• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Konya 18 °C
  • S-400'le Türkiye'nin caydırıcılığı artacak
  • Evine el konulan  FETÖ'nün morali fena bozuldu!
  • FETÖ'nün evini tavaf ediyorlarmış!
  • S-400'le Türkiye'nin caydırıcılığı artacak
  • Evine el konulan  FETÖ'nün morali fena bozuldu!
  • FETÖ'nün evini tavaf ediyorlarmış!

Yeni üniversite geliyor...

M. Ali Elmacı

'Göç' insanlığın realitelerinden biridir.

Tarih boyunca insanlar bir yerden bir yere göç etmişlerdir.

Dedim ya...

İnsanlık için vazgeçilmez bir realitedir.

Ama...

Konya'da 'göç' kavramının içini dolduran tek ilçe Kulu'dur herhalde.

İlçenin nüfusu 50 bin ise, bir o kadar da İsveç'te yaşayan Kululu olduğunu biliyoruz.

Yine 'göç' kavramı üzerine kitaplar yazılmış.

Çalıştaylar düzenlenmiş.

Dramatik tarafları da var tabi ki...

Ağıtlar bile yakılmış.

Çünkü şöyle bir realite de var ki, Kulu'da her aileden en az bir kişi İsveç'te yaşıyormuş.

Tabi ki bu etkileşimin sonuçları da var.

Sosyal...

Ekonomik...

Kültürel...

Bu başlıkları çoğaltabilirsiniz.

Misal, Kulu'da İsveç'in fahri konsolosluğu bile var.

İsveç Başbakan'ının Kulu'ya geldiğini biliyoruz.

Yine birçok ailenin yılda bir defa da gelse Kulu'da her zaman hazırda bekleyen bir evi vardır.

Her yıl etkinlikler düzenlenir.

...

Daha çok başlık sayılabilir.

Ama...

Geçtiğimiz günlerde Kulu Belediye Başkanı Dr. Ahmet Yıldız ile bir söyleşimiz oldu.

Bütün bu başlıkların ayrıntısını da konuştuk.

İnşallah ilerleyen günlerde söyleşinin ayrıntılarını gazetemizden okuyacaksınız ama bir önemli başlığı burada paylaşmak istiyorum.

Malum...

'Göç' ve dolayısıyla etkileşimin gerçekleşmesi bazı sonuçları da doğurmuş.

Misal...

Birçok projenin yanında 'Türkiye-İsveç Kültürel Üniversitesi' ya da isminin farklı olabileceği üniversite kurma çalışmaları devam ediyormuş.

Peki nereye kurulacak?

Ya Türkiye...

Ki, eğer Türkiye'de kurulacaksa yüksek ihtimal bu Konya ya da Kulu'da olacak.

Ya da İsveç...

Ne fark eder?

Böyle bir üniversitenin kurulması demek, genelde Türkiye'nin, özelde ise Konya'nın lansmanının daha iyi yapılabilmesi demektir.

Ayrıca Konya'da kurulursa bir başlık daha ön plana çıkacak.

"Konya tam anlamıyla üniversiteler şehri olacak"

Ya Konya'da kurulamazsa...

O zaman da, kurulacak üniversitede Konya'nın tanıtımı yapılacak.

Her iki durumda da Konya kârlı çıkacak.

Yani...

2016 yılı için İslam Dünyası Turizm Başkenti ilan edilen Konya, bu başlıkta elde edemediği kazanımları kurulacak üniversitesi vesilesiyle başarabilir mi?

Bilmem...

Sadece sordum.

Birazcık düşünelim...

 

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Şakir Berber
24 Mart 2016 Perşembe 12:05
12:05
Bu üniversitenin "lansman"ı sadece PKK ya hizmet eder
194.27.35.81
entel_gonyalı
13 Mart 2016 Pazar 07:33
07:33
Konya da yaşanan bir asayiş sorunu, fuhuş sorunu, uyuşturucu bağımlılığı varsa belirli ölçeklerde var. Üniversite öğrencileri ve er/askeri kötülüklerin kaynağı olarak gösteren akl-ı evvellere acıyorum. Konya diğer illerde ne kadar kötülük varsa göreceli olarak az veya çok bu kötülüklere 500 sene önce de sahipti, şimdi de sahip...
Sizin derdiniz ne kardeşim. Konyalılar süppe süpe evliya idi de dışardan gelen öğrenciler ve askerler mi bozdu. Öğrencilerle veya askerlerle zina edenler dağ başında mı yaşıyor yoksa uzaydan mı geliyor. Konyalı nın kendisi değil mi? Bu lafı söyleyenler en başta ahlaksızın en alasıdır.
141.0.14.73
gonyalı
11 Mart 2016 Cuma 09:25
09:25
İsmail arkadaş güzel bir soruna işaret etmiş. Ancak, bu sadece Üniversitelerin sorunu değil. O çok övündükleri İmam Hatip okullarına (bu arada memlekette neredeyse bütün okulları İmam Hatip yaptılar) bakın; fuhuş, madde bağımlılığı oralarda daha fazla.. Bir şey daha, polisler hakkını arayanlara saldıracağına bu pis işleri yapanların ensesine neden yapışmıyor! Evet, siyasal iktidarın son 10 yılda getirdiği nota bu: yozlaşma,çürüme,bencil,bohem bir nesil.. Bu günler iyi günlerimiz. On yıllar sonra hep birlikte acısını yaşayacağız. Ama umudu kaybetmeye gerek yok. Mücadeleye devam.
r
46.197.167.120
İsmail Fatih
10 Mart 2016 Perşembe 15:28
15:28
ÜNİVERSİTE…ASKERİYE…
Hatırlarmısınız veya duydunuz mu bilemem.Atalarımız bir beldeye üniversite ve askeriye girdi mi,o beldenin kazancından fazla kaybı oluyor derlerdi.Bu gün Türkiye’de bir çok şehri gezen,dolaşan ve çeşitli gözlemlerde bulunan biri olarak maalesef bu düşünceye ziyadesi ile katılmak zorunda kalıyorum.
Tamam,bir şehrin gelişmesi veya bir beldenin ticari yönünün artması için,arz-talep meselesi gerekir.Yani bir malı veya ticari bir şeyi getirmen için o malın ve metanın gitmesi,satılması gerekir.Ama bu neden yerleşik aileler kanalı ile olmuyor da,o beldeye gelirken ahlaksızlık,hırsızlık,haydutluk,uyuşturucu,fuhuş vb.istenmeyen özellikler getiren üniversite öğrencileri ve askeriye kanalı ile oluyor.Çünkü üniversite öğrencileri normalde ailelerinin yanında olmadığı kadar serbestler,orta okul ve lise yıllarında yapamadığı ve içinde kalmış her bir haltı orada yapmak istiyor,nasıl olsa onları kontrol eden bir aile babası veya annesi yok…Serbest ve özgür olunca o yıla kadar yemediği bütün haltları,pislikleri yeme özgürlüğünü kendinde buluyor arkadaşımız maalesef.Askeriye desen ayrı bir alem zaten,çoğunluğu daha o zamana kadar memleketinden,ilinden,ilçesinden çıkmamış çoğunluğu cahil,eğitimsiz insanların toplandığı bir yer.(Erat için diyorum,Subay ve astsubaylarımız müstesna)…Sonra ne oluyor bu kasırga gibi önüne geleni içine alan,yutan bir büyük anafora dönüşüyor..Gittikleri şehirde ahlaksızlığı,kötü alışkanlıkları,fuhşu teşvik ediyorlar,isteyerek veya istemeyerek…Oranın gençleri ve çocukları o üniversiyte öğrencilerinden ve askere gelmiş delikanlılardan etkileniyorlar…
Bakın görüyoruz Konya’mızda olup bitenleri maalesef.Zafer de neler olup bitiyor,Bosna da neler olup bitiyor,Meram yeni yol da,Nalçacı da görüyoruz,biliyoruz,duyuyoruz…Aileler perişan…Çocuklarını,evlatlarını oraya gönderseler bir türlü,göndermeseler bir türlü..Çeşitli sosyal paylaşım sitelerinden,kitle iletişim araçlarından,arkadaş çevresinden orada olup biteni duyan gençler ve çocuklar,oradan değil uzak durmak,oraya bir an evvel gitmek,orada zaman geçirmek istiyorlar…Anne-baba nereye kadar karşı duracak,nereye kadar “hayır” diyecek…Bir gün o pislikle tanışınca gençler ve çocuklar artık oradan uzak duramıyorlar…O pırlanta gibi beyinler maalesef heder olup gidiyor…
Geçen haftalar bir pazarda şahit oldum.Onbeş yaşlarındaki bir erkek çocuğa annesi bir gömlek alacak pazarda sergiden,ama o çocuk ben burdan almam,giymem.Neymiş tanınmış bir AVM den bir marka gömlek alacakmış.Oradakinin 6 – 7 katı bir para ile…Anne-babada para var mı-yok mu düşünen yok…Yazıklar olsun lüks tüketime yönlendirenlere,yazıklar olsun kötü alışkanlıkları ve pespayeliği üniversite ve askeriye aracılığı ile şehrimize sokanlara….
212.156.204.20
Zafer
10 Mart 2016 Perşembe 12:53
12:53
yah..yah... gonya'daki eski Enver ustaların yerini üniversiteler mi alacak? Ne yapalım buyursunlar gelsinler.ne demişler..Beleşte Pazarlık Olmaz...Güzellik on'dur, dokuzu don'dur.Böylece Sille'mizin arsız misafirleri artacaktır.
78.161.201.209
gonyalı
10 Mart 2016 Perşembe 11:03
11:03
Gelsin paralar diyorsunuz yani.. Karlı çıkacaksınız. Sizden bir gün olsun insanlığın genele yararına olacak bir yazı çıkar mı diye çok bekledim ama.. Yok, olmaz. Sizin işiniz gücünüz kar,para,çıkar.. Bu arada hepsi de faiz lobilerinin paraları. Malum memleketimizin en çok kar eden kurumları bankalar. Yabancı sermaye geliyor tahvil,faiz bilmem ne parayı vurup gidiyor. Biz bambaşka bir ülke kuracağız. Eşit,özgür,adaletten yana.
46.197.167.120
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim