• BIST 82.013
  • Altın 147,317
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0271
  • Konya 2 °C
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı

Yeraltı suyu, kuraklık konferansı ve DSİ

Ufuk Karadavut

Yer altı suyu deyince hemen aklımıza kuyularla çekilen sular aklımıza gelmektedir. Aslında doğrudur. Yağışlar sonucu yeryüzüne düşen suların bir kısmı yüzeyden akarken bir kısmı da yeraltına sızarak depolanırlar veya buralarda akış gösterirler. Bunlara Yeraltı Suları denir. Bu suların kendiliğinden yeryüzüne çıktığı yerlere de Kaynak denir. Son yıllarda iklimden kaynaklanan ciddi bazı değişmeler nedeniyle yer üstü suların yeterli gelmemesi nedeniyle yer altı sularına ciddi anlamda ihtiyaç duyulmuştur. Bunun sonucu olarakta izinli izinsiz binlerce kuyu açılmış ve yer altı suları hızla yukarılara çekilerek tüketilmeye başlanmıştır. Bu iş bütün hızıyla devam etmektedir. Önümüzdeki zaman içerisinde de devam edeceği anlaşılmaktadır.

 

Konya kapalı havzası 62 000 km2 olup, Konya, Karaman, Niğde ve Aksaray illerini kapsamaktadır. Bu bölge İç Anadolu bölgesinin tipik iklim koşullarının tamamına sahip durumdadır. Yağış miktarı olarak ise son yıllarda düşerek ortalama 300 mm kadardır.  Bu miktar aslında o kadar da az değildir. Ama yağış rejimindeki bozukluk bu miktarın yetersiz kalmasına neden olmaktadır. Zamansız yağan yağış bitki ve toprağın ihtiyacının karşılanmasını engellemektedir. Bu nedenle üreticiler yer altı suyuna rağbet etmektedirler. Su kullanıcıların çeltik sular gibi buğday sulamalarını ve aşırı tüketimlerini ayrı bir konu olarak anlatacağım için o konuya şimdi girmeyeceğim. Ancak şu bir gerçek ki, bölgemizde zaman ilerledikçe su ihtiyacı artmaktadır. 

 

Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine göre Konya Kapalı Havzasında 27 140 adet ruhsatlı, 67 000 adet ise ruhsatsız kuyu bulunmaktadır. Daha vahimi ise bu kuyulardaki su kullanım durumları hakkında hiçbir kontrol bulunmamaktadır. Kuyu var ama kuyunun nasıl kullanıldığı, suyun ne ölçüde çekildiği ve kuyu kapasiteleri hakkında hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Bu kuyular kontrol edilemediği takdirde yer altı suyu yönetimi gibi bir konudan bahsetmek sadece hayal olur. Ama birileri bunu planlayacağız diye komisyon kurar yer, içer ve gezerler. Ama herhangi bir sonuç kesinlikle çıkmaz.    

 

11-12 Eylül tarihleri arasında Konya’da Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü IV. Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan bir konferans düzenlendi. Konferansın ana konusu ‘Konya Kapalı Havzası Yer altı suyu ve kuraklık’ idi.  50 kadar bildiri müracaatı olmuş bunun ise 45 tanesi kabul edilmiş. Ancak Konferansın yapıldığı tarihin Ramazan ayına denk getirilmesi büyük yanlışlık olmuş. Planlama yapılırken bu gözden kaçmış olabilir mi bilmiyorum. Ama birileri çay kahve içerken birileri oruç tuttu bu ise Konya gibi bir yerde hiç hoş olmadı.

 

Toplantının ikinci gününde bir çalıştay düzenlendi. Çalıştaya katılım beklenenin üzerindeydi ancak düzenleme kurulu kuraklıktan çok DSİ’nin kapatılmaması konusunu gündeme getirince asıl konuşulması gerekenler maalesef konuşulmadı. DSİ’nin kapatılması ya da kapatılmaması konusu elbette önemli fakat Konya Kapalı Havzası için yer altı suyu ve gündeme getirilmeyen tarımsal sulama konusu çok daha önemlidir. Bundan sonra yapılacak çalışmalarda DSİ’den beklentimiz tarımsal sulamaları gündeme getirmesi ve işi ciddi tutmasıdır.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
hemşo
19 Eylül 2008 Cuma 12:06
gazeteci
Ramazan ayına denk getirilmesi büyük yanlışlık olmuş Planlama yapılırken bu gözden kaçmış olabilir mi bilmiyorum. Ama birileri çay kahve içerken birileri oruç tuttu bu ise Konya gibi bir yerde hiç hoş olmadı.Bu parağrafı yazmakla eline ne geçiyor,kime mesaj veriyorsun.Elbette Ramazan da oruç tutulacak,ama tutmayanlar,tutamayanlar,mazereti olanlarda olacak.Ama sana göre tutmayanlar(sen dört dörtlüksün ya)katli vaciptir.Konya gbi bir yer senin gibiler yüzünden oldu.Neyse konuya dönelim,bu suların çekilmesinde en büyük etmenlerden biride D.S.İ.olmuştur,15-20 yıl önce acımasızca açtığınız drenaj kanallarının küçük gölcüklerin kurumasına,kuşların gitmesine sebep olmamışmıdır?15-20 yıl ötesini göremeyen daha su rezervini bilmeyen bir kurum.Ama baraj yapmadaki başarıları yadsınamaz.Haydi hayırlı işler
88.231.247.167
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim