıyoruz. Ancak, Uluslararası Saydamlık Örgütünün yaptığı yolsuzluk algılama endeksinde ise Türkiye 61. sırada.


Bir tarafta ekonomik olarak çok hızlı gelişiyoruz ama diğer taraftan ahlaki açıdan hızla çöküyoruz. Ahlaksızlaşıyoruz. Rakamlar ortada. Allah sonumuzu hayreylesin…

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim